yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTürkiye'de de seçimler var! - Özkan Yıkıcı

Türkiye’de de seçimler var! – Özkan Yıkıcı

Ggeçen yazılarımdan birinde özetle: etrafımızda seçimler döngüsüne dokundum. Kıbrısın güneyi, Türkiye ve Yunanistanı sraladım. Yine önceki bir makalemi, yakında haftalar kala Güneydeki başkanlık seçimleri üzerine birkaç söz etmeğe uğraştım. Genelde şu konuda odaklanmaya çalıştım: hem Güneydeki hem de Türkiyedeki seçimler bizi direk ilgilendiriyor. Kıbrısta olmamız ve Türkiyeleşen özelikle de son dönemde iyice hissedilen Türkiye durumunu ısrawrla belrmeğe uğraştım. Güneydeki seçimlerle birçok etkene rağmen, neden ilgisizliği de sorgularken, oradaki siyasal etkileri de yorumlamaya çalıştım. Türkiyedeki seçim aslında Güneydekinden daha da önemli sarsıntıları olacağı kesin. Hem Kuzey Kıbrısın direk Türkiyeleşen siyasal idari gerçekliği hem de Kuzeyde yine önemli nifusun hem de yarısından epey fazlasının oradaki seçimlerde oy kulanmaları, aslında Türkiyedeki seçimleri önemsemenize yetip artıyor. Tam aksi oldu. Öyle ki dünyada dahi birçok ülkede Türkiye seçimleri üzerine epey yorumlar ve beklentiler sergilenirken, K. Kıbrısta sadece koltukçu egemen elit dışında kimse laf söylememeye adeta direniyor. Söz söyleyen koltukçu ve kimi çıkarcı da teşekkür ile talimatlarıyla gerçekleşen bağımlılığa övgüler düzmenin ötesine geçmiyorlar. Zaten, son gelişmeler herşeyi daha net açıklamaya eytiyor. Denizde yüzen balığın bunu kabuletmeme duruşumuz ise hala sürüyor. Yine de şimdilik Mayıs gibi görülen Türkiyedeki seçimlerin, herkesin birleştiği sonuç: oradaki seçimin normal koşullarda olmayacağı ve sonucunun da rejim deyişimle özdeşleştirildiği durumudur.****

Türkiyede de adına ne korsanız koyun, yakında seçimler muhtemeldir. Takvime baksanız, en geç Haziranda olacağı yasalığı var. Fakat, hala belirli kesimlerin “acaba” sorusu hala seslendiriliyor. Kuşkular çok. Seçimlerin normal koşullarda yapılmayacağı gerçeği ise şimdiden girilen seçim süreciyle birlikte, yapılanlar adeta desteklemenin de ötesinde kanıtlanıyor. Kulanılan havuç sopasından tutun, yargının dahi aldığı kararlar, beklenen imamoğlundan HDP davalarının sonucu hepsi gidilecek yolun pek de normal olmadığı da kesin. Üstelik konuşulan politik mesajlar da olacak her sonucun rejimle özdeşleşmesi de siyasal boyutu oldukça fazla artırıyor. Elbet, Türkiyeleşen K. Kıbrısta da direk yansımaları da oluyor. Öyle ki son paket açıklamalrından kadın konusundaki siyasal hamleler hepsi direk TC merkezli adımların buraya yansıtılmalarıdır.

Konu ile alakalı birçok dünya medyasında da yorumlar yapılıyor. Burası önemli nokta: çünkü Türkiyede iktidarın en önemli silahı dış politikadır. Dış politika araçlarından gelen mesajlar veya medya yayınları dâhin  Türkiyenin merkezileşen devletsel milli politik kısgacı bakımından önemini yeniden bize hatırlatıyor. Kıbrıs Suriyen Libya gibi yerlerde olanları muhalefet brakın incelemeyi resmen iktidarın çizgisinde sıralandı. Öte yandan Türkiye rejimini eleştiren bazı batılı medyaya da iktidardan önce CHP karşı çıkması da bize dış politikanın Türkiyede nedenli ortaklaşıp tabulaştırıldığının da ne yazık kantıdır.

Son Türkiye seçim sürecinde elbet ülkenin önemi ve seçimlerin rejimsel koşulu sonucu daha fazla yorumların yapılması da kaçınılmazdır. Hat da birçok kesim buyılın en önemli siyasal önemli seçimini Türkiyedeki olarak kabulendi. Devamı var: aslında hepsi Türkiyede dış politik eleştirel yazılarına karşı çıksalar da biliyorlar ki uluslararası destek durumu türkiye seçimlerinde önemli rol oynuyor. En basitiyle Erdoğanın nasıl iktidara geldiğini akılarına getirsinler. Boşuna deyil Erdoğanıb birçok ülkeden yardım istemesi. Ama, gelin görün Türkiye koşullarını eleştirel bakış gelince de sanki Erdoğanın yaptıkları doğruymuş gibi CHP ve yandaşların hemen ilgili çevrelere karşı saldırıya geçiyor. Avrupa Konseyinde yerden yere vurdukları AKP iktidarının eleştirilmesine resmen karşı çıkıyorlar. Böylesi bir devletçi merkezi milliyetçi ortaklık var. Bunu bilen AKP veya yarın başka partiler hep lehlerine kulanıp “dış düşmanlıkla” lehlerine çeviriyorlar.

***

Kısaca, Türkiyede seçim sürecine girildi. Tatsızlık daha şimdiden başladı: önemli kesim seçimin normal şartlarda yapılmayacağını şimdiden teslim ediyor. Güvenlik konusundaki eleştiriler artık sözle deyil, geçmişten gelen örneklerle hatırlatıyorlar. Boş mmühüırsüz zarflardan sonuç çıkmadan galip ilan etmeler hep yaşandı. YSK konusundaki kararlardaki yanlışlar yeniden akla geldi. Hele sandık güvenliği epey örnekle doludur. Yetmiyor: seçim sürecine rağmen brakın birçok konuyu, seçimin adı veya kararın  yasalığı dahi tartışılıyor. Anayasa yasa denilen olgu pek dikate alınmıyor. Dahası da var; Erdoğanın aday olup olmlayacağı, yasal olmasa da aday olup yenilmesini isteyenler denklemi de oldukça karışık. Ama net olan, yine atı alan Üsküdara gitmeye çalışıyor. Çünkü anayasa öylesine defalarca çiğnendi ki seçimin yasaln işleyişi de sorgulu. Ama Türkiye seçim sürecine girdi. Seçim süreci epey kuşkularla dolun olsa da rejim özlü yolunda darmadağın dikenlik şekilde ilerliyor. Daha seçimin erken mi yoksa nüdahaleyle ni olacağı tartışması var. Bu yükle girilen seçimin sandık gerçeği nedenli inandırıcı olur, şimdiden tartışmalarla dolu. Ama hher seçimdeki tartışmalı durum, yasadışılıklara rağmen Şahsım devletine de geçilme gerçeği var. Bakalım bu karışıklık nerelere dek gidecek. Daha hangi partinin yasal kalacağı dahi net deyilken, yargı sopası ile sansürün kol gezdiği koşullar bize çok sürprizi da yaşatması kaçınılmazdır. Obu gerçekle daha TC seçimlerine giderken epey önemli sarsıcı yaşananla kalemşörlük yapacağımız kesin. Elbet Kıbrısa da bulaşacağı kaçınılmazdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın