Kıbrıs iktibasNiyazi KızılyürekNiyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan” biri olarak, son zamanlarda nefretin tırmanışa geçtiğini müşahede ediyorum ve etnik nefretin kaygı verici boyutlara ulaştığını görüyorum.

Nefret, kitle ruhu psikolojisine dönüşmüşe benziyor. Bunu anlamak için Türkçe ve Yunanca dillerinde sosyal medyada yazılanları taramak, basına göz atmak, televizyon programlarına bakmak ve siyaset erbabının açıklamalarını dinlemek yeter!

Toplumlar neredeyse birbirlerinden nefret eden kabilelere dönüşüyor. İçe kapalı ve “haklı”, dışa karşı öfkeli… Bağnaz ve dar bir haklılık anlayışıyla birbirlerine saldırıyorlar.

 Geçmişinde Etnik Nefret Bu Kadar Güçlü Değildi!

Bu ülkenin geçmişinde çok kötü şeyler yaşandı. Fakat, etnik topluluklar bugünkü kadar birbirlerinden nefret etmiyorlardı. İçine sürüklendikleri çatışma ortamı, etnik nefretten değil, gelecek tahayyüllerinin (Enosis-Takism) kendi içinde çatışmayı barındırmasından kaynaklanıyordu.

Karşıt milliyetçiliklerin şekillendirdiği “anlam dünyaları” vardı ama 1940’lı ve 50’li yıllarda yurttaşlar köylerde ve şehirlerde barışçıl ilişkiler içinde yaşamaya devam ediyordu. Birbirlerine karşı nefret beslemiyorlardı. Belki karma olmayan köylerde önyargılar daha güçlüydü ama yukarıdan müdahale edilmedikçe kimse kimseye saldırmıyordu.

Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda (1960), birkaç yıl önce yaşanan etnik çatışmalara rağmen sıradan Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar dünyayı şaşırtan bir uyum sergilemişlerdi. Çünkü, şiddet tabandan gelmemişti. Siyasi elitlerin yukarıdan yönlendirmesinin bir sonucuydu.

1963-1967 döneminin şiddet olayları da kitlelerin etnik nefret duygularının eseri değildi. Bu olaylar, çatışan siyasi emeller besleyen ve Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin yaşamasını istemeyen siyasi elitlerin örgütlemesiyle yaşanmıştı.

Bu dönemde Kıbrıslı Türklerin mağdur edildiğini kimse yadsıyamaz. Fakat, 1974 Savaşında Kıbrıslı Rumların ağır bir mağduriyete uğradığı da bir vakıadır.

Önemli olan, bu mağduriyetleri yarıştırmak değil, idrak etmek ve duygudaşlık sergilemektir.

Çatışan Gelecek Tahayyülleri Geçmişte Kaldı Ama… 

Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin adanın geleceğine dair kavgaya tutuştuğu zamanlar nesnel olarak sona ermiştir. Artık kimse veya çok az kişi Enosis veya Taksim diye haykırıyor.

Taraflar prensipte ülkenin geleceğini Federal Kıbrıs’ta ve AB üyeliğinde gördüklerini kabul etmiş bulunuyor. Bu konuda mutabakat imzalamış, görüş birliktelikleriyle yakınlaşmalar sağlamışlardır.

Uluslararası toplum, başta BM ve AB olmak üzere, çözümü -gevşek veya merkezi güçlü fark etmez- federal bir devlette görüyor.

Gelgelelim, ortaya nesnel olarak bir uzlaşma çerçevesi çıkmış olmasına rağmen maalesef uzlaşma kültüründen eser yok!

Sadece bu değil; Son yıllarda etnik nefret ve fanatizm hiç olmadığı kadar yaygınlaşıyor.

Liderlere Düşen Sorumluluklar Vardır!

Bu ülkede elbette herkes uzlaşma yanlısı değildir. Geçmişin çatışma kültürünü geleceğe taşımak isteyenlerin olduğunu yaşayarak görüyoruz. Ayrıca, düşmanlıktan oy devşirme peşinde koşan çapsız siyasetçiler, nefret söylemi ve fanatizm yayan türlü türlü popülist milliyetçiler vardır. Formel ve enformel eğitim zaten husumet üretme fabrikası gibi…

Buna rağmen ve aslında tam da bu yüzden liderler ve sağduyulu siyasi oluşumlar etnik nefreti önlemek için mutlaka bir şeyler yapmalıdırlar.

Dünya da bunu istiyor ve bekliyor.

BM neredeyse yalvarıyor! Bu böyle gitmez diyor! Önlem alın, güven tesis edin diyor!

Böyle bir ortamda liderler yeni bir mutabakat imzalasa ne olur, imzalamasa ne olur.

Ayrıca şunu unutmamak gerekiyor: Çözüm olsun veya olmasın, ortak gelecek olsun veya olmasın, federal çözüm veya başka çözümler olsun veya olmasın, bu ülkenin her hâlükârda dinginliğe ihtiyacı vardır. Bu yüzden, etnik nefretin önünü kesmek şarttır.

Akis halde, Kıbrıs şimdi olduğundan daha distopik bir yere dönüşecektir ve bunun bedeli çok ağır olacaktır!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaşın Elli İkinci Yılında Barış Hala Yok!

Adanın çanak gibi ikiye bölündüğü 1974 Yazının üstünden elli...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Ayırımcılığa Son Vermek İyi Bir Güven Artırıcı Önlemdir!

Kıbrıs Rum makamları ve kurumları tarafından ayırımcılığa uğrayan Kıbrıslı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Aşırı Milliyetçi ve Anti-Komünist Yunan Ordusu ve 15 Temmuz 1974 Darbesi

Yunan Cuntasının yakın Kıbrıs tarihinin seyrini değiştiren 15 Temmuz...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
924AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...

Canlı yayın