iktibasSerdar M. DeğirmencioğluSerdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla sığmayacak denli şaşırtıcı ölçeklerde ve şaşırtıcı denli açıkta gerçekleşiyor. Günümüzde en akla sığmaz gibi görünen gelişmeler her gün gözler önüne seriliyor ve bu nedenle başta büyük medya kuruluşları tarafından olağanlaştırılıyor. Güneş tutulmasından daha büyük, çok büyük bir akıl tutulması var.

Nükleer silahlanma akıl tutulmasının örneklerinden biri. Nükleer Silahların Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Kampanya (ICAN) tarafından hazırlanan son rapora göre, 2025 yılında her saniye nükleer silahlara yaklaşık 3768 dolar harcandı. Her saniye, her saat, her gün kesintisiz bir harcamadan söz ediyoruz. Her saniye insanlığın ve aslında dünyadaki yaşamın sonunu getirebilecek bir silah yığınına katkı yapılıyor.

Söz konusu raporun başlığı iki parçadan oluşuyor. İkinci parça, “2025 Yılında Nükleer Silah Harcamaları.” Asıl başlık ise ceza hukukundan alıntı: “Kasıtlı” ya da “taammüden” başlığının seçilmiş olması çok anlamlı çünkü nükleer silahlanma insanlığa ve dünyaya karşı işlenmekte olan bir suç. Bu korkunç suçu işleyenler, suçu önceden planlayan, tasarlayan ve kasten gerçekleştiren devletler.

Geçtiğimiz yıl dokuz devlet nükleer silahlara yaklaşık 119 milyar dolar harcadı. Raporda bu tutarın bir önceki yıla göre yüzde 19 oranında bir artışa denk geldiği vurgulanıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) her zaman olduğu gibi ilk sırada. Bir diğer deyişle, bu korkunç suçun başını ABD çekiyor: 2025 yılında ABD yaklaşık 69,2 milyar dolar harcamayla diğer tüm nükleer silah sahibi devletlerin toplam harcamalarından daha fazla harcama yaptı.

Rapora göre ikinci sırada Çin var. Çin çok geriden gelse de nükleer silahlara yaptığı harcama yaklaşık 13,5 milyar dolar. Britanya ya da Birleşik Krallık ise yaklaşık 12,6 milyar dolarlık harcama ile üçüncü sırada. Sıralamadaki diğer devletler Rusya, Fransa, Hindistan ve Pakistan. Bunların ardından nükleer silahlara sahip olduğu sürekli olarak inkar edilen İsrail geliyor. İsrail’in nükleer silahlar edinmesinin öyküsü baştan sona apayrı bir kabus…

Rapor sorunu devletler düzeyinde inceleyip bırakmıyor. Sorunun merkezinde elbette ki, nükleer silahları üreten büyük şirketler var. Bu şirketlerin sayısı görece az. Raporda, 2025 yılı içerisinde nükleer silah geliştirme ve bakım çalışmaları yürüten, oldukça büyük sözleşmelere sahip 25 kadar şirketten söz ediliyor. Bu şirketler, bir yıl içerisinde nükleer silahlardan en az 38 milyar dolar gelir elde ettiler. Sahip oldukları sözleşmelerin toplamının en az 401 milyar dolar olduğu biliniyor. Bu şirketler yeni işler almak için çok büyük çaba gösteriyorlar. 2025 yılında, bu şirketlere yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde yeni sözleşme verildiği anlaşılıyor. Söz konusu şirketler, yeni sözleşmelerin kendiliğinden ortaya çıkmadığını gayet iyi biliyorlar. Raporda adı geçen şirketlerin, 2025 yılı içerisinde Fransa ve ABD’deki lobicilere çıkarlarını temsil etmeleri için 138 milyon dolardan fazla ödeme yaptıkları tahmin ediliyor. Şirketler, üst düzey yetkililere erişmekte pek zorluk çekmiyorlar. Raporda verilen Britanya örneğine bakalım. Şirket temsilcileri, Britanya’daki üst düzey yetkililerle 2025 yılında toplam 226 toplantı gerçekleştirmişler.

Nükleer silahlanma insanlığa ve dünyaya karşı işlenmekte olan bir suç. Bu suç tümüyle gözler önünde ve tüm insanlığa yönelik varoluşsal bir tehdit. Her 6 Ağustos, her 9 Ağustos nükleer tehlikeden söz etmek yeterli değil. Nükleer silahlar kullanılmasalar bile çevresel etkileri yıkıcı. Nükleer silahlanmaya her gün karşı çıkmak bir zorunluluk.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist yeni dizaynda, Suriye gelişmeleri

Tekrar edelim: olayları tümüyle ele almadıkça, net gerçeğe ulaşmak...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Volkan Yaraşır yazdı: Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

Kapitalizm sınıflı toplumların en yıkıcısı ve son derece yok...

Canlı yayın