yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Memlekete de bir uğramak molası

Özkan Yıkıcı yazdı: Memlekete de bir uğramak molası

Memlekete de bir uğramak molası

Dünyada birçok önemli gelişmeler yaşanıyor. Bunların önemli kısmı da tarihsel tanıklıkla da içerilmektedir. Krizler olağandan çok fazla. Sistem açmazda. Çürümüşlük ayyuka çıktı. Neoliberal yapı tükeniş senfonisini okurken, ne yazık tükenip de yerine gelecek olan net değildir. Bu başka bir sıkışmışlık da olumsuz şekilde yaratmaktadır. Öylesi gelişmeler oluyor ki tam tersi de ilgisizliklerle de örülü güncellikler ikileminde sıkışılıyor ki artık anlatmak için yetişmek çok zor. Üstelik en besleyici kaynak olması gereken medya, haber vermede dahi tercih yapma duruşundadır. Yalan ise gayet münasip. Adalet ise öylesine ters düz oldu ki kuralsızlıklarla örülen yapı, aynı zamanda haberi yapmadığı veya yapılmayan haber için dahi tutuklanmaya yetip artıyor. Yeter ki siz sistemi sorgulayan veya gerçekleri yazan kişi olun…

Tüm bu savrulukta, elbet memlekete de şöylesine uğrama makalesi de yazmak hep ötelenmek zorunda bırakılmamın nedenlerini oluşturuyor. Yine de arada bir dokunma adına bu yazımı da memleket havasında yazmaya karar verdim. Tabii ki onca dünya gerçekleri ile memlekete çaldırtılan hava arasında uçurum olması gayet münasiplik ifadelidir.

Memleket seçim havasında. Tabii kendi koşullarının ezgisini çalarak durum yaşanmaktadır. Çizilen eksende, dokunma denilenlere dokunma olgularının sıralanan bir gelişme prosedürü izlenmektedir. Gözünüzün önünde olana dahi eğer sakınca varsa, hiç dokunulmaz. Hele gürültülerle, sansasyonel yöntemle olanlar dahi, anlık saman alevi sonrası bitiyor. Bir devamlılık yok. Bu arada Guterres’e görevi devretmesi için günler kaldı. Son bir hamle yapıyor. Zaten B.M. diplomasi ekseninde Kıbrıs en rahat ve neredeyse tek alan haline geldi. Hiç Gazze katliamı, İran’a karşı saldırılarda ve diğer konularda B.M. arabulucu veya benzer yöntemlere hiç rastlanmaz. Ama Kıbrıs’a durmadan diplomatlar gelir. Hiç olmazsa ile başlayan bir adım kendilerince Guterres’in son günlerine “başarı olarak” koydurtma peşinde.

Bu defa yine adı dahi doğru konulmayan simgesel B.M. Genel Sekreteri’nin temsilcisi adada. Ama temsilci temsilci gibi temas yapmasına karşın da nedense hamasi tatmin havasında “resmî olmayan, kişisel temsilci” ifadesi konulur. Hiç olmazsa ile başlayan, lovlar da eklenen gidiş gelişlerde bu defa zenginlik Türkiye’nin Lefkoşa’daki temsilcisine de gidildi. Pek de alışılan diplomatik tutum olarak kavrandı. Hele hâlâ resmileşmeyen Fidan’ın da adaya geleceği söylentileri, acaba sorusunu da artırdı. Fakat tam bir Kuzey Kıbrıs gerçeği de ortaya serildi.

Kişisel temsilci adıyla gelen Guterres’in temsilcisi bu defa Ali Murat’ı da ziyaret eder. Salt sarayla değil koltuk makamcılardan muhalefet partilerine varan görüşmeler yaptı. Tabii buradaki darmadağınıklık hemen su yüzüne vurdu. Saray başka, baş makamcı bambaşka sözler söyledi. Bir anlamda parçalı durum yine ortada dolaştı. Hatta sarayın tüm resmî eksende durma çabasına karşın, koltuk başkanı hep bildiği ve çoğu kendi içinde dahi tutarsız olan hamasicilik açıklamasını yaptı.

Kimilerine “bir şeyler mi oluyor” sorusunu sordurtmaya yetiyordu. Lefkoşa’daki elçilik binasına gidilmesi, herkesle görüşülmesi, Fidan’ın adaya gelme olasılığı ve nicesi, diplomatik zenginlik olarak ilgi çekti. Hele temsilcinin ısrarla “umutlu olması” başka bir hikâye.

Neyse konuyla gelişmelere değdiği kadarıyla geldikçe yazmaya mutlaka devam edeceğim. Zaten onca diplomatik ilişkiler ve bu defa Cevdet Bey değil de dolmuşta Hakan Fidan’ın olması biraz düşünmeye değer. Tabii Fidan’ın Azerbaycan gidişindeki durumu da kulakta küpe olarak düşünün ha…

Kuzey Kıbrıs’ta hava seçim havası. Sınırlar da konulunca, üstelik “aman korkusu” da olunca, sığ ve içi boş atışlar bir başka oluyor. Öyle ki son aday belirlemedeki UBP kaosu dahi muhalefet tarafından hiç kullanılmadı. Dahası, bizzat divan başkanı Paşa’nın açıkça itirazlar üzerine el ile sayma yapılacağını söylemesi ve yapılmaması bile muhalefet dilinde kullanım değeri olamadı. Ama en net ve belki de tek doğru söylemi Üstel yaptı. Üstelik harmanda oynayacak yere göğe de sığdıramayarak. “İstikrar devam edecek.” Bu net itiraftı. Olanları biliyorsak, tüm söylenenlerin karşılığını da yaşadıysak, demek ki Kuzey Kıbrıs istikrarlı durumdadır. Zaten devamında sorunları dahi küçümseyip istikrarsızlık ve suskunlukları başarı hanesine yazıyorlar.

Ama tekrar edelim: Haklıdırlar. Üstel girdiği UBP başkanlığında üç seçim kaybetti. Skandallar ise maşallah layıktır. Teslimiyetin sözleri normalin de ötesine, sıkmaya başlandı. Aynı şekilde partisindeki suları da şimdilik Türkiye gerçeği ile çıkar hesapları üzerinden durduruyor. Ne parti kongresi ne de son aday belirleme toplantısı öyle normal havada geçmedi. Ayyuka çıkan iddialar oldu. Hatta iptal edilen kurultay durumları da oldu. Ama ta baştan belirttiğim gibi: Hem UBP hem de CTP seçim sürecine tüzük özürlü olarak giriyorlar. İşin daha da gerçeği, her iki taraf da bunu karşıtına kullanmayarak yokmuşçasına şimdilik davranılıyor.

Artık Jet, Adapas, ihalesiz yakıt falan unutuldu. Sahte diplomadan öteki sahtekârlıklar ise bir yerde tutulup geçiştirme havasına çoktan konuldu. Soygun ve kaçakçılık normalden de öte normal oldu. Eldeki yetkilerle de inanılmaz kişilere işkenceler de yaratılıyor. Bunlar seçim rüzgârında kim Ankara’nın kendi arkasına alacağı sonucu bekleniyor. Ama insan faktörü yok. O kadar ki nasıl hesap yaptılar tam net değilken, sandığa gidenlere dahi işkence yaratacak ne varsa yaptılar. Ellerine kocaman çarşaf listeler verip birçok seçimi bir anda yapma tutumunu da gerçekleştirdiler.

Ama dedik ya: Bizim memleket bir başkadır. Olan hemen sonra unutulur. Yenisi de hemen ne yazık gelmekte fazla zaman tüketmiyor. Dikkat şu: Türkiye’deki rejimle ters düşmemek. Kimisi koltuğu koruma, kimisi de koltuğa gelme muhasebeleri, inanılması güç atışlar dahi yapmaya yetiyor. Öyle ki durmadan borçlanılan, devamında borcu da ödemek için borç kamburu yaratanlar, durmadan seçim atışlarında para dağıtma, ulufe verme müjdeleri veriyor. Tabii para kaynağı da yok. Daha pişkin olanlar ise “Borç önemli değildir. Türkiye ödeyecek” der. Devamında ise propaganda kahvelerinde ve sanal medyada “Karşıt hükümet olursa, Türkiye de para vermeyince, maaşlar da ödenemeyecek” propaganda malzemesi var. Zaten söylenenleri dahi yan yana koysak, ne denli tutarsız olduğu kolayca açığa çıkar. Ama her tekrarlama nakaratım gibi: Gerçekleri değil de müsaade edilenle yetinirsek hep yanıltılma kolaylığı da oluşur.

