yazılariktibasYelda Erçandırlı yazdı: Lula, ekstraktivizm ve sol kalkınmacılığın sınırları

Yelda Erçandırlı yazdı: Lula, ekstraktivizm ve sol kalkınmacılığın sınırları

Orjinal yazının kaynağıpraksisguncel.org
Kategori:

Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da dördüncü kez Brezilya Cumhurbaşkanı seçilmesi,  hem Latin Amerika solunun aşırı sağ karşısındaki mücadelesi hem de demokratik ve çevresel kazanımların korunması açısından anlam taşıyor, İşçi sınıfı hareketinden gelen Lula’nın yoksullukla mücadele, sosyal politikalar ve uluslararası dayanışma alanlarında temsil ettiği siyasal mirası bu tarihsel bağlamdan koparmamak gerekiyor. Bununla birlikte Amazon’un korunmasını uluslararası siyasal kimliğinin merkezine yerleştiren Lula hükümetinin yeni petrol rezervlerinin araştırılmasını desteklemesi ve doğal kaynak ihracatına dayalı kalkınma stratejilerini sürdürmesi, sol iktidarın kapitalist üretim ilişkileriyle kurduğu bağı yeniden tartışmaya açıyor. Buradaki sorun, çevresel taahhütlerle ekonomik politikalar arasında bir tutarsızlık bulunmasından daha derin. Sol bir hükümet, ekolojik yıkımı sınırlandırabilecek müdahale kapasitesine sahipken doğal varlıkların sermaye birikimine tabi kılınmasını sağlayan ilişkiler neden devam edebiliyor?

Lula, 2022’deki seçim zaferinin ardından COP27’de yaptığı konuşmayla Amazon’un korunmasını Brezilya’nın uluslararası siyasete dönüşünün simgesi hâline getirdi. Bolsonaro döneminde zayıflatılan çevre kurumlarının güçlendirilmesi ve ormansızlaşmayla mücadelenin canlandırılması bu yönelimin somut karşılıklarıydı. Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nün verilerine göre Ağustos 2025–Temmuz 2026 döneminde Amazon’daki ormansızlaşma yüzde 41,8 azalarak 3.335 kilometrekareye geriledi. Dört yıllık dönemdeki düşüş ise yüzde 71,2’ye ulaştı (INPE, 2026). Bu sonuçlar önemlidir; kapitalist üretim ilişkileri içerisinde çevresel düzenlemelerin etkisiz kalmaya mahkûm olmadığını ve devlet müdahalelerinin ekolojik yıkımı sınırlandırabildiğini gösteriyor.

Ancak Amazon, uzun yıllardır biriken tahribatın sonuçlarını yaşamaya devam ediyor. Gatti ve arkadaşlarının (2026) Nature dergisinde yayımlanan araştırması, Amazon’un 2010–2024 döneminde yılda ortalama yaklaşık 320 milyon ton net karbon salımı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre yangınlardan kaynaklanan emisyonlar, ekosistemin diğer süreçlerdeki karbon alımını aşarken aynı dönemde mera alanları yüzde 19, soya ekim alanları yüzde 193, madencilik alanları ise yüzde 272 genişledi. Bu bulgular, Lula’nın güncel çevre politikalarının başarısızlığının doğrudan kanıtı sayılamaz; farklı hükümet dönemlerini ve değişen iklim koşullarını kapsıyor. Bununla birlikte ormansızlaşma ve arazi kullanımındaki uzun dönemli dönüşümlerin, kuraklık ve yangınların etkilerini ağırlaştırarak ekolojik krizi nasıl yeniden ürettiğini gösteriyor.

Amazon’un korunması, bu nedenle yalnızca kaybedilen ağaç sayısıyla açıklanabilecek bir mesele değil. Ormanın geleceği, toprak üzerindeki mülkiyetin, tarımsal üretimin, emeğin ve uluslararası emtia ticaretinin nasıl örgütlendiğiyle de bağlantılı. Ormansızlaşmayı azaltmak ile ormansızlaşmanın ardındaki üretim ve mülkiyet ilişkilerini dönüştürmek, birbirinden farklı siyasal müdahaleler gerektiriyor.

Ekstraktivizmin sınıfsal temelleri

Ekstraktivizm, doğal varlıkların yoğun biçimde temellük edilmesini, ekolojik yeniden üretim koşullarının aşındırılmasını ve ortaya çıkan toplumsal maliyetlerin eşitsiz dağılımını içeren tarihsel bir birikim pratiğidir (Chagnon vd., 2022). Kapitalist koşullarda bu süreç, toprağın ve üretim araçlarının mülkiyeti, emek üzerindeki denetim ve üretimin sermayenin değerlenme gereksinimlerine göre örgütlenmesiyle bağlantılıdır. Brezilya’da tarımsal ekstraktivizmin sürekliliğini anlamak, dolayısıyla yalnızca ihracatın ekonomik ağırlığını değil, tarım sermayesinin devletle kurduğu ilişkilerin tarihsel niteliğini de incelemeyi gerektiriyor.

Lula’nın sol kalkınmacılığındaki temel gerilimlerden biri, toplumsal reformlarla sermaye birikiminin gereksinimlerinin aynı siyasal proje içerisinde bir araya gelmesidir. İşçi sınıfı hareketinden doğan İşçi Partisi’nin sosyal politikaları, emekçi sınıflar için gerçek kazanımlar sağlamıştır. Ancak bu kazanımların gerçekleştiği ekonomik koşullar, büyük sermaye fraksiyonlarının üretim, yatırım ve dış ticaret üzerindeki belirleyiciliğini kendiliğinden ortadan kaldırmıyor. Boito ve Berringer (2014), Lula ve Dilma’nın ilk dönemlerindeki neokalkınmacı yönelimi, yerli büyük burjuvazinin belirli kesimleriyle halk sınıfları arasında kurulan geniş siyasal ittifak üzerinden açıklıyor. Bu ittifak, neoliberal birikim ilişkilerinden kopuş olmaksızın yeniden dağıtım ve kalkınmacı müdahalelerin nasıl birlikte ilerleyebildiğini anlamak bakımından önemli.

Ancak Lula’nın üçüncü dönemini önceki sınıfsal ittifakların değişmeden devamı olarak görmek yanıltıcı olur. Özellikle tarım sermayesinin farklı kesimlerinin ekonomik beklentileriyle hükümete yönelik siyasal tutumları arasında doğrudan bir özdeşlik bulunmuyor. Kongre’deki tarımsal çıkar gruplarının çevre düzenlemeleri üzerindeki etkisi, bu ayrışmanın kurumsal boyutunu oluşturuyor (Rached ve Vitale, 2025). Buradaki önemli nokta, sermayenin birikim koşullarının korunmasının, belirli bir hükümete siyasal bağlılık gerektirmemesidir. Devletin kredi, ticaret, altyapı ve mülkiyet politikaları aracılığıyla oluşturduğu ekonomik olanaklar, hükümetin siyasal projesiyle farklı derecelerde çatışan sermaye kesimleri tarafından da kullanılabilir.

Bu ilişkinin daha derin boyutu, toprağın hangi hukuki ve ekonomik mekanizmalarla sermayenin kullanımına açıldığında görülüyor. Mascarenhas (2025), Amazon’da tarımsal genişlemeyi mümkün kılan düzenlemelerin, kamu arazilerinin özel mülkiyete geçirilmesi ve tarım sermayesinin karar alma süreçleri üzerindeki etkisiyle bağlantısını inceliyor. Böylece ormanların üretim alanlarına dönüştürülmesi, yalnızca tarımsal faaliyetlerin genişlemesi anlamına gelmiyor; mülkiyet haklarının ve doğal varlıklara erişimin yeniden düzenlenmesini içeriyor. Khalili’nin (2025) Extractive Capitalism çalışmasının gösterdiği üzere, bu ilişkiler limanlar, taşımacılık ağları, emtia tüccarları ve finansal kuruluşlar aracılığıyla dünya piyasasına bağlanıyor. Amazon’da yerel toprak temellükü ile uluslararası sermaye dolaşımı, birbirinden ayrı değil, aynı birikim sürecinin farklı maddi koşulları olarak değerlendirilmelidir.

Petrol gelirleriyle ekolojik dönüşüm mümkün mü?

Lula’nın çevre politikalarındaki gerilim, Petrobras’ın Brezilya’nın kuzeyindeki Ekvatoral Marj’da yürüttüğü petrol aramalarında somutlaşıyor. Brezilya çevre kurumu IBAMA, çevresel risklere ilişkin eksiklikler nedeniyle 2023’te sondaj başvurusunu reddederken Ekim 2025’te Amapá kıyısından yaklaşık 175 kilometre açıkta bulunan FZA-M-59 bloğunda keşif sondajına izin verdi (Petrobras, 2025a). Çevre örgütleri ve yerli toplulukların temsilcileri ekolojik risklere ve danışma süreçlerine ilişkin itirazlarını sürdürdü. Lula ise yeni rezervlerin araştırılmasını ulusal kalkınma, enerji egemenliği ve enerji dönüşümünün finansmanıyla ilişkilendirdi. Bu yaklaşım, petrol gelirlerinin yalnızca özel sermayenin kârlarını artırmak için değil, kamusal yatırımlar ve toplumsal ihtiyaçlar için kullanılabileceği düşüncesine dayanıyor.

Ancak Petrobras’ın kamu kontrolünde bulunması, şirketin kapitalist değerlenme ilişkilerinden bağımsız hareket ettiği anlamına gelmiyor. Lula döneminde akaryakıt fiyatlandırmasının uluslararası fiyat paritesine mekanik bağlılığının gevşetilmesi, şirketin kamusal amaçlarla yeniden yönlendirilmesine yönelik önemli bir müdahaleydi. Bununla birlikte Petrobras, yatırımcıların getiri beklentileri, finansman koşulları ve uluslararası petrol piyasasının rekabet baskıları altında faaliyet göstermeyi sürdürüyor. Şirketin 2026–2030 iş planında öngörülen 109 milyar dolarlık toplam yatırımın 69,2 milyar doları, uygulama hedef portföyündeki petrol ve doğal gaz arama-üretim projelerine ayrılmış durumda (Petrobras, 2025a). Fosil yakıtlar, enerji dönüşümüne ilişkin hedeflere rağmen şirketin yatırım stratejisindeki ağırlığını koruyor.

Buradaki çelişki, kamusal mülkiyet ile özel mülkiyet arasında basit bir karşıtlıkla açıklanamaz. Petrobras’ın kamu kontrolü, devletin sanayi politikası ve enerji arzı üzerindeki müdahale olanaklarını güçlendirebilir. Ancak bu olanakların kullanılması, petrol üretiminin genişlemesiyle bağlantılı ekonomik beklentileri de beraberinde getiriyor. Yeni rezervlerin geliştirilmesi, uzun vadeli sermaye yatırımlarını ve bunların geri dönüşünü gerektiriyor. Böylece gelecekte fosil yakıtlardan uzaklaşmayı amaçlayan bir siyasal proje, dönüşümün finansmanı için bugünkü fosil üretimin devamına ekonomik olarak bağımlı hâle gelebiliyor. Bu sonuç kaçınılmaz değil; yatırım tercihlerine ve kamusal kaynakların kullanımına ilişkin siyasal mücadelelere bağlı. Lula’nın karşı karşıya olduğu sorun da kamusal mülkiyetin önemini reddetmekten ziyade, bu mülkiyetin hangi birikim stratejisine ve hangi toplumsal önceliklere tabi olduğunu sorgulamayı gerektiriyor.

Kalkınmanın Sınıfsal Bedeli

Lula’nın uluslararası siyasette daha özerk bir Brezilya oluşturma arayışı, ülkenin dünya kapitalizmindeki eşitsiz konumundan ve bu konum içerisinde şekillenen sınıfsal çıkarlardan bağımsız düşünülemez. Güney-Güney işbirliği, BRICS ve çok taraflı diplomasi, emperyalist güç ilişkileri karşısında siyasal hareket alanını genişletme potansiyeli taşırken Brezilya sermayesinin yeni piyasalara erişimini de destekliyor. Boito ve Berringer’in (2014) önceki Lula ve Dilma hükümetleri için geliştirdiği sınıf çözümlemesi, dış politikanın yalnızca ulusal özerklik arayışıyla değil, iktidar bloğu içerisindeki sermaye fraksiyonlarının çıkarlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla uluslararası ilişkilerde daha bağımsız hareket edebilmek ile kapitalist üretim ilişkilerini dönüştürmek arasında kendiliğinden bir bağ bulunmuyor. Brezilya’nın dünya ekonomisindeki konumunu güçlendiren politikaların hangi sınıfların ekonomik iktidarını pekiştirdiği, bu nedenle dış politika tartışmasının da bir parçası olmak zorunda.

Lula hükümetinin çevre politikalarındaki çatışmalar, bu sınıfsal ilişkilerin devlet içerisinde nasıl karşılık bulduğunu gösteriyor. Rached ve Vitale (2025), üçüncü Lula hükümetinin çevresel liderlik arayışını kalkınma öncelikleri, Kongre’deki güç ilişkileri ve toplumsal hareketlerin karar alma süreçlerine katılımı üzerinden inceliyor. Çevre Bakanı Marina Silva’nın petrol aramalarına ilişkin tartışmalarda çevresel değerlendirmelerin teknik bağımsızlığını savunması, buna karşılık hükümetin yeni rezervlerin araştırılmasını kalkınma stratejisinin bir parçası olarak benimsemesi, bu gerilimin somut karşılıklarından biridir (Girardi, 2025). Ancak bu farklılığı yalnızca hükümet içerisindeki görüş ayrılıklarıyla açıklamak yeterli değil. Petrol aramalarına verilen izinler, kamu yatırımlarının yönlendirilmesi ve doğal varlıklara erişimin düzenlenmesi, kapitalist birikimin maddi koşullarını doğrudan etkileyen siyasal kararlardır. Devlet bu süreçte yalnızca sermayenin baskısına maruz kalmıyor; kendi kurumları ve politikaları aracılığıyla belirli birikim stratejilerinin uygulanmasını da mümkün kılıyor. Dolayısıyla ekstraktivist kalkınmanın devamlılığını yalnızca dünya piyasasının zorunluluklarına bağlamak, hükümetin bu ilişkilerin yeniden üretimindeki siyasal sorumluluğunu geri plana itiyor.

Brezilya deneyiminin ortaya koyduğu asıl mesele, sol bir hükümetin kapitalizm içerisinde ne kadar reform gerçekleştirebildiğinden daha derindir. Sosyal hakların genişletilmesi ve çevresel korumanın güçlendirilmesi, emekçi sınıflar ve ekolojik yaşam koşulları bakımından gerçek kazanımlar sağlayabilir. Ancak bu kazanımların hangi üretim ilişkileri üzerinde yükseldiği ve hangi ekonomik güçlerin hâkimiyetini değiştirmeden bıraktığı da sorgulanmalıdır. Lula’nın ekstraktivist kalkınma tercihlerinin eleştirisi, yapısal koşulları yok saymayı değil, bu koşullar içerisinde alınan siyasal kararların sınıfsal sonuçlarını görünür kılmayı gerektiriyor. Sol kalkınmacılığın temel çelişkisi, sermayenin egemenliğini sınırlandıran reformlar gerçekleştirebilmesi, fakat aynı zamanda sermayenin doğa ve emek üzerindeki hâkimiyetini sürdüren birikim ilişkilerinin yeniden üretiminde rol oynayabilmesidir. Bu nedenle ekolojik dönüşümün gerçek içeriği, yalnızca hangi çevresel hedeflerin benimsendiğiyle değil, devletin müdahale kapasitesinin hangi sınıfsal çıkarlar doğrultusunda kullanıldığı ve üretimin toplumsal amaçlarının ne ölçüde değiştirildiğiyle değerlendirilmelidir.

