iktibasSerdar M. DeğirmencioğluNetta Lannes Arbel: Gözlerimi kapatmayı reddediyorum - Serdar M. Değirmencioğlu

Netta Lannes Arbel: Gözlerimi kapatmayı reddediyorum – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Netta Lannes Arbel | Fotoğraf: Nuri Magen

2024 bitmeden İsrail’de bir genç daha askerliği reddetti. Netta Lannes Arbel artık askerlik yapmayacağını açıklarken, diğer retçiler ordunun eğitim üssü önünde gösteri yaptılar.

Netta Lannes Arbel reddini açıklarken hem içeriden, hem de bir eylemci olarak dışarıdan gözlemlediği ordunun insanları insanlıktan çıkardığını vurguluyor. Bu uzun açıklamayı siz barışseverler için biraz kısaltarak Türkçeleştirdim.

***

Benim adım Netta Lannes Arbel. 24 yaşındayım. 2019’da orduya alındım. Çatışmalara katılmayı reddettikten sonra sıhhiyeci olarak görevlendirildim. Ardından askerliği ertelemeyi ve üniversiteyi bitirdikten sonra orduya dönmeyi sağlayan Atuda programına kabul edildim; üç yıl hemşirelik eğitimi aldım. Uzun süre düşündükten sonra, ideolojik nedenlerle orduya hizmet edemeyeceğim sonucuna vardım. Ordunun değerleri ve eylemlerinin en temel ahlaki ilkelerime aykırı olduğu; orduya geri dönerek bunları kaçınılmaz olarak onaylayacağım ve meşrulaştıracağım artık benim için çok açık.

Sıhhiyeci olarak gördüğüm ölüm ve yıkıma rağmen ordunun içinde olumlu bir katkı yapabileceğime gerçekten inanıyordum. Ancak zamanla sistemin temelden çürük olduğunu, içindeki insanları çürüttüğünü ve İsrail’i birkaç yıldır içinde bulunduğumuz bu cehennemden çıkarmanın tek yolunun askerliğin tamamen reddedilmesi olduğunu apaçık gördüm.

Askerlik yaparak masumlara yardım ettiğine ve onları koruduğuna samimiyetle inananlara karşı kötü niyet beslemiyorum. Ancak bu inanç, başkalarının insan olduğunun reddiyle, sürekli propagandayla ve gerçekleri -ordunun insan haklarını sürekli olarak çiğnediğini- görmeyi reddetmeyle var olabilir. Bütün bunlar, en ciddi vahşetini bile “iyi niyetli insanlar” perdesinin arkasına gizleyen militarist sistemin işidir. Bunlar, Gazze’de sivil toplumun tamamen yok edilmesini sağlayan failleri korumak içindir.

Gerçekler, bizzat fail askerler tarafından paylaşılan, internette ve basında yer alan görüntülerle daha da açık hale gelmiştir. Masum insanlara işkence yapıyorlar; yağmalıyor, yıkıyor ve şiddet uyguluyorlar. Bunları, işledikleri suçlar için hesap vermeyeceklerini bilerek yapıyorlar. Bu davranışlara bizzat şahit oldum. Batı Şeria’da gönüllü olarak çalışırken, çiftçilik yapan masum insanlara durmaksızın uygulanan taciz, zulüm, şiddet ve hak mahrumiyetini gözlemledim. Bu hem işgalci yerleşimciler, hem de askerler tarafından gerçekleştiriliyordu.

Yıllardır ordunun “hataları” için üretilen bahane ve gerekçelerin hepsi tek bir noktada toplanıyor: “Başka seçenek yoktu!” İnsanların haysiyetlerini, mahremiyetlerini, evlerine ve kişisel eşyalarına sahip olma, geçimlerini sağlayabilme haklarını ellerinden almaktan başka çare yok! İstila etmek, çiğnemek, yıkmak ve yok etmekten başka seçenek yok!

Benim gibi bu gerçeklikle doğrudan yüzleşmekten rahatsızlık duyanlara; sırtlarını dönme, masa başı bir işe ya da tıbbi bir pozisyona geçme seçeneği verildi. Bu kişisel kaçış biçimi propaganda makinesinin bir parçasıdır. Ordunun gerçek işlevinde yer almıyormuş, yani başka bir halkın işgal altında tutulması ve onlara boyun eğdirilmesi sürecine katılmıyormuş gibi hissetmemizi sağlar. İsrail ordusunun temel işlevi, işgal altında yaşayan insanlara düşman bir halk muamelesi yapmaktırBen bu ırkçı apartheid sistemini meşrulaştırmayacağım ve onun parçası olmayacağım.

Orduyla temasımın başından beri hekimlik yapmak istedim. Yani birilerine zarar vermektense zarar görenlere yardım etmek, onları kurtarmak ve tedavi etmek istedim. Geçtiğimiz yıl, tıbbi hizmetin ordu içerisinde ciddi bir şekilde yapılamayacağını; çünkü bu hizmetin ordu tarafından savaşın, şiddetin, etnik temizliğin, insan haklarının ve insan onurunun ayaklar altına alınmasının devamını sağlamak için kullanılacağını açıkça ortaya koydu. İyi niyetli insanlar bu sistemi desteklemeye çalıştıkça, toplu katliamların devam etmesine izin veren yalanların ve gerekçelerin sürmesini sağlayacaklardır.

Gözlerimi kapatmayı, bu korkunç suçları mazur görmeyi ya da haklı çıkarmayı reddediyorum. Onları desteklemeyi ya da benim adıma sürdürülmelerine izin vermeyi reddediyorum. Barışı, bir arada yaşamayı, karşılıklı anlayışı ve insan haklarının korunmasını teşvik etmenin tek yolunun, askerlik sisteminin meşruiyetini ve güvenilirliğini yıkmak olduğuna gerçekten inanıyorum. Barış ve güvenliğin, hem Yahudiler hem de Filistinliler için, sadece bir silahın namlusu arkasında olursa var olabileceğine inanmıyorum.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Evren Balta yazdı: Türkiye ve İsrail neden karşı karşıya geliyor?

18 Ağustos’u 19 Ağustos’a bağlayan gece İsrail savaş uçakları,...

Özge Güneş yazdı: Trump’a karşı mücadelede ilerici program arayışı

ABD’de 2026 ön seçimlerine kazanan adaylar kadar onların etrafında...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Canlı yayın