yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluTaşta açan çiçek misali; yaşamak! bir kez daha yaşamak - Halil Karapaşaoğlu

Taşta açan çiçek misali; yaşamak! bir kez daha yaşamak – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Sana “merhaba, nasılsın, hayatın nasıl gidiyor?” diyerek başlamak isterdim…
Bir türlü elim gitmedi kaleme…
Bunları söylemeye…
İnsan bilemez bazen…
Hatta çok defa bilemez, nasılını, nedenini…
İfade edemediği şeyleri…
* * *
Son aylarda insanı düşünüyorum…
Düşünmekte lüks oldu yüzyılda…
Çok zamanım olduğundan değil…
Sabah yüzümü soğuk suyla yıkarken…
Bisikletle kırmızı ışıkta beklerken…
Büyük bir tencerede…
Haşlanan makarnaları izlerken…
O zamanlar, düşünmeye fırsat buluyorum…
* * *
Özgürlüğe sevdalı her insan…
Özgürlük mücadelelerini yüreğinde hisseder…
Yüreğinin bittiği yerde biter özgürlükte…
Özgürlük yürek işidir…
Ne düşündürüyor beni biliyor musun?
İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımda…
İnsanın insan üstündeki hâkimiyetini gördüğümde…
Bu hükümdarlığın bir gün olsa bile bitebileceğini düşünmek…
İnsana yaşama nedeni veriyor…
Umutlar kördür sevgili Murat…
Umutlar sağırdır…
Dilsizdir…
* * *
Seni nasıl düşünecek ileriki yılların insanı…
Seni nasıl unutacak bilemiyorum ama…
Bugünün insanının umutlar kadar kör…
Sağır ve dilsiz olduğu apaçık ortadadır…
Geçen haftalarda mahkeme salonundaydık…
Yargıçlar seni yargılamak için toplanmıştı…
Gazeteciler bunu yazmak için dışarıda bekliyordu…
Bir avuç insandık…
Avucuna içmek için aldığın güneş gibi…
Murat şov yapıyor diyenler de var…
Yaptığının saçmalık…
Senin Don Kişot olduğunu söyleyenlerde…
Cervantes çok iyi biliyor seni sevgili Murat…
Neruda…
Nazım…
Mayakovski…
Seni yakından tanıyor…
Albert Camus…
Kafka…
Seni en iyi kim anlatabilir biliyor musun?
Samuel Beckett…
Belki de Calvino…
Üzülme! Seninle konuşmak isteyenler de yok değil buralarda…
Uluçamgil ne demişti hatırlıyor musun?
“Şu anda evrenin her zerresinde
Topraktaki karınca misali
Yaşama çabası vardır
Küstahlığa karşı.”
Doğru değil mi be Murat!
Küstahlığa karşı topraktaki karınca misali…
Yaşama çabası yok değil mi yeryüzünde hala?
* * *
Efgalitto ağaçlarının altında…
Konuşuyoruz arkadaşlarla…
Her seferberlikte…
Bunun neresi sorun diyenler de var…
İşimden gücümden geri kalıyorum diyenler de…
Mesele özgürlük meselesi aslında…
İnsanın kendi hayatı üzerine karar verebilmesi…
Kendi yaşamında söz sahibi olması…
Bunu küçümseyenlerde var…
Kendi kendini küçümsediğini bilmeden…
Murat’ın bu tavrı insanın kendi hayatında…
Devlet’in otoritesine karşı verdiği bir kavgadır…
O otorite savaşlarda seni yok sayar…
Kendi çıkarları için seni istediği gibi kullanır…
Devlet insanın kulu olamamıştır…
İnsan onun kölesi…
Tutsağı, basit bir gereci olmuştur hep…
* * *
İşte tam da bu noktada…
Murat’ın bu eylemi…
Taşta açan çiçek gibi değerli ve önemlidir…
Murat’ın seferberlik görevi bitmiştir…
Bu yıl son olduğunu, bu yılda zaten çağrılmadığını söylemişti…
Bu davaların sonun ne olacağı merak konusudur…
Yargı Muratla ilgili karar alma sorumluluğunu üstlenememiş…
Bu sorumluluğu orduya yüklemiştir tekrar…
Bu da demek oluyor ki devlet otoritesinden bile…
Ordunun bütün yıpranmalarına rağmen…
Ordunun mahkemeleri daha güçlü…
Karar Askeri mahkemede belli olacak…
Çoğumuz bilmiyor her halde…
Bu karar Haluk için de çok önemli…
Murat’tan sonra vicdanı reddini açıklamıştı Haluk…
2010’da…
* * *
Ne yapmak gerek tam da şu an?
Nasıl destek çıkmak?
Nasıl dayanışmak gerek?
Şimdi seninle Murat…
Sonra Halukla…
Teker teker belki de her gün…
Bir kişinin çıkıp vicdani reddini açıklamasıyla…
O an, tamda umudun körleştiği…
Dilsizleştiği o an…
Taşın üzerinde büyüyen çiçekler…
Dilimiz olur…
Onlar anlatır yüzyıla, insanlığa…
Karınca misali, her zerresinde, küstahlığa karşı, yaşama çabasının ne olduğunu…

 

 

 

 

 

 

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Suriye İnşasındakı Faliyedleri

8 Aralıg 2024 tarihinde, Ahmed Şara yönetimindeki güşlerin Şam’ı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi; Türkiya’nın Niyeti Nedir?

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Gıprız...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Evren Balta yazdı: Türkiye ve İsrail neden karşı karşıya geliyor?

18 Ağustos’u 19 Ağustos’a bağlayan gece İsrail savaş uçakları,...

Özge Güneş yazdı: Trump’a karşı mücadelede ilerici program arayışı

ABD’de 2026 ön seçimlerine kazanan adaylar kadar onların etrafında...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Canlı yayın