Kıbrıs iktibasNeşe YaşınZor zamanlar baladı - Neşe Yaşın

Zor zamanlar baladı – Neşe Yaşın

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com
Kategori:

Birgün köye bir yabancı gelir ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Başka bir hikâye yazılır, kader farklılaşır. Bu klişe artık o kadar da geçerli değil. Kapalı hayatlar dönemine ait bir klişe çünkü bu. Artık o yabancı, bir ekran üzerinden de girebiliyor köye. Rutini kıran, hayatı değiştirip altüst eden gelişmelerle çok daha ilgiliyim son günlerde. Kişisel bir nedenle. Artık bu kadarı da olmaz burcundayım aslına bakılırsa. Zincirleme aksilikler dönemimi bir omuz kırığı ile tamamlamış durumdayım. Az önce bir arkadaşımdan ‘ Sana nazar değiyor’ mesajı aldım. Bence yeter artık.’ Şaka mısın sen’ filan yazmalıydı. Bu Deja Vu içinde debeleniyorum günlerdir İstanbul’da. Müstahakımdır diyeceğim ama rahatsızlık verdiğim çevremdeki insanlar için ne demeli? Bunları yazmasam mı diye düşündüm ama kafamın merkezinde duranı itip başka bir konuya dalmak içtensizlik gibi geldi. Bir sedye üzerinde ağrılar içinde kıvranırken birden başka bir gerçekliğe geçiyor insan. Hayatın acı sürprizlerine dair buruk farkındalık, sağlık sistemi için hayıflanma, sayısız kaygı, suçluluk duygusu, aksayan ve aksayacak programlara dair iç sızıları filan ince sızıntılar halinde geliyor o an. Sonrası zaten epey tanıdık. Rehin alınmış bu zaman dilimi atlatılmak zorunda. Türlü türlü zorlukla hem de. Zorluklar karşısında sayısız savunma mekanizmam vardır benim. Yenik düşmemeye çalışırım bir biçimde. Bazı çaresizlikler engellenemez ama. Sonuçta özgürlüğün önündeki her engel can sıkıcı. Bunları yazıyorum çünkü aynı deneyimleri yaşayanlara iyi geliyor. Böyle dönüşler alıyorum ve bazı okurların içindekini dillendirdiğim için mutlu oluyorum. Benimki sınırı aşmış durumda ama. Telefonla temas kurulan bir aile dostu doktor. “Yaramaz çocuk gibi” dedi. Bir arkadaş evinde havaalanına gitmek için hazırlanırken arada yazımı halledeyim dedim. Başka bir şey yazmayı planlıyordum bu hafta ama bunlar çıktı.

Havaalanına giderken evden erken çık, arabanın lastiği filan patlayabilir klişesi vardır ya, bu yolculuk onunla başlamıştı zaten. Sonrasında da saçma sapan başka aksilikler. İşaretler gizliymiş zaten üstümde dolanan kara bulutlarda. Böylesi durumlar için avuntular bulmuş insanlık. Bir şey kırılınca şans getirir demek biraz da bu nedenle. Kaza olunca da aslında daha kötü bir şey olacakmış bu önünü kesmiş derler. Bir de pek çok şey yolunda gidiyorken nedense bir aksaklık bozuyor denklemi. Bu kadar iyi noktada olmayı hak etmediğimin bilinç altı saldırısı belki de bu.

Belleğim fena halde devreye giriyor bugünlerde. Deneyimin tatsızlığını iyi biliyorum çünkü. Hayat böyle bir şey sonuçta. Sayısız hikâye arasından payımıza düşen bir hikâyesi var her birimizin. Bazı hikayelerle kıyaslanınca bizimki güllük gülistanlık geliyor. Bununla avunmalı.

İlk aksiliğin oluşturduğu beyin sisiymiş zincirleme aksiliklerin yolunu açan. Başkalarından da dinliyorum bunu. Zincirden çıkmak için moralimizi iyi tutmak, iyiliklere tutunmak önemli bu yüzden. Başka bir aşamaya da geçiliyor bir gün sonuçta.

Bahar için öylesine sevinçliydim ki son günlerde. Sayısız plan yapmıştım bununla ilgili. Bahar orada ama… Sadece kırık bir sonbahar dalıyım ben onca çiçek arasında. Yine de güzel işte çiçeklerle çevrelenmiş olmak. Sevinç duyacak çok şey var. Erkenden iyileşmeye çalışmak en iyisi.

Bu hafta bunları yazabildim ancak. Korkutucu dünya ve ülke gündemi içinde önemsiz ve hafif kalan kendi gündemim bu. İnsanın kalbini ağırlaştıran şeyler biraz da bu beyin sisine katkı koyan. Onca kötü haberin ortasında denge tutturmak pek de kolay değil.

En önemlisi moral ve yaşama sevincini bırakmamak, geçmiş deneyimlerimden biliyorum bunu. Bir yerde seni bekleyen çiçekli bahçeler vardır her zaman. Onca sevgisizlik, hodkamlık arasında senin için çarpan güzel yürekler içine su serper. Ağrılar izin verdikçe bunlara tutunacağım bu günlerde. Verdiğim geçici rahatsızlık nedeniyle özür diliyorum sevgili arkadaşlarım. Bunu da atlatacağız. Zorluklar güzel günlerin, dayanışmanın değerini daha iyi anlamak için değil mi biraz da?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Neşe Yaşın yazdı: Ver elini Eylül

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Neşe Yaşın yazdı: Barışın Vakanüvistine Veda

İstanbul’da acı içinde Sevgül’ün cenazesini izlerken bunu bir kez...

Neşe Yaşın yazdı: Bir gün iyilik kazanacak

Hayretler içinde kalıp müdahale edemediğimiz pek çok baskıcı durumla...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Özkan Yıkıcı yazdı: Seçim süreçlerindeki ekonomik kullanım

Gerek K. Kıbrıs gerek ise Türkiye seçim süreçlerine şöyle...

Canlı yayın