Seçimlere bir ay kaldı. Propaganda çok ateşli. Ama içerik boş. Hele de devlet hukuku ve çağdaş demokrasi lafları kokuları etrafı iyice sarmaladı. Ama parça aynen çalınıyor. Ses yükseltme oldukça kolay propaganda algısı olarak kullanılır. Nereden bakarsan bak tekerlemesi gayet geçerli. Bu arada çaktırmadan konulan bazı kurallar da ihlal edilir. Adaylarda dahi var. Bunlar da karşılıklı suskunluk haliyle geçiştirilir. Hatta yasal olmayan bir duruma, “Ama eskiden de oldu” kolay itirafla geçiştirilir. Bunlar sonuçlar ortaya çıktıkça daha bir çürümüşlüğün elinde kalan çirkefi gibi kalıcılaşacaktır.

Son bir nokta: Hesapta haftada iki gün meclis toplanacak. Son dönemde olmadığı net. Ama kimse de tınmıyor. Bazı yurttaşlar ise “Bırak toplanmasın: Toplanırsa bakalım canımızı yakacak hangi yasayı geçirecekler” demektedir. O zaman şu kural var: Kaç toplantıya katılmayan vekilin vekilliği düşer? Hani yasal devlet falan var ya: En üstten uygulanacak cümlesi gerektiğinde sihirli gibi kullanılıyorsa, o zaman uygulanmayan kural kural değildir.

Şu anda basit olmaması gereken birçok olgu var. Bunları yeri geldikçe yazacağım. Olanlardan da unutulanları da hatırlama bana zahmet olmayacak. Mesela: Bir kutucuya iki mühür vurmak geçerli mi: Yani kocaman meclis seçimlerinde hem de başkanın belirleyici oyu iki mühürlü olmasına rağmen kabullenmesi gibi emsal bir örnek var. Şimdiye kadar ses çıkarmayanlar, yarın bir yurttaş bunu emsal gösterirse, yargı hangi telden çalacak? Kıbrıs hukuku yoksa Türkiye son uygulanan yargı duruşu mu olacak?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İlk sonuçlarla, Amerikan ara seçimleri

Son aylarda artan dünya gerilimleriyle birlikte, Amerikan seçimleri bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Belekten kısa bir gevezelik hatırası!

Belekten kısa bir gevezelik hatırası! Susurluk, Balıkesir'in bir ilçesidir. O...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşti. Gelen sonuçlar: Bildik Batı eksenli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cuma günü

Gazeteleri okurken, perşembe gününün tatil olduğunu ve Türkiye'deki cumhuriyetin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,266TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Biyoçeşitlilik COP17: Doğayı koruma vaatleri, yıkımın gerçekliği

Dünyanın dört bir yanında ormanlar yok oluyor, sulak alanlar...

Yelda Erçandırlı yazdı: Lula, ekstraktivizm ve sol kalkınmacılığın sınırları

Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da dördüncü...

Mahir Ulutaş yazdı: Ankara-Bakü hattındaki krizin yapısal dinamikleri üzerine

Ankara ve Bakü arasındaki “kardeşlik”, en çetin diplomatik krizlerinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: İlk sonuçlarla, Amerikan ara seçimleri

Son aylarda artan dünya gerilimleriyle birlikte, Amerikan seçimleri bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Belekten kısa bir gevezelik hatırası!

Belekten kısa bir gevezelik hatırası! Susurluk, Balıkesir'in bir ilçesidir. O...

Volkan Yaraşır yazdı: Kitleler, küresel ablukayı dağıtıyor

Kapitalizmin 1970’lerin ortasında başlayan yapısal krizine karşı finans kapitalin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşti. Gelen sonuçlar: Bildik Batı eksenli...

Evren Balta yazdı: Amerika ara seçime giderken

Amerikalılar yarın ara seçim için sandık başına gidiyor. Temsilciler...

Canlı yayın