yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTampon devlet olmanın kıskacında Ürdün - Özkan Yıkıcı

Tampon devlet olmanın kıskacında Ürdün – Özkan Yıkıcı

Son günlerde Ortadoğu gelişmeleri üzerinde epey makale çıkıyor. İran İsrail ekseni ve Gazze katliyamından başlahıp ırak Suriye denklemine dek krizler her an yangın işaretleriyle ateşlenmektedir. Arada pek de önemli olmayyan ülkeklerin de adı geçiyor. Bunlardan biri de Ürdün. Hele de son iran ihaları ve dronlarının İsrail yolculuğunda Ürdünün bunlardan bazılarını vurması, Ürdünü başka bir algıyla güncele soktu. Üstelik ilginç çelişkili durumlar da gırla gidiyor.

Ürdünde önemli Amerikan üstü var. önceden Ürdündeki bir sınır Amerikan üstünü iran vurduydu. Öte yandan Ürdün Gazze ve Batı Şeralı Filistinlilerin kendisine ihale edilmesinden korkuyor. İsrasil açıkça bunu söylüyor. Gazze katliyamından Ürdün epey rahatsız oldu. İsrail ile görünür olsa dahi ilişkilerde geri adımlar atı. Daha sıralanacak çok uygulamanın içinde Ürdün var. Suriye direk müdahale edilen Cİhatcı kesiminin bir kısmı Ürdün Suriye sınırından geçme bilgileri daha buharlaşmadı.

Tüm bunlar Ürdünü hep ateş üstünde oturan devlet haline getirdi. Zaten yakın tarihi de hep böyle oldu. Yetmişlerdeki Kara Eylül Filistin katliyamından tutun, eldeki Doğu Kudüs ve Batı Şeryayı atmışyedi savaşında israile kaptırma çelişkileri dahi ülkenin çok yönlü kısgaçla tarihi yakın dönemde yaşamaya çalıştığını göstermektedir.

***

Tüm bunlar kırkların yeni sömürgeciliğin oluşturma süreciyle başladı ve zaman denklemine göre şekilendi. Ürdün aslında İngiltere Fransa planına göre tanpon denecek ülke halinde oluşturuldu. Amaç, Sudi Arabistan ile israilin sınır olmamasıdır.  Bir anlamda İsrail Sudi tanpon ara devlet olarak Haşimi aşiretleri ekseninde oluşturuldu. İkinci nokta ise Filistin topraklarının bir kısmı direk İsrail devleti yapısına verilirken, kalan Batı Şerya ve Doğu Kudüs gibi yerleri de Ürdün toprağı olarak Kırksekizde Ürdüne verildi.. hem İsrail ile komşu hem de Filistin devleti kurulmasına takoz olan tanpon ülke şekline sokuldu.

Oluşumlar bedevi araplar, Filistinliler ve Kafkas göçmenler gibi değişik kesimlerden oluşan halkları da içerdi. Yönetim ise kırallıktı. İlgili denklem atmışyedi savaşıyla altüst oldu. Hem Doğu Kudüs hem de Batı Şeryayı İsrail işkal etti. Hem toprak kaybeden hem de yeni Filistin göç dalgası alan ülke haline sokuldu. Bu tehlikeli duruma bir de FKÖ oluşumunu da katmak gerekir. Bu gerçeklik, Ürdün kıralığı için yeni tehlikeydi. Ülke n ifusunun önemli kısmının Filistinli olması ister istemez iktidarı da kaybetme korkusunu da geliştirdi. Araplara ve çerkezlere dayalı yeni taban yönelişleri oldu. Özellikle Filistin içi FHKÖ güçlenmesi ise sistemsel tehlikesi ise başta ABD ve ingilterenin yapılacak katliyamlara da desteği artırıyordu. Yapılan Filistin eylemleri ve örgütlü sokak gerçeği, Ürdünü harekete geçirdi. Yetmiş yılında tarihi binlerce katledilen Filistinli ile Kara Eylül olarak tarihe yazıldı. Birçok Filistinli de Suriyeden Lübnana yeniden göçmen olmak zorunda kaldı.

Böylelikle, Ürdün günümüzün batı tanpon devlet roluna üretilerek yerleştirildi. Pek de sesi çıkmıyordu. Ama ülkedeki ABD üstü ve batılı gerçeklik örneğin ırak ve Suriye müdahalelerinde ülke toprakları hep kulanıldı. Sıkışan ülke duruma göre çelişen tavırlarla ayakta kalmaya çalıştı. ABD önemli miktarda “yardım” vererek ekonomi ve askeri gücüne katgı da yapıyor.

****

Son olaylarda yeniden Ürdünün adını dudymaya başladık. En son iran ihalarından  bazılarını vurduğu bilgisi geldi. Ürdün bir anlamda tanpon rolunu bu defa israili vuracak dronları füzeleri durdurarak etkisiz kılarak görevini yapıyordu. Oysa ayni Ürdün, özellikle Gazze katliyamı ve Batı Şeryada artan ilhaki baskılar nedeniyle gelecek Filistin gölerinden de korkuyordu. İkilem zor. Ama ülkedeki Amerikan üstü ile kulanım şekli, komşuların her olayında kendi olmasa da topraklarının duyulması adeta davranışlardaki çelişkileri epey yoğunlaştırdı.

Ürdün en azından İsrail lehine şu algıyı da hamleleriyle oluşturdu: tüm arap devletleri iermiyor. İslam dünyası tümden iranın yanında değildir. Ürdün düşürtüğü cisimlerle resmen iran karşıtı cepenin ön mhuhavazala yeri olarak da kavrandı. Zaten olaydan önce Gazze katliyamı olmadan uygulamaya sokulan iprahim planında Ürdün de yer alıyordu. Filistinsiz Ortadoğu bölgesel hesap eğer Hamas saldırı düzenlemese, dünya yeniden Filistini tanımasa yoluna devam edeceği kesindi. Ürdünün de rolü vardı.

Unutmadan, ürdün, İsrail ile anlaşma yapan ikici arap ülkesidir. Mısırdan sonra Doksandört yılında İsrail ile anlaşma yaptı. Zemin gayet münasipti. Filistin örgütü ile İsrail de anlaşma yaptıydı. Fakat biliyoruz ki bu anlaşma hem de İsrail başbakan Rabinin de öldürülmesiyle sonaerdi. Ama ürdün anlaşması halen sürüyor. ABD de önemli desteklerle ülkenin ayakta kalmasını sağlarken, bölgesel müdahalelerde de bu da kulanılıyordu.

Son Ürdünün vurduğu iran araçları konusunda çok yönlü mesaj vardır. Tanpon devlet iran onu kurdurtan batıya resmen aldığı hizmetin karşılığını veriyordu. Arap ülkelerinin iranla olan karşıtlığı veya mezjepsel farklılıklı fay hatlarını akla getiriyordu. İran şimdilik ses vermedi. Ama en ufak düşüncesi olan Ürdün durup dururken neden iran ihasını vurup israili korudğuğu da bulur.

Kısaca, emperyalist nedenlerle oluşturulan tanpon ülke Ürdün, umulmadık yerde bu rolunu yeniden hatırlatı. Durmadan araya sıkıştırdığı İsrail karşıtlığının nedenli yanlış algılandığını anlatması gerekiyor. Bunlar Ortadoğu emperyalist gerçeğin hep yaşatılan siyasal durumlarıdır. Amerikan yardımlı ve ona verilen toprakların bir kısmı işkal ile elinden alınırken, şimdi en önemli korkusu yi e bu defa kaçırılacak Filistinlilerdir. Adeta batıya Batı Şeryadaki Filistinlilerin Ürdüne gönderilmeme görüşüdür. Ama belli ki iran İsrail ekseninde olalnlar bize daha çok gerçek hatırlatma potansiyeline de gelecektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,938TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın