Kıbrıs iktibasŞener ElcilÜst-El - Şener Elcil

Üst-El – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Başlığa bakıp, herkesin adanın kuzeyinde tüm olumsuz işlerden sorumlu tuttuğu Başbakan Ünal Üstel’in soyadı ile ilgi kurmayın.

Adamızın kuzeyindeki tüm usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan, partizanlıklardan, adam kayırmalardan, rüşvet olaylarından, sahte diploma işlerinden, trafik kazalarından, pahalılıktan Ünal Üstel beyi sorumlu görüp suçlamak, ona saldırmak çok kolaydır.

Önemli olan, onlara hizmet etmesi için Ünal Üstel ve onu destekleyen siyasi partileri hükümet yapıp, tüm bu olumsuzluklara göz yuman ve bu kukla rejimi kuran Ankara’daki “üst – ele” karşı mücadele etmektir.

Kumar, fuhuş, kara para aklama, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi Kıbrıs Türk toplumunun onuruna yakışmayan işleri, ekonomik faaliyet adı altında bize yutturmaya çalışan Ankara’daki “üst – el” adamızın kuzeyinde yüz milyar dolarlara varan bir vurgun ekonomisi yaratmıştır.

Yaratılan bu yapı içinde, insanların seslerini yükseltmemesi için de kaynağı belirsiz bu paradan bir miktarını çalışanlara bol keseden dağıtarak, dikensiz güllerin bulunduğu sahte bir cennet tasarlamıştır.

Geniş toplum kesimleri kaynağını sormadan maaşlarını, teşviklerini, fonlarını aldıkları ve seslerini yükseltmedikleri sürece her şey yolunda gitmekte, bu konuda muhalefet edenler ise “marjinal, Rumcu, vatan haini ve Türkiye düşmanı” olarak suçlanmaktadır.

Çizilen çerçeve içinde ve yaratılan bu sahte düzende, gerçek bir devlet varmış gibi yaparak, hükümetçilik etmek, muhalefetçilik oyunu oynamak, sendikacılık yapmak çok kolaydır. Oysa gerçekler öyle değildir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde enflasyonu ve pahalılığı yaratan temel neden sürekli değer kaybına uğrayarak eriyen, erirken de çalışanların alım gücünün sürekli azalmasına neden olan Türk Lirası gerçeğini seslendiren yoktur.

Sürekli olarak Ünal Üstel hükümetinin piyasayı denetlememesinin pahalılığı yarattığı veya ithalat yapan tüccarın halkı fahiş fiyatlarla soyduğu konuşulmaktadır.

Tüm bunlar yaşanırken, muhalefet kesimleri ve sendikalar Türk Lirası’dan vazgeçilip, adamızın güneyinde de kullanılan euroya geçilmesi gerektiğini seslendirmekten korkmaktadırlar.

Kıbrıs 2003 yılından beri bir bütün olarak Avrupa Birliği’nin tam üyesidir. Kuzey Kıbrıs’ta Avrupa Birliği müktesebatı askıya alınsa bile, bu gerçek değişmez ve euro kullanımı siyaseten adanın birleştirilmesi anlamında olduğu için Ankara’daki “üst – el” buna karşı çıkmaktadır.

Kuzeydeki alt yönetimin merkez bankasının başına, Ankara’dan müdür atanmasının temel nedeni de budur.
Adamızın kuzeyini kolonileştirmek amacı ile uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri hiçe sayılarak taşınan yüzbinlerce insanın bütçe üzerinde yarattığı yük konuşulmamaktadır.

Nüfus sayımı yapmayarak gerçek nüfus gizlense bile, bu insanların eğitim, sağlık ve sosyal yaşamları ile ilgili harcamalar bütçeyi iflas ettirmiştir. Daha çok nüfus daha çok hastane, doktor, hemşire, öğretmen, okul, yol, su, elektrik, alt yapı demektir.

Ne ilginçtir ki bu nüfusu politik nedenlerle kullanan Ankara’daki “üst- el”, onların ekonomik yükünü de Kıbrıs Türk toplumunun sırtına yüklemiştir.

