Ankara’daki NATO zirvesi öncesi onlarca kişi gözaltına alındı, 103 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında aralarında Türkiye’de yıllardır çevrenin korunması için çalışan TEMA Vakfı’nın yaşları 60 ila 79 arasında değişen 42 gönüllüsü de vardı. Vakfın Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer’in de aralarında olduğu altı TEMA gönüllüsü tutuklandı. Sadece çevreciler değil, akademisyenler, avukatlar, sendikacılar da bir “torba gözaltı” hamlesiyle kendilerini emniyette ve hapiste buldu.
TEMA Vakfı adını erozyonla mücadele ve ağaçlandırma çalışmalarıyla duyurmuştu. Bu çalışmaları da devam ediyor, yıllar boyunca yaptıkları faydalı işler de ortada. O yüzden de çevreci dostlarımızın evlerindeki fidanları dikmeden, başarılı bir operasyonla gözaltına alındığını düşünüyorum. Düşünsenize, ya bir de o fidanları dikselerdi? NATO için büyük bir tehdide dönüşecek meşe palamutlarının, Ankara etrafında konuşlandırıldığını düşünmek bile istemiyorum. Yaşları 70’in üzerindeki çevreci kadınlara “Silahlı eğitim aldınız mı” sorusu da çok yerinde olmuş. Fidan dikerken kullandıkları çapalarla kim bilir ne eylemler planlıyorlardı?
Neyse ki büyüklerimiz bizim yerimize düşünüyor hatta bizim görmediklerimizi görüyor. Ankara’nın gecekondularını görüp paravanların arkasına aldılar örneğin. Herkesin bizi kıskandığı ülkemizde sıvasız, çerçevesiz evler olduğunu aklımızdan bile geçiremez, tahmin bile edemezdik. Onlar biliyormuş, hemen boyayıverdiler beyaza. Boyamakla düzelmeyecek olanları da paravanların arkasında sakladılar. Sokaklardaki hayvanları bile görüyor büyüklerimiz, NATO’yu ısırır, tırmalarlar diye onların da toplatılmasını istediler. Aslında Ankara’yı tatile gönderseler çok daha pratik bir çözüm olurdu ama 24 yıl sonunda bütçenin durumu malumunuz…
Şaka bir yana durum vahim. Dünyanın en büyük silahlı birliğinin, yoksul halktan, sokaktaki kediden, fidan diken teyzeden, üniversitedeki hocadan korktuğuna mı inanalım yoksa dünyaya ve Türkiye’ye “her şey tıkırında” mesajı veren hükümetin, halkının NATO zirvesi için Ankara’ya geleceklere, ülkenin gerçek durumunu anlatmasından çekindiğine mi? Doğru yanıt “b” seçeneği gibi görünüyor. Hükümetin istediği gibi yazıp çizmeyecek gazetecilere toplantıyı izleme şansı bile verilmemesi de bunu ispatlıyor.
Hükümet, NATO zirvesi sırasında sadece iktidarlarına övgüler yağdıran ve toz kondurmayanların haber yapmasını istiyor. Ankara sokaklarında bu iktidara biat eden yurttaşların dolaşmasını tercih ediyor. Halklarını yoksul bıraktıkları için utanmıyorlar ama yoksul halkın yabancılar tarafından görülmesini istemiyorlar.
Akademisyenleri sevmiyorlar, tutukluyorlar.
Avukatları sevmiyorlar, tutukluyorlar.
Çevrecileri sevmiyorlar, tutukluyorlar.
Sendikacıları sevmiyorlar, tutukluyorlar.
Gazetecileri sevmiyorlar, tutukluyorlar.
Hayvanları sevmiyorlar, toplatıyorlar.
Yoksulu sevmiyorlar, gizliyorlar.
Her şey karşılıklı elbette bu dünyada, onu unutuyorlar.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



