Kıbrıs iktibasNeşe YaşınEsas galip - Neşe Yaşın

Esas galip – Neşe Yaşın

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com
Kategori:

Her günün bir iç müziği var. Bazen sabitleyemezsin bu müziği, sesler birbirine karışır. İçinin gürültüsü başını ağrıtır, enerjini düşürür. Biraz öyle bir sabah bu benim için. Hafif bir fiziksel ağrının bir ruh ağrısına karıştığı bir sabah. Bu müziğe direniyorum, içimin yaylı sazları sevinçli tonlarla devreye girmeye çalışıyor. Ruhumu iyi tutmaya çalıştığımda fiziksel ağrı birden kendini anımsatıyor bana. Geçecek biliyorum ama zaman artık öylesine değerli ki benim için. Hayata akmak isterken önüme çıkan engeller kalbimi kırıyor en çok da. Her türlü deneyim, her duygu hayata dair; biliyorum bunu. Acılara talimli biriyim, her türlüsüne. Başkalarının acıları ile kıyaslandığında bu kırık ağrısının ne kadar önemsiz olduğunu da görüyorum ama olmasaymış keşke.

Her hatıra bellekteki benzer hatıraların kapısını çalıyor. Kaçmak istiyorum bunlardan, huzurlu bir maviliğe doğru açılmak istiyorum en çok da. İçimi müziğini başka müzikler dinleyerek değiştirmeye çalışıyorum ama kış güneşinde çiçek açmaya benziyor biraz da bu. Belki de hayat ne getirdiyse onu hakkıyla yaşamak en doğrusu, içinde ağlama arzusu varsa bastırmadan ağlamak yani.

Her şeye rağmen güzel bir sabah olabilir bu ve içinde sürprizler dolu bir güne neden kavuşmasın. İyi niyet, cesaret ve emek neler yaratmaz ki. Rüyalardan sıyrılıp yarı uyanık düşüncelere geçişimle başlar çoğu gün. Detayları pek hatırlamam ama bir duygu kalır geriye. Hafif bir melankoliyi yırtmaya çalışan bir yaşama sevinci galiba bu sabahki duygum. Uzun yıllar her sabaha şiir okuyarak başladım, hatta şiir çevirdim bir süre. Bu rutinimi değiştirdim sonra bazı nedenlerle. Belki yeniden başlamalıyım.

Aklımı bulandıran önünde saplanıp kaldığım ekran, gün boyu izlediğim politik yorumcular aslında. Duygularım oradan oraya savruluyor. Bu kadarı da olmaz diye mırıldanıyorum, kalbim acıyor, şaha kalkmış kötülük içimi bulandırıyor. Araya arkadaş gruplarından WhatsApp mesajları giriyor, bir son dakika haberi dikkatimi başka yöne çeviriyor. Her gün bir iki ölüm haberi düşüyor ekranıma. En çok rahatlatan ağaçlarla, çiçeklerle iç içe bir yürüyüş, bazen dert dinleme seanslarına dönüşse de arkadaşlarla buluşmalar.

Dünyada kaybolmuşluk hali insanın bir hedefinin olmaması kadar hedefin heyecan ve anlamını yitirmesi ile de ilgili. O yüzden bir şeye saplanıp kalmamalı. Belki de çoklu hedefleri olmalı insanın ve yolun götürdüğü yerde hedef değiştirebilmeli. Gitmek istediğin köyün yolunu karıştırmışken rastlantı sonucu karşına çıkan köy daha heyecan vericidir kimi zaman. Bazı insanlar o ilk hedefe saplanıp kalıyorlar nedense. Mutluluk planlı biçimde ilerlenen bir projeden çok yürüyüşte gizli sürprizlerde; unutmamalı bunu.

Hayatın her anını layıkıyla yaşamayı hedefleyebilir mi insan diye düşündüm az önce. Kendine, başkalarına özen göstererek, her küçük ayrıntıya dikkat kesilip varoluş anlarını ne getirirlerse getirsinler dönüşümü de içinde taşıyan bir kabule dönüştürerek. Bazen insanın içi her şeyi unutturan bir şiddetle acır ve sadece bir çığlık kalır geriye. Çığlık dinince sersemletici bir sakinlik doğar yine de. Kaybın yasına hala var olanların şükranı ve yeniden bulunabileceklerin heyecanı eşlik edebilir. Huzursuzluk içerde kaynayan kıskançlık, ret, nefret, hor görme, inkâr gibi duygularla ilgilidir en çok da. Dünyadaki iyilere yaslanmak, kötülüğe karşı onlarla dayanışma içinde olmaktır yapılabilecek en iyi şey.

Pek çok farklı hayatın temaşası içinde kendini var etmeye çalışmak günümüzü özetleyen durum. Görünmezlik, dikkate alınmamak, varlık gösterememek acı veren şeyler elbet ama görünürlük için yapılan da bir zavallılık teşhirine dönüşüyor kimi zaman. Görünürlük para ve ünle bağ kurduğunda ve bu başarı ölçütü haline geldiğinde doğuyor sorun.

Gerçekten kalbe dokunan, hayatı, insanı, hayvanı, doğayı iyileştiren şeyler yapmak dururken kabul görmek için kendinden bir şarlatan yaratanlar var ne yazık ki.

Hayat ne getirirse getirsin bizim hikayemiz ona cesaret ve onurla direnen biri olmakla ilgili olmalı. Bunun için de hep baki kalmalı içimizdeki çocuksu masumiyet. Kötülük ve acımasızlıkla özdeşleşen güç ve başarının kâğıttan kaplan olduğunu bilmeliyiz öncelikle. İyiler hep kaybediyor gibi görünebilir şimdilerde ama oyun sürüyor ve yenilgilerde dahi esas galibi kim olduğu tartışmalıdır çoğu zaman.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Kıbrıs’ın bütün umutsuzları birleşiniz! – Neşe Yaşın

Biz ve onlar ikilemi sonsuza kadar sürecek bir çözümsüzlük...

Zor zamanlar baladı – Neşe Yaşın

Birgün köye bir yabancı gelir ve o günden sonra...

Sahnede ışıyan iyilik: Ada oyunu – Neşe Yaşın

Bir dönemde marjinal olan dudak uçuklatan sözler ve davranışlar...

Yankı odaları – Neşe Yaşın

Kendi yankı odamda, kendi küçük ve güvenli baloncuğumda yaşadığımı...
4,498BeğenenlerBeğen
1,572TakipçilerTakip Et
3,954TakipçilerTakip Et
856AboneAbone Ol

Son eklenenler

Gözde Bedeloğlu yazdı: Medeni Kanun’un parça parça tasfiyesi

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) uzun süredir dikkat çektiği ‘Medeni Kanun’un...

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Kavel Alpaslan yazdı: Maç sonu yeşeren dünya: İşçilerin Dünya Kupası

İtalya’nın başkenti Roma’daki Flaminio Stadyumunun yerinde bir zamanlar ‘Ulusal...

Fehim Taştekin yazdı: Lübnan’ın yeşil yolu: Düşmanın kollarında intihar

İran, ABD’yle olası anlaşmanın ilk maddesine “Lübnan dahil tüm...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Yeni düzenin yükselmesi Küba’dan geçiyor

Filistin’de soykırım, Lübnan’da işgal ve etnik temizlik; İran’a karşı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Birkaç denemeli Kazakistan makalesi

Kazakistan'la ilgili birkaç defa yazı yazmaya çalıştım. Yazıyı gönderdim...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Adil bir dünya mümkün

Ülkenin ve dünyanın gündemi ister istemez hep iç karartıcı...

Canlı yayın