yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzü unutulup yaşanan tartışmalardan bir ufak gezinti - Özkan Yıkıcı

Özü unutulup yaşanan tartışmalardan bir ufak gezinti – Özkan Yıkıcı

Son dönemde birbiriyle pek yakınlaştırılmasa da hem K. Kıbrıs hem de Türkiyede sık sık seçimler üzerine tartışmalar yaşadık. Doğrusu, yaşamaya da devam edileceği kesin. Üstelik yakın zamanla günümüzde iki tarafta da seçimler yapılıp deyişik tartışmalar da oldu. Nedense, bağlantı kurmak veya seçimlerle öz ilişkisi pek yaşanmadı. Ayni konular yaşansa da ve tekrarları olmasına karşın, resmi eksen buluşması yanında muhalefetlerin de epey uzak oluşma ikilemini de yaşıyoruz.

Son dönemde gerek Türkiye gerek se Türkiyenin deyişik isimlerle bağımlısı olan K. Kıbrısta seçimler yapıldı. Adeta bir genel tekrarlar yaşandı. Öyle yaşandı ki tekrardan yaşanmama diye bir hamle yerine daha da geliştirilen müdahaleli anti demokratik seçimler gerçekleştirildi. Sandığın kutsandığı ve seçim biter bitmez genel öz unutularak adeta sistemsel izin alanlarında sık sık tartışmalar da oldu. Klasik tekrarlar öylesine defalarca oldu ki hala şaşkınlık olması, adeta moral bulma veya bilinçli şekilde gerçeklerden kaçmanın da kanıtı gibidir. Hem CHP hem de K. Kıbrıstaki muhalefet cepesinde her seçim sonrası özellikle sağdan devşirilik “oy getirecek” kimi kişilerin kaçışı olmaz sa olmaz haline geldi. Türkiyede en son olarak seçim öncesi ekranlarda muhalefetin önemli sesi gibi sunulan Apdulatif Şenerin itiraflarıyla aslında bir genel tekrardı. Öyle bir itiraf ki Kılıçtaroğluna dahi oy vermediğini çekinmeden söyledi. Oysa seçim öncesi özellikle Halk TV ekranlarında ne inciler dökülüyordu ki demeğin gitsin. Tabi eklemeden olmaz, ister Türkiye ister se K. Kıbrısta özellikle sosyaldemokrat ve benzeri etiketleri kulanan partilerin sağdan devşirme alma hastalığı aslında idolojik ret etmekle de içleri epey boşaltıldı. Aynisi dikat edin bizde de yaşanıyor. Hat da muhalefet adına bakan olduktan sonra işi bitince “yuvaya dönüş” yapanlar dahi var. Bu basit uygulanışın normalleşmesi ise en başta siyasete olan ve özellikle ve özellikle sola karşı olan duyguların da yok olmasını getirdi. Bu önemli kulanım algısıdır.

Seçimler Türkiyede sonlandı. Bizde ise kısa zaman önce yapıldı. Şimdi de herkesin nerede ise alay ederek ve çıkar bekleyerek seçime gidiliyor. Bir vekil denilip de denmeyen kalmıuor. Fakat, sonuçta tüm temel yaşanana rağmen yine Türkiyede son günlerdeki tartışmalar gibi sayısal rakamlarla seçim değerlendirmeleriyle günler geçiyor. Halbuki normal soruda dahi seçimlerin normal koşullarda olmadığı, seçim sonuçlarının çalındığı gerçekleri hep ötelenir. Çünkü ilgili koşullarda seçimi kabulleniyorsan, tüm olanları da içine sindirip yok sayma noktasına geliyorsan, ozaman da sayısal rakamlarla oyalanıp tartışma yaparsın. Önemli bir Türkiye tartışması ise paradoksaldır. Son dönemde ırkçılığa varan özüyle konuşulmayan Mülteciler vatndaşlıkları da tartışılıyor. Daha doğrusu kaybeden kesim bunu ileri sürüyor. Oysa bunun önceden olduğunu bilmesine rağmen uğraşılmadı. Irkçılık propagandasıyla milliyetçilik yapıldı. Peki aynisi K. Kıbrısta da her dönem yaşandı. Yapılan yurttaşlıklarla seçim sonuçlarına etkielr hep konuşuldu. Türkiye kamuoyu bunu duymadı. Tam aksine duyanlar da ırkçılık deyip destekledi. Bir anlamda Türkiyedeki mültecilik ki onu da kabullenmiyorlar, K. Kıbrısta nifus taşınıp yurtaşlaşma birlikteliği tartışması veya deyerlendirilmesi yapılmadı. Nitekim en açık veri. TC seçimlerinde kulanılan oy miktarı ile bizdeki oy seçmen sayısı oranı ortada. Sadece son dönemde ikibin yurttaşlık dağıtıldığı da resmi verilerle açıklandı. Bu durumlar dahi genel yansıyışa konulamadı.

Temel olan seçimler ve sonrasıyla birlikte yaşanan dönemin özüyle deyerlendirilmesi yapılmıyor. Türkiyedeki anti demokratik yapı ile K. Kıbrısın ilhaklaşma süreciyle birlikte konu tartışılmıyor. Bu koşullarla sandığın salt sandık olmadığı ve katılınıyorsa bazı düzeltmeler veya engelerin konulması pratiği olmadı. Her şeyi kabullendikten sonra salt sayısal rakamları konuşmak da siyasal gerçeği yok saymanın ta kendisidir. Bizde de özellikle sadece seçim sonuçları döneminde yaşananlar nedense sayısal rakamlarla hepsi hiçlendiğini yaşadık. Aynen Türkiyede de. Ne itiraz ediliyor, nede seçim güvenliği sağlana biliniyor. Ama, işişten geçtikten sonra da şu eksik bunu yapmadıkla adeta olayı daraltarak sistemin özünü yok sayarak yeniden ayni hataya düşmeğe devam deniliyor

Son türkiye seçimlerine bakın: daha yerel seçimler biter bitmez Kılıçtaroğlu ve ekibi sadece sandık dedi. Tüm gerici adımlara ya evet veya suskun kaldı. Halk dirençlerini, sokak protestolarına hiç yaklaşmadı. Tam aksine “seçimi bekleyin” diyordu. Böylelikle daha da sıkı baskılarla seçime girdi. Sonra da koruyamama veya itiraz etmemelerle sonucu da kabulendi. Zaten, her şeyi kabulleniyorsan, sonucu da normalleştiriyorsan, geriye bir şey kalmaz. Hele de sosyal muhalefeti kilitleyip yeri geldiğinde gerici yasaları da desteklersen, devşirme ile vekil probagandada resmi idolojinin aygıtlarını kulanırsan, gerçeği varken senin kazanma şansın da olmaz.

Sonuç olarak, her konuda olduğu gibi girişilen tartışmalarda eğer öz deyil de önde duran bazı sayısal olgularla tartışırsak, çözümleme yapılamaz. Sonuca ulaşılamaz. Hatırlarsanız seçim süreçlerinde bazı ülkelerde açıklanan seçim sonuçlarındaki çalınmaların nasıl engelenip düzeltiği üzerine önemli örnekler verdim. Oysa ister K. Kıbrıs ister se Türkiyede hemen kabullenildi. Türkiyede çöplerden toplanan oylar hikayesi veya K. Kıbrısta Rıskının kazandığı seçimin çalınması tarihi örnekler olarak hep akılda tutulması gerekirdi. Gereken önlemler alınması ihdiyaçtı. Derseniz; bunu kabullenmekten başka şansımız yok: ozaman da böyle kısır tartışmalarla hep tokat yiyip oturursunuz. Ülkenin sosyolojik yapısını ve güç kutsamalarını da mutlaka hesaplayın. Sanırım başlıkla alakalı özet ancak bukadar yapılır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Yanlış veya kaçırılan önemli gerçek ile Amerikan son seçimleri

Birkaç makalemi doğal olarak ara Amerikan seçimlerine ayırdım. Ülkemiz...

Özkan Yıkıcı yazdı: Fon krizleri ile Türkiye-Paraguay örnekleri

Genelde devletlerde olan krizlere üç çeşit tutum gelişir. Sansür...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ara seçimler sonrası, gözden kaçırılanlar

Amerika'da ara seçimler sonlandı. Sayısal gerçekle Trump'a önemli darbe...

Özkan Yıkıcı yazdı: Memlekete de bir uğramak molası

Memlekete de bir uğramak molası Dünyada birçok önemli gelişmeler yaşanıyor....

Özkan Yıkıcı yazdı: İlk sonuçlarla, Amerikan ara seçimleri

Son aylarda artan dünya gerilimleriyle birlikte, Amerikan seçimleri bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,400AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Luricina’dan María Angela Holguín’e; Bir Koloni Hikayesi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Gişisel Temsilcisi Maria Angela...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: İklim ve çocuk hakları

Önümüzdeki hafta Antalya’da başlayacak olan iklim zirvesi büyük önem...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kıbrıs’ta ‘Yan Yana İki Devlet’ neden gerçekçi değil?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son Lefkoşa temaslarının ardından yaptığı...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye kömüre 2040’a kadar yeşil ışık yaktı

Birleşmiş Milletler iklim konferansı COP 31’e günler kala, Enerji...

Kavel Alpaslan yazdı: Ekim Devrimi 109 yaşında: Sovyetlerin başardığı ‘ilkler’

“(...) Ve şehirlerin bahtı bir şafak vakti değişmiş oldu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Yanlış veya kaçırılan önemli gerçek ile Amerikan son seçimleri

Birkaç makalemi doğal olarak ara Amerikan seçimlerine ayırdım. Ülkemiz...

Nuray Sancar yazdı: COP 31 iklim zirvesi… şaka gibi

Üç gün sonra Antalya’da genişletilmiş Expo sahasında düzenlenecek COP...

Canlı yayın

01:01:36

#video “Çocuklar Zaten Evde de Aç!”: 24 TL’lik Yemek Bütçesi ve Eğitimde Beslenme Skandalı | Gündem+

24 TL ile bir çocuk nasıl doyar? Gündem+ konuğu Adnan Zekai, okullarda açlıkla mücadele eden öğrencilerin durumunu, bakanlığın yetersiz politikalarını ve kamusal eğitimin geldiği noktayı gözler önüne serdi.
00:55:13

#video “Masada Yeni Süreç mi Var?”: Hakan Fidan’ın Temasları ve Kıbrıs Diplomasisi | 15+ Dakikada Gündem

Fidan'ın ziyareti masaya yeni bir yol haritası mı getiriyor? 15+ Dakikada Gündem programında, Ankara'nın Kıbrıs politikası, diplomatik trafiğin şifreleri ve Ada'daki olası yeni dengeler ele alındı.
01:07:17

#video “ABD Seçimlerinde Tsunami Etkisi”: Trump Dönemi Bitti mi, Bölgeyi Ne Bekliyor? | Yeniçağ Güncel

"Yeniçağ Güncel" programında Murat Kanatlı ve Doç. Dr. Mustafa Çıraklı; ABD başkanlık seçimlerinin küresel dengelere etkisini, Trump sonrası olası senaryoları ve Ortadoğu ile Doğu Akdeniz'e uzanan jeopolitik yansımaları canlı yayında masaya yatırdı.