iktibasSerdar M. DeğirmencioğluSerdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Cuma günü başta Roma, Milano, Torino, Bologna, Napoli ve Cenova olmak üzere İtalya’daki büyük kentlerde sokaklar “hayır!” sesleriyle yankılandı. Sokaklara çıkan işçiler, emekliler, öğrenciler, insan hakları savunucuları ve barışseverler geçim sıkıntısına ve askeri harcamalara karşı seslerini yükselttiler. Göstericiler, artan pahalılık karşısında her geçen gün eriyen düşük ücretlerle yaşamak zorunda bırakılan halkın kamu kaynaklarının silahlanmaya harcanmasına sessiz kalamayacağını tüm İtalya’ya duyurdular.

Başkent Roma’da yaklaşık 100 bin kişinin sokaklara çıktığı, Torino’da 50, Napoli’de 20 ve Milano’da 10 bin kişinin eylemlere katıldığı bildiriliyor. Kitlesel katılımla büyük ses getiren gösteriler ve ülke çapında gerçekleştirilen 24 saatlik büyük genel grev, Unione Sindacale di Base (USB) öncülüğünde gerçekleştirildi. Cenova, Trieste, Livorno, Ravenna, Civitavecchia ve La Spezia gibi önemli liman kentlerinde liman işçileri, silah sevkiyatlarını durdurmak amacıyla eylemler yaptılar.

Başkent Roma’da göstericiler toplumun gereksinimlerine ayrılması gereken kaynakların devasa askeri harcamalara aktarılmasına karşı çıktılar. “Savaşa değil, okullara bütçe” yazılı pankartlar taşıyan öğrenciler ve akademisyenler, hükümetin önceliklerini sert bir dille eleştirdiler. Hükümetin militarist siyasi çizgisine yönelik tepkilerin dile getirildiği konuşmalarda, gençlerin savaşın içine çekilmesine karşı çıkıldı.

İtalya, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de nükleer silahlarla dolu. Aşırı sağcı hükümetin izlediği militarist çizgi, sürekli silahlanmanın topluma dayatılmasını sağlıyor. Tam da bu nedenle, İtalya’daki savaş ve şiddet karşıtları bir süredir farklı bir kampanya yürütüyorlar. “Başka Bir Savunma Mümkün” kampanyası, İtalya’nın Avrupa çapındaki silahlanma furyasından koparılması için parlamentoyu eyleme geçmeye zorlamayı hedefliyor. Silah ve şiddetten arındırılmış bir Sivil Savunma Dairesinin kurulmasını öngören tasarının parlamentoda tartışılmasını sağlamak kolay değil. Bir tasarının parlamento gündemine girebilmesi için 50 bin imza gerekiyor. Kampanyanın ilk aşamasında 50 bin imzanın toplanması başarıldı. Gerekli sayıya ulaşılmış olması, toplumdan yükselen barış çağrılarının ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.

Büyük medya kuruluşlarının “Başka Bir Savunma Mümkün” kampanyasını ciddiye aldıkları söylenemez. Tam da bu nedenle kampanyaya emek verenlerin söylediklerine kulak vermek önem taşıyor. Kampanyanın koordinatörü Mao Valpiana, gelinen noktada hedefin, “alternatif bir savunma biçimi fikrini siyasi gündeme ve ulusal tartışmanın merkezine sağlam bir şekilde yerleştirmek ve kamu kaynaklarını savaşa hazırlıktan barışın inşasına yönlendirmek” olduğunu vurguluyor.

Sbilanciamoci! (Biraz Çılgınlık Yapalım!) Eş Sözcüsü Giulio Marcon ise varılan noktayı şöyle özetliyor: “Son aylarda medyanın bu girişim hakkında sessiz kalmasına rağmen, silahsız savunma için 50 bin imzaya ulaşmak büyük bir başarıdır. Bu, ülkemizde savaşa ve askeri harcamalara karşı yaygın bir muhalefet olduğunu göstermektedir. Artık parlamentodan silahlanma yerine, tasarıyı tartışmasını ve vatandaşların dile getirdiği talebe yanıt vermesini bekliyoruz: Talebimiz, barışın inşasına katkıda bulunacak silahsız bir savunma biçimi.”

Barış ve Silahsızlanma Ağı Koordinatörü Alfio Nicotra’nın sözleriyle bitirelim: “Militarizm ne çatışmaları çözebiliyor ne de halklara güvenlik sağlayabiliyor.” Militarizm açmazın ta kendisi. Silahlanmanın “tek çözüm olarak yeniden dayatıldığı bir dönemde”, bu dayatmaya “hayır!” demek çok önemli. 

İtalya’dan yükselen “hayır!” sesleri çok iyi bildiğimiz bir gerçeği yansıtıyor: Militarizm tüm insanlığın baş düşmanıdır. Silahlanmaya harcanan her kuruş, insanlığın sonu için bir katkı demektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,270AboneAbone Ol

Son eklenenler

Nevzat Hami yazdı: İki Nene, İki Kitap, Bir Sofra

Bir sofranın etrafında toplanan insanlar yalnızca yemek mi yer?...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Redif Nurel ve “Dreams come true in Northern Cyprus!”

Rumun bayra'ını sallayacaglarsa Rum tarafı o tarafdadır. Ezan sesine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Canlı yayın