yazılarKıbrıs iktibasPanayotis Mavros yazdı: Bu Adada Yalnız Yaşamıyoruz

Panayotis Mavros yazdı: Bu Adada Yalnız Yaşamıyoruz

Orjinal yazının kaynağıpolitis.com.cy
alıntı yapılan kaynaktr.news.rik.cy

Sevgili dostum Mihalis Stavru, pazar günü Politis gazetesinin “İkinci Sayfa” köşesinde, burada Kıbrıs’ta yüzde 20’lik bir toplumun da yaşadığını hiçbir zaman dikkate almayan ve yalnızca bir Kıbrıs Rum devleti hayali kuranlara bilgelik gerektiren bir mesaj verdi.

Aradan 52 yıl geçmesine rağmen, hâlâ yeniden birleşmeye karşı adeta alerji duyanlar, küçük bir Kıbrıs Rum devletiyle yetinmeyi tercih ediyor.

Mihalis onlara yüksek sesle şunu hatırlatıyor:

“Bu adada yalnız yaşamıyoruz. Yarın sabah mükemmel bir anlaşmaya ulaşsak bile, bu anlaşmayı yaşayacak insanların birbirine güvenmediği bir ortamda bunun gerçekten işleyeceğine kim inanabilir?”

Kıbrıs sorununun çözümü yalnızca müzakere masalarından çıkmayacak. Çözüm, iki toplumun birbirini tehdit olarak görmekten vazgeçip birbirine yurttaş gözüyle bakmaya başlamasıyla gelecek.

Ne yazık ki, dönemsel bir sessizliğe sığınarak kendi içimize kapandık. Kıbrıs Türk toplumu ile yakınlaşmak ve birbirimize güvenmeyi öğrenmek için yeterince çaba göstermedik.

Elbette birçok köşe yazarı, iki toplumu birbirine yaklaştıracak Güven Yaratıcı Önlemler önerdi. Ancak hiçbir sonuç alınamadı.

Bugün, daha önce kaleme aldığım bazı yazılardan küçük bölümler aktararak, sevgili Mihalis’ten aldığım başlığı yeniden hatırlatmak istiyorum.

Eğitim yoluyla

Eğitim alanında bir Güven Yaratıcı Önlem fark yaratabilir

İki toplum arasında yeniden yakınlaşmanın en etkili yollarından biri, yabancı dil öğretmenlerinin karşılıklı değişimi olabilir.

Böyle bir adım, sınıflarda aile sıcaklığını taşıyan bir ortam yaratabilir. Halkların aslında birbirlerinden kopmalarını gerektirecek hiçbir şey olmadığı mesajını verebilir.

Eğitim yoluyla yeniden birleşme mücadelesi

Müzakerelerin uzun süreceği kesin. Bu nedenle biz de yeniden birleşme mücadelesi için birçok alanda hazırlıklı olmalıyız. Bu alanlardan biri eğitim. Çünkü okul, bu mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Ne yazık ki okul duvarları içinde, yıllar boyunca ülkenin yeniden birleşmesi için önemli bir çalışma yapılmadı.

Bu durum çok üzücü. Çünkü çok az sayıda okul, ülkemizin yeniden birleşmesi hedefinin hayata geçirilmesi için çaba gösterdi. Bu okulların idarecileri, müdür yardımcıları ve öğretmenlerden oluşan ekipler, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için Kıbrıs Türk toplumu ile uzlaşı, barışma ve iş birliği kültürü oluşturmak adına gerçekten büyük zorluklardan geçerek mücadele verdi.

Bu nedenle bu okullar, yeniden birleşme yolunda henüz adım atmayan diğer okullar için birer ışık ve yol gösterici konumundadır.

İşte bu nedenle Kıbrıs Türk toplumu ile daha planlı ve daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç duyuyoruz. Dünyaya, birbirimizle karşılıklı anlayış içinde konuşmamıza ve bir arada yaşamamıza izin verildiğinde birlikte yaşamanın mümkün olduğunu göstermeliyiz. Hedefimiz, her iki toplum için de adil ve sürdürülebilir bir çözüm olmalıdır.

İletişim aracı olarak Dil

1996 yılında yayımlanan “English FL: Modus Operandi, Bilingual Education Modus Vivendi” adlı kitabımda — kısmen doktora tezime dayanan bir çalışmaydı — iki toplumun eğitim sistemlerine iki dilli eğitimin dâhil edilmesini önermiştim. Burada söz konusu olan, haftanın belirli günlerinde yabancı dil dersi verilmesi değil. İki dilli eğitim bundan çok daha kapsamlı bir yaklaşımdır. Önerdiğim modelde ilk aşamada İngilizce ortak iletişim dili olarak kullanılacaktı. Yani Türkçe-İngilizce ve Yunanca-İngilizce eğitim yoluyla İngilizcenin ortak bir dil haline gelmesi.

İki dilli eğitimin Kıbrıs sorununun çözümü açısından son derece önemli olduğuna tamamen inanıyorum. Çünkü böyle bir eğitim modeli, adanın iki toplumunun birbirine yaklaşmasını, birbirini tanımasını ve birlikte yaşama kültürü oluşturmasını gerektiriyor.

Ne yazık ki, biz yeniden birleşme yolunda küçük de olsa bir katkı sunmaya çalışırken tek başarabildiğimiz sesimizin “çölde yankılanmaktan öteye gidememesi” oldu.

Ama biz yeniden birleşme mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Bunu en azından büyük Kıbrıslı Türk gazeteci Sevgül’ü onurlandırmak için yapacağız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
942AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fikret Başkaya yazdı: Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Canlı yayın