Kaynakça

Boito Jr., A., & Berringer, T. (2014). Social classes, neodevelopmentalism, and Brazilian foreign policy under Presidents Lula and Dilma. Latin American Perspectives, 41(5), 94–109.

Chagnon, C. W., vd. (2022). From extractivism to global extractivism: The evolution of an organizing concept. The Journal of Peasant Studies, 49(4), 760–792.

Gatti, L. V., vd. (2026). Amazon carbon emissions driven by human actions amplified by droughts. Nature. Advance online publication.

Girardi, G. (2025, March 11). Lula never pressured me to endorse oil exploration. Agência Pública.

Gudynas, E. (2018). Extractivisms: Tendencies and consequences. In R. Munck & R. Delgado Wise (Eds.), Reframing Latin American Development (pp. 61–76). Routledge.

Instituto Nacional de Pesquisas Espaciais (INPE). (2026, October 16). Brasil alcança menores taxas de desmatamento da série histórica na Amazônia e no Cerrado.

Khalili, L. (2025). Extractive capitalism: How commodities and cronyism drive the global economy. Verso.

Mascarenhas, G. M. de A. (2025). An extractivist war on life: Legal and political manoeuvres to enable the advance of agribusiness interests in the Brazilian Amazon. Law and Critique, 36, 455–481.

Petrobras. (2025a, November 28). Petrobras approves Business Plan 2026–2030. Agência Petrobras. https://agencia.petrobras.com.br/en/w/negocio/petrobras-aprova-plano-de-neg%C3%B3cios-2026-2030 (Erişim tarihi: 30 Ekim 2026).

Petrobras. (2025b, October 20). Petrobras receives operating license for deepwater exploratory drilling off the coast of Amapá. Agência Petrobras. https://agencia.petrobras.com.br/en/w/petrobras-obt%C3%A9m-licen%C3%A7a-de-opera%C3%A7%C3%A3o-para-pesquisa-explorat%C3%B3ria-em-%C3%A1guas-profundas-do-amap%C3%A1 (Erişim tarihi: 30 Ekim 2026).

Rached, D. H., & Vitale, D. (2025). Environmental foreign policy on stage: Between discourse and reality in Lula’s third term. Brazilian Political Science Review, 19(3), e0007.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Mahir Ulutaş yazdı: Ankara-Bakü hattındaki krizin yapısal dinamikleri üzerine

Ankara ve Bakü arasındaki “kardeşlik”, en çetin diplomatik krizlerinden...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,266TakipçilerTakip Et
1,340AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mahir Ulutaş yazdı: Ankara-Bakü hattındaki krizin yapısal dinamikleri üzerine

Ankara ve Bakü arasındaki “kardeşlik”, en çetin diplomatik krizlerinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: İlk sonuçlarla, Amerikan ara seçimleri

Son aylarda artan dünya gerilimleriyle birlikte, Amerikan seçimleri bir...

Özkan Yıkıcı yazdı: Belekten kısa bir gevezelik hatırası!

Belekten kısa bir gevezelik hatırası! Susurluk, Balıkesir'in bir ilçesidir. O...

Volkan Yaraşır yazdı: Kitleler, küresel ablukayı dağıtıyor

Kapitalizmin 1970’lerin ortasında başlayan yapısal krizine karşı finans kapitalin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşti. Gelen sonuçlar: Bildik Batı eksenli...

Evren Balta yazdı: Amerika ara seçime giderken

Amerikalılar yarın ara seçim için sandık başına gidiyor. Temsilciler...

Bulut Unvan yazdı: Yeni Kıbrıs Partisi Üzerine…

Yeni Kıbrıs Partisi 29 Ekim’de otuz yedi yaşına girdi. Hangi...

Şener Elcil yazdı: Filistin, İsrail ve Kıbrıs

Gazetecilik yaptığı yıllarda, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides ile...

Canlı yayın