Yapılan eylemlerde bu konuda tek bir söz bile söylemekten kaçınılmakta, sadece maaş artışı ve eriyen maaşlar gündeme taşınıp, gerçek sebepler dillendirilmemektedir.

Ankara’daki “üst- eli” ürkütmemek için söz söylemek şöyle dursun, ona övgüler düzüp, eleştiri yapıp doğruları söyleyenleri “beğenmeyen güneye gitsin” diyerek kovan sendikacılar olduğunu da hatırlatmak isterim.
İsrail – ABD güdümündeki Ankara’daki yönetim, yıllardan beri sürdürdüğü politikalarla Türkiye’de üretimi tamamen bitirmiş, yarattığı 680 milyar dolarlara varan dış borç nedeni ile Türkiye ekonomisi sürekli açık vermektedir.

Ülkeyi ayakta tutmak için bir yandan baskılar ve yasaklar artırılırken, bir yandan da medya kullanılarak insanlar uyutulmaya çalışılmakta, din üstünden siyaset yapılırken, sürekli para basılarak Türk Lirası’nın enflasyonu azdırılmaktadır.

Türkiye’deki “üst – el”, bütçedeki açığı kapatmak için emeği ile geçinenleri hedefine koyarak, emeklisine yirmi bin Türk Lirası layık görülürken, çalışanına ise 28 bin lira asgari ücret vererek, göz boyamaktadır.

Kendileri saraylarda ve lüks içinde yaşayıp, yandaşlarına ihale ve usulsüzlüklerle avantajlar sağlayan Ankara’daki “üst – elin” Kıbrıs’ın kuzeyinde yapılan her türlü rüşvet, usulsüzlük ve hırsızlıklara göz yumması çok doğaldır.

Unutmayın ki “bizde ne varsa sizde de olacak” sözünü Ankara’daki “üst – el” yöneticileri boşuna söylememişlerdir.

savaşı, Türkiye ve kuzey Kıbrıs’taki rejimin gerçek yüzünü gösterme konusunda çok önemli bir fırsat yaratmıştır.

Ekonomi diye bize sunulan rezilliklerin, yeni dünya düzeninde bu şekilde devam etmesi mümkün değildir.

Türkiye’deki “üst – elin” yönetiminde, Türk Lirası’na bağlı, kara para aklanan adamızın kuzeyinde sorunu yaratana yönelik söylem ve eylem içine girilmediği takdirde eylemlerden sonuç almak mümkün değildir.

Bu konuda gerçek duruş sergileyen KTOEÖS gibi örgütlere yapılan saldırıların temel nedeni, doğru hedefe yönelik yaptıkları mücadeledir.

Geçmişte, Kıbrıs’ın kuzeyindeki kendine yakın sendikalara göstermelik eylemler ve açıklamalar yaptıran, “bağırın da Türkiye bize para versin” diyen Ankara’daki “üst – el“in kuklası bazı yöneticiler olduğunu hatırlayanlardanım.

Türkiye’de kendilerine biat edilmesi için halkını açlığa mahkûm eden bir zihniyetten medet umarak “Türkiye versin, biz yiyelim, bu düzen böyle devam etsin” diyen, ceplerinde Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu taşıyıp, Kıbrıs sorununun çözülerek adamızın birleştirilmesi için uğraşanları ve Ankara’daki “üst – el“i eleştirip, eylem yapanları “vatan haini, Rumcu, Türkiye düşmanı” diye suçlayıp yalnız bırakanlarla, aynı ülke toprakları üzerinde yaşamaktan utanç duyuyorum.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Siyasi Körler Ülkesi

Uzun yıllardan beri yurtdışında yaşayan, ancak Kıbrıs’tan hiç kopmayan, yurtsever...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Şener Elcil yazdı: Piyasa Açıldı

Kıbrıs gibi yarı kurak bir iklimde çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor bir iştir. Yaptığınız...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak – 2

İnsan onuruna yakışmayacak, her türlü kirli işin ekonomi diye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Özkan Yıkıcı yazdı: Çerçeve yasası meclise gelirken

Sonuçta bilinmeyen ama üzerinden bol bol yorumlar yapılan yasa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Canlı yayın