iktibasSerdar M. DeğirmencioğluEmek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler. Gösteriler, Hessen başkenti Wiesbaden’de ve Bavyera’da Grafenwöhr’deydi. Bu iki konumun seçilmiş olması şaşırtıcı değil. ABD Avrupa ve Afrika Kara Kuvvetleri Komutanlığının merkezi olan büyük bir garnizon Wiesbaden’da. Grafenwöhr ise Bavyera’daki önemli bir ABD üssü.

Almanya, Avrupa’daki “savaşa hazır olma” kampanyasının, yani militarizm ve silahlanmanın merkezi sayılabilir. Tam da bu nedenle, Almanya’daki barışseverlerin örgütlenme çalışmaları ve gösterileri önemli. Barışseverler, ABD’nin nükleer silahları yenilemesi ve güçlendirmesi bağlamında gündeme gelen yeni orta menzilli füzelerin Almanya’da konuşlandırılmasına karşı güçlü bir tepki verdiler. Geçtiğimiz aylarda bu planların şimdilik rafa kaldırıldığı duyuruldu. 

Orta menzilli füzelerin saldırı amaçlı silahlar olduğu ve savaş riskini artırdığı çok iyi biliniyor. Almanya’da veya Avrupa’da herhangi bir yerde bulunan seyir füzelerinin aslında bulundukları yeri hedefe dönüştürdükleri de ortada. Her saldırı noktası, önleyici karşı saldırı riskini taşır. Sonuçta, “savunmayı güçlendirme” gerekçesiyle yerleştirilen bir füze, aslında tehlike yaratır. Bu nedenle, Almanya’daki barışseverler hedeflerinin orta menzilli füzelerin olmadığı bir Avrupa olduğunu söylüyorlar.

Barışseverler, orta menzilli füzelerin rafa kaldırılmasının geçici olabileceğini ve ABD başkanının sözüne güvenilemeyeceğini açıkça dile getiriyorlar. Diğer yandan Almanya’da ve Avrupa’da militarist siyasetçilerin, “Hızla kendi orta menzilli füzelerimizi geliştirelim,” çağrıları yapmaları tehlikenin hiç de geçici olmadığını gösteriyor.

Barışseverler Almanya’daki ABD askeri üslerinin ne gibi bir işlev gördüğünü biliyorlar ve bu üslere karşı olduklarını de dile getirmekten kaçınmıyorlar. Almanya, İran’a açılan savaşa katılmış değil ama ABD askeri üsleri bu savaşın bir parçası. Özellikle Ramstein Hava Üssü merkezi bir rol oynuyor. Wiesbaden ise Afrika ve Orta Doğu’ya yönelik planların karargahını barındırıyor.

Wiesbaden’da dile getirilen talepleri özetleyelim: ABD’nin orta menzilli füzeleri Almanya’ya yerleştirilmemelidir. Mainz-Kastel’deki ABD füze komuta merkezi kaldırılmalıdır. Avrupa’da orta menzilli füzeleri geliştirme projesi durdurulmalıdır. ABD’den Tomahawk füzeleri ve fırlatıcıları satın alınmamalıdır. Toplumun genel militarizasyonu ve zorunlu askerlik hizmetinin yeniden yürürlüğe girmesi durdurulmalıdır. Önemli sorunlar askeri değil, diplomatik yollarla çözülmelidir.

Almanya’da barışa sahip çıkanlar arasında sendikalar da yer alıyor. Sendikalar, refah devleti anlayışının militarizm ve silahlanma yarışıyla birlikte var olamayacağının farkındalar. Militarizmin sendikaların ve demokratik hakların da düşmanı olduğunu görebiliyorlar. Refah devletine yönelik saldırılar ve militarizm aslında aynı madalyonun iki yüzü; tepeden yürütülen sınıf mücadelesinin parçası.

Günümüzde sendikaların yalnız Almanya’da değil, dünyanın her yerinde barışa sahip çıkmaları büyük önem taşıyor. Halkın gereksinimlerini ciddiye almayan ve kamu yararına tümüyle aykırı siyaset yürütenlere karşı sendikal mücadele mutlaka barışa sahip çıkmayı gerektiriyor. Emekçilerin çıkarları her zamankinden daha fazla barışa bağlı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,896TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Canlı yayın