iktibasSerdar M. DeğirmencioğluSerdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın bir haberine verildi. “Yaralar ne anlatıyor?” başlıklı haberde, Effting ve Feenstra, Gazze’de başlarına veya göğüslerine tek bir kurşun isabet eden ve bu nedenle ölen ya da ağır derecede sakat kalan 114 çocuğu belgelediler. Haberde özellikle 3-15 yaş aralığındaki çocuklara yer verilmişti. Gazeteciler bu aralıktaki çocukların çocuk olduklarının hemen anlaşılabildiğini, yani onları hedef alanların çocukları hedef aldıklarını bildiklerini ortaya koymak istemişler. Araştırmacı gazetecilik örneği bu haber, Gazzeli çocukların kasten hedef alındığını çok açık olarak gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta, Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu çok kapsamlı bir raporu kamuoyuna sundu. Rapor, İsrail güçlerinin Filistinli çocukları kasten hedef aldığını; soykırım ve diğer ağır suçları işlemeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

27 Mayıs 2021 tarihinde BM İnsan Hakları Konseyi tarafından kurulan komisyonun resmi adı, İşgal Altındaki Filistin Toprakları ve İsrail’e ilişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu. Komisyon, geçen yıl İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruba karşı soykırım işlediğini saptamıştı. Komisyonun yeni raporunda, çocukların kasten hedef alınmasının soykırım niyetini ortaya koyan temel unsurlardan biri olduğu yineliyor.

Rapor için düzenlenen basın toplantısını izlemek bile çok zor çünkü dile getirilen gerçekler çok ağır. Tüm bulgular Filistinli çocukların kasıtlı olarak hedef alındığını ve öldürüldüğünü gösteriyor. Ekim 2025’te bir ateşkes ilan edilmiş olsa da, İsrail güçleri çocukları hedef almayı sürdürüyorlar.

Gazzeli çocukların ekim 2023’ten bu yana maruz bırakıldıkları kötülüklerin listesi uzun: Yaralanma, kitlesel travma, öksüz kalma, aileden ayrılma, engellilik, defalarca yerinden edilme, açlık, eğitim ve sağlık hizmetlerinin tümüyle çökertilmesi. Bütün bunlar Gazzeli çocuklar için çocukluk dönemini yok eden ve onları ömürleri boyunca etkileyecek etkenler.

Rapor, Filistinli çocukların hapishane ve gözaltı merkezlerinde işkenceye ve ağır kötü muameleye maruz bırakıldıklarını; nerede oldukları hakkında hiçbir bilgi verilmediğini de saptıyor. Ayrıca, çocuklara yapılanların işgal siyasetinin sistematik bir parçası olduğu belirtiliyor. İsrail güvenlik güçlerinin çocuklara yönelik tutumunun düşmanlık anlayışına dayandığı ve çocuklara karşı cinsel şiddetin bu bağlamda ortaya çıktığı da vurgulanıyor.

Basın toplantısında rapordaki bulguların sistematik bir siyaseti yansıttığı özellikle vurgulandı. Komisyon başkanı, “Çocukları hedef alarak İsrail, Filistin halkının var olma ve geleceğini belirleme kapasitesinin ta kendisine saldırmaktadır. Filistinli çocukların korunması, bakımı ve hayatta kalması, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkından ayrı düşünülemez,” diye konuştu.

Gazze’de sürmekte olan soykırım ve işgal altındaki topraklarda sürdürülen etnik temizlik gözler önünde. Filistinli çocukların hedef alındığı da çok açık. Tam da bu nedenle medyaya yönelik baskı artıyor. Araştırmacı gazetecilik ve kamu yararını gözeten habercilik, tüm dünyada iktidar sahipleri için tehlike demek. BM bünyesinde kurulan bağımsız araştırma komisyonları da büyük baskı altında çünkü bu birimler, BM organları aracılığıyla toplanan bilgileri de kullanarak kapsamlı raporlar hazırlıyorlar ve ortaya çok güçlü bulgular koyuyorlar.

Günümüzde bilgiye erişim kolaylaşmış gibi görünmesine karşın, aslında güdümlü haberler etkili oluyor. Yıllardır bağımsız medyaya, BM bünyesinde kurulan bağımsız araştırma komisyonlarına, her türlü bağımsız araştırma kuruluşlarına ve üniversitelere baskı sürekli artıyor. Günümüzde bağımsız gazetecilik, bağımsız araştırmacılık ve üniversitelerin can damarı akademik özgürlük çok daha önemli.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....

Reddetmek dünyayı kurtarabilir – Serdar M. Değirmencioğlu

15 Mayıs Uluslararası Vicdani Ret Günü dolayısıyla dünyanın birçok yerinde eylemler...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,912TakipçilerTakip Et
918AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Özkan Yıkıcı yazdı: Çerçeve yasası meclise gelirken

Sonuçta bilinmeyen ama üzerinden bol bol yorumlar yapılan yasa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Canlı yayın