yaklaşımlarÖzkan YıkıcıPygmalion’u yeniden izlerken – Özkan Yıkıcı

Pygmalion’u yeniden izlerken – Özkan Yıkıcı

İtiraf edecek olursam: arkadaşım Türkey bana tiyatroya gitmeği önerirken, ben isteksizdim. Fakat, gece yolculukla Girne’ye gitme durumunu düşündüm. Arkadaşımı yalnız bırakmama adına önce itiraz etiğim durumdan vazgeçtim. Arkadaşlık adına teklifi kabul etim. Öyle ki gidilecek tiyatronun adını dahi sormadım. Böylesi girişle Girne yoluna çıktık. Üstelik gün Salıydı…

Tiyatronun adını yönetmen Dermandan Girne’de öğrendim. Pygmalion idi. Birden kısa zaman önce ayni oyunu izlediğim aklıma geldi. Üstelik ayni oyuna yine Türkeyle gittik. Böylesi bir gidişle olay başladı.

Oyunu daha önce de izledim. Hem de Girne yarışmasında birinci geldikten sonraki yanılmıyorsam ilk oynanan dönemlerdeydi. Yazarı Burça Göze de konuk olarak geldiydi. Neyse, madem Girne’ye dek yolculuk yaptık, yeniden oyunu izlemeye girdik.

Burada önemli siyasal gölge de bazı konuşmalarda yaşandı. Oyun için “Türkiye’ye gidecek mi” sorularına benzer yanıtlar verildi: sanmam. Oyun Türkiye’ye giderse, bazıları giremez denildi. Dahası, oyun sonunda konuşan belediye başkanı da ayni değerlendirmeyi yaptı. Hat da kimisinin sokulmazken, kimisinin de orda kalma durumunu da belirti. Bu K. Kıbrıs gerçeğinin yeniden şu veya bu şekilde dense de artık hafızalara kazılmış korku psikolojik normaline gelişinin acı kanıtıydı.

Oyunu ikinci kez izledim. Hemen önce müzikler konusunda birkaç söz edecek olursam, hem Kıbrıs müzikali kullanılırken üzerlerine tiyatroya uygun sözler yazıldı. Doğrusu sözler de müzikle genelde uyumluydu. Otantik aletlerle eserler çalındı. Bildik geleneksel ezgileri tiyatro sahnesinde otantik enstrümanlarla dinledik. Sözler ise tam tiyatro akışına göre belirlendi.

Oyunun içeriği ise ikili kayışla sentezleştirildi. Doğrusu, başarılı da olundu. Hem eski çağların renkleri varken, aynen günümüz yaşanlşarla birlikte harmanlandı. Kıral simgesi ile günümüz politik tavırlar birlikte ortaklaştırıldı. Sırıtmaması da önemlidir. Bunlar bir sentez şeklinde sahneye konuldu. Hele de demokrasi kuramı işlenirken hem eski çağlara hem de günümüz sıkışmış gericileşme birliktelikte roler sergilendi. Belirtiğim gibi, sırıtmadı.

Tam Kıbrıs seyircisinin anlayacağı dil idi. Arada bazı geçişlerdeki güldürme konuşu da özde seyircinin oyundan kopmasını engeledi. Buda başarıdır. En ilgincini de belirtecem: eseri yazan Burça Göze yazarken ki dönemde pek Kıbrısa gelmedi. Yanılmıyorsam düyün sonrası birkaç gün ile sınırlıydı. Onun için yazarın yaratıcı yorumu bence önemlidir. Hem iki çağı saydamlaştırması hem de Türkiyede yaşayan biri olarak K. Kıbrısla Türkiye bağlantılarını doğru aktarma başarısı önemlidir. Bu durum kolay kolay yapılamaz.

Belirtiğim gibi: oyunu ikinci defa izledim. İlk izlediğimden bazı ufak değişiklikler de oldu. Hatta son bölümünde bazı sahnenin biraz kısılması da bence var. Ama, buna karşın tekrar oynanmadan dolayı da bazı sahneler daha vurucu şekle geldi. Sanatın yaratıcı gerçeğinde bunlar var. Öyle ya oyuncu oynarken elbet kendi katgısı da daha deyişik şekilere de girmesi normaldır. Bıkınlık olmaması ise oynun sahnede canlı oynanmasında önemli katgı yaptı.

Kıral merkezli ve ortaçağ tipi görülse de müzikleriyle hem yerel hem de tiyatro gerçeklerinin katılması, oyunda sıkılmama yaratan hem eski hem de yeni koşulların harmanlaşması, oyuna önemli izleme durumu getirdi. Şüpesiz ülkemizdeki tiyatro anlayışının hala sığ olması ise daha da ileriye gitmenin de bazen engeli olur. Oyunun Girne oynanır şekli ve seyirci bence başarılıdır. Hele de adada yaşamadan ada akında hem yerel hem çağlar arası böylesi eser yazan yazarı kutlamak gerekir. Oyuncular ise konuyu da hakim kılarak oynadı. Üstelik günümüz koşullarını da düşünürken, bence başarılıdır. Eksiklikleri yok mu? elbet isterseniz bulursunuz. Ama, bu eksik denilenler öylesi dinamizimle kalkacağı da kesin. İkinci defa izlememe rağmen sıkılmadım. Ama, tekrar edeyim bazı ufak arklılıkları ve oyuncuların sahne önem vermelerini de yakaladım. Görsel konusuna ise ben giremem. Ama, bazı seyircinin girişteki söylediklerimle aslında oyun oynanırken ile güncelin nasıl konuşulur hale gelmesinin de pratik düşüncesini de yakaladım. Demek ki tiyatro öğreticidir. Sanat toplumsal dinamiklikle bazı konuşulmak istenmeyenleri de konuşturur. Söylenecek çok daha fazlası var. Ama, yazıyı burada kesmek de gerekir. Bizim insanımız var ya pek azla uzun yazıyı da okumuyor. Buda okuma tembelliğin kendisidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın