yaklaşımlarÖzkan YıkıcıNamibya’da soykırım belgelendi – Özkan Yıkıcı

Namibya’da soykırım belgelendi – Özkan Yıkıcı

Hafta sonuna doğru önemli bir haber geldi. Pekerin videyoları tartışırken, zamlar düzenleme şekliyle yapılırken, Türkiyede açık tehtitle Erdoğan konuşurken, Ortadoğu kayganlığı devam ederken, dövizler ateşleniğp havalanmayı hızlandırırken, onca haber dalgasında anlamı önemli bilgi de Namibyadan önemli tarihi konu da gündeme eklendi. Almanya, resmen Namibyadaki yaptığı katliyamın ismini Soykırım olarak kabulendi.. Bu tarihi çok yönlü deyerlendirilmesi gereken gelişmedir.

Namibya, aslında bizim kuşak için yabancı bir simge deyildir. Fakat, günümüzde soracak olursanız, bu ülke konusunda,hem de tarihi bazı can alıcı dönemlerini bilecek pek birine de raslamazsınız. Hele de Afrika genel anlayışla görmeme duruşu oldukça yaygındır. Son olarak Namibya ise dünyaya yeni bir ilkler derecesindeki anlaşmaya tarihe yazıldı. Elbet, soykırımı kabullenen Almanyanın tutumu da birlikte düşünülmelidir. Bir anlamda, geçmişle doğru yüzleşmek, yaşananları doğru yerine koymak adına bu gelişme önemlidir. Üstelik, böylelikle bazı ilklerin de ilk metni haline gelindi.

Aslında soykırım da genelin önemli tartışılan kuramsalığı vardır. Çoğu bu tip kavram, ikinci paylaşım sonrası oluşan yıkım üzerinden biçimlendirilip kabullendirildi. Bu nedenle çoğunda tartışmalı kural çoktur. Özellikle güçlü kapitalist ülkeler hem kararları savunurken, içerikleri boşaltılarak da daraltılma ve belirsizlikle de anlamsızlaştırmayı başarılıyuordu. Bir anlamda tıpkı soykırım ve insan hakları belgelerinde olduğu gibi onca yetersizliklere karşın, belgenin oluşu ile ilkelerin konulması da önemli sayıldır. Soykırım bu nedenle kabuledirirken dahi bazı anlaşılmazlıklar la doldurulup daraltılarak kısırlaştırılmasına karşın yine de önemli ortak adım olarak kabullenildi. Hele de tarihle yüzleşme adına önemli belgedir. Ama, daha ö dönemden yetersiz görülen anlaşmalar, şimdilerde bu daha iyi anlaşılmaktadır. Özellikle bireyselleştirme veya devletleri deyil kişilere indirgenen suçlama şekileri, yine de özde devleti dıştalayarak koruması da dikaten kaçılmıyor.

Namibyadaki soykırım Almanya tarafından resmen kabulendi. Olayın önemli yönü, Yirminciyüzyıl başında gerçekleşmesi zamanının da olmasıdır. Genelde kabul edilen ikinci dünya savaşı sonrası denilse de eylemin yapılma tarihiyle Namibya olayı önemli ilklerden birisidir. Alman işkali altında Harariler ve Manilerin katledilmesi artık Soykırım olarak kabulendi. İnsanların kendilerine karşın uygulanan başta hayvan yerlerinin tahribatıyla başlayan isyan sonrası oluşan katliyam, tarihte soykırım olarak anılacaktır. Namibya böylelikle tarihe önemli sayfasının da yazılımını gerçekleştirdi. Ayrıca, Almanya katledilen halk guruplarına, yatırım ve yardım adıyla da zorlayıcı olmasa da tazminat da ödemeyi kabulendi. VBuda önemli bir gelişme.

Namibyayı bizim kuşak gayet iyi bilenleriyle de öğrtiliyordu. Sömürgeciliğe ve ilhaka karşı mücadelesiyle ünlüydü. Emperyalistlere göre Güney Batı afrika ülkesi olan Namibya, önce Almanyanın işkaline uğradı. Direndi. Birinci paylaşım sonrası ise kısa zaman içinde Güney Afrika tarafından işkal edilip ilhaklaştırıldı. Miletler cemiyeti Namibya günü ilaan etti. Böylesi tarih gidrek direnişlerle sürdü. Sivapo örgütüyle mücadele sürdü.Yetmişlerde ulusal kurtuluş savaşlarında Namibya hep inceleniyordu. Mücadeleler sonrası Güney Afrikada ırkçılık rejimi yılkılırken, Namibya da bağımsız hale geliyordu. Ama, şu kural hemen konuldu: sürekli başkan seçimesi engelenildi.

Dünya apolitikleştikçe bu tip örnekleri de unutuverdi. Nükler hikayelerindeki karşı çıkışlarla Namibya yoluna devam ediyordu. Ama, Yirminciyüüzyıl başlındaki Alman katliyamlarıyla hep uğraşıyorddu. 6 yıl önce Almanya ile görüşmelere başlandı. Almanlar da bu konuda sert direnişte deyildi. Bir anlamda işkalin, soykırımın yüzleşmesine yaklaşmaya başladılar. Sonuçtaa birkaç gün önce de anlaştılar. Yüzleşme ve gerçeklerle karşılaaşma adına önemli örnektir. Gerçeklerin mutlaka birgün ortaya çıkma gibi önemi de yeniden kanıtlanmaktadır. Afrika ülkesi olmasına, konunun daraltılmasına karşın Namibya yeniden bu dar kkoşulla kendini öne çıkardı. Yeter ki direnç ile yüzleşmenin buluşma noktası da düşünülsün. Sanırım, birçok benzer konu vardır. Hukuk uygulama ile yaşanmışlık çelişkisine dahi sarılıp yok saydırtma düşünceleri de vardır. Deyişmeyen sonuç, gerçeklerin yeniden gerçek olmasıdır. Namipyyalıların bu direnişini saygıyla karşılamamız gerekir. Bir halkı, yok etmek, baskıyla, sürgünle yerinden kopartmanın siyasal anlamlarından biri olaan soykırım, bu defa Namibya ile yeni örneklem olarak Almanyanın da kabuluyla tarihe yazıldı. Karşıta kolayca damgalattırılan, kendi yaptığını görmezden gelinen kirli kötü içerikli soykırım, yüzleşerek ancak yanlışlığının düşünsel anlaşılmasıyla ancak gerileme olasılığı vardır. Namibya bunu başardı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın