iktibasGözde BedeloğluMujica’ya minnet Le Pen’e nefretle… - Gözde Bedeloğlu

Mujica’ya minnet Le Pen’e nefretle… – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Dünyanın en yoksul devlet başkanı olarak anılan José Mujica, 2015 yılında görevini devrettiğinde, ardında yaşam kalitesi yükselmiş bir ülke bırakmıştı. Mujica yönetiminde Uruguay’ın demokrasisi güçlenmiş ve ekonomisi büyümüştü. Kıtanın en özgür basınına sahipti. Beş yıllık görev süresinde önemli reformlar gerçekleştirdi. Kürtaj yasallaştı, eşcinsel evlilik tanındı, sendikalar güçlendirildi, asgari ücret artırıldı ve yoksulluk oranı geriledi. José Mujica, 60’ların ortasında Küba Devrimi’nden ilham alan Tupamaros hareketine katılmış, askeri darbe döneminde hapis yatmış, işkence görmüş, faşistlerin ‘devlet düşmanı’ dediği Marksist bir gerillaydı.

1985 yılında legal siyasete adım atarak önce milletvekili, sonra bakan ve ardından devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. Halkın yüzde 52’lik desteği zaman içinde yüzde 70’lere ulaştı. Başkanlık sarayı yerine kendi çiftlik evinde yaşamayı tercih eden, maaşının yüzde 90’ını bağışlayan, 87 model Vosvos’undan vazgeçmeyen Mujica’nın görevini devrettiği 2015’te, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bin odalı yeni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni tanıtıyordu. “Buraya harcanan her kuruş milletimizin ve devletimizin itibarını yükseltmek içindir. İtibardan tasarruf olmaz. Bizler bugün varız, yarın olmayacağız. Ama bu mekân, inşallah nice cumhurbaşkanlarına ev sahipliği yapacak.”

***

Bugün 89 yaşında olan eski Uruguay devlet başkanı Mujica, yemek borusunda başlayan kanserin karaciğerine yayıldığını söyleyerek tedavi olmayı reddettiğini açıkladı. Busqueda dergisine konuşan eski başkan son günlerini çiftliğinde geçirecek. “Mutluluğa değil, zenginliğe odaklanmış durumdayız, hayat geçip gidiyor” diyen Mujica, dünyanın en yoksul devlet başkanı olarak anılmasıyla ilgili olarak şöyle demişti: “Fakir değilim, tutumluyum. Çünkü sahip olduğum özgürlüğün keyfini sürmek için zamana ihtiyacım var. Yoksulluğu değil, ölçülü olmayı ve ağır olmayan bavullarla yürümeyi seviyorum.”* Düşündüğü, inandığı gibi yaşadı. Elinde bir yüzük, sırtında bir hırkayla gelip kendini yüksek duvarlı sarayların içine hapsetmedi. 87 model Vosvosu’na otostopçu alacak kadar halkıyla iç içe bir lider oldu. İnsanlar çevresinde, korkudan ve menfaatleri için değil; sevgi ve minnettarlıkla toplandı. Artık zamanının dolduğunu, halkına veda etmek istediğini söyleyen Mujica, çiftliğindeki ağacın altına, köpeğinin yanına gömülmek istiyor. Ne demişti Erdoğan, “itibar çok önemlidir.” Mensubu olduğu sağ geleneğin ‘devlet düşmanı terörist’ olarak gördüğü Marksist gerilla Mujica, devletinin itibarını saray yerine demokrasiyle yükseltmeyi tercih etti. Yoksulluğu azalttı, refahı yükseltti. Erdoğan haklı “bizler bugün varız yarın olmayacağız.” Ardımızda bıraktıklarımızla anılacağız. Mujica ve hayat arkadaşı Lucía’nın bir çiftlik, bir Vosvos’tan başka mal varlığı yok. “Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikânelerde yaşamasını anlamıyorum. Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su, ekmek lâzım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, diyorsun. Herkes daha fazlasını isterse, bir gün kimseye bir şey kalmayacak.”*

***

José Mujica, mücadelesi ve mütevazılığıyla sadece Uruguay halkının değil, dünyadaki pek çok insanın sevgi ve saygısını kazanmış bir devrimci. İyi vakitleri uzun olsun. Bir de nefret ekip nefret biçen, her gün ölmesi arzulananlar var. Onlarda biri bu hafta Fransa’da öldü. L’Humanité Gazetesi’nin hakkında ‘Nefret onun işiydi’ başlığı attığı kişi, aşırı sağcı Ulusal Cephe partisinin kurucusu Jean-Marie Le Pen’di. Le Pen, Holokost’u tarihteki küçük bir detay olarak görüyordu. Göçmen karşıtı söylemleriyle ırkçılığı körüklüyordu. Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşı sırasında Le Pen’in, Cezayirli militanlara çeşitli işkenceler yaptığı biliniyordu. Görüş aykırılıkları gerekçesiyle bizzat kızı Marine Le Pen tarafından kendi partisinden kovulmuştu. Paris’teki Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan faşizm karşıtı Fransızlar, şarkılar ve danslar eşiliğinde Le Pen’in ölümünü kutladı. AFP’den yayımlanan açıklamaya göre ailesi, Le Pen’in ‘etrafı kendisini sevenlerle çevriliyken’ yaşamını yitirdiğini belirtti. Oysa bir faşist en çok, sevmeyi bilmediği için faşisttir. İçinde korku barındıran ‘saygı’ sadece yanılsamadan ibarettir. Bunu sevgi olarak yorumlamak ise imkânsız. Evet, en yakınların tarafından bile… Ne biriktirdiysek mirasımız o. Le Pen’inki nefret oldu. Mujica ise bize gerçek yurtseverliği ve demokrasinin önemini anlattı, yaşadı, yaşattı. Kiminin ölümü insana bahar gibi geliyor, kiminin hayatı insanlığa ilham oluyor.

* Andrés Danza – Ernesto Tulbovitz “Saraysız Başkan José Mujica” Tekin Yayınları


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Guterres görüşmesi gerekçe gösterildi: Sendikacı Selma Eylem’e siyasi gözdağı!

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adayı ziyareti sırasında sivil...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Atı Üsküdar’dan geçirmeyen kadın

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık her iki Üsküdarlı’dan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın