yaklaşımlarÖzkan YıkıcıMisillemelerden iki yüzlülüğe Ortadoğu - Özkan Yıkıcı

Misillemelerden iki yüzlülüğe Ortadoğu – Özkan Yıkıcı

Son dönemde Doğu Akdenizden Güney Kafkaslara varan coğrafyada karşılıklı msilemeler yaşanıyor. Krizlerle sıcak savaş arasında kontrolü oyun tuturulmaya çalışılınıyor. Daha da üst seviyeye hem çıkmama hem de karşılıklı misillemeler artık giderek yoğunlaştı. Uzaktaki Amerikadan tutun, bölgesel ülkeler ve daha alt düzeyi örgütler karmaşasında birordan bir burdan misilleme gelmeye devam ediyor. Giderek karşılıklı suikast ve füze yaydırılmadan devletler aerası sınırları içeren niteliğe doğru tırmanma da oluyor. Ama olaylar geniş coğrafyada yayılırken, öte yandan da iki yüzlü algıyla tırmandırmama çabaları önerilmektedir. Hele takınılan tutumlar resmen utanmazlığın da ötesindedir.***

Son günlerde işler daha bir fay hat sarsıntısı şekline geldi. Artık karşılıklı değil devletler düzeyine çıkarılan hamlelere tanık oluyoruz. En son dün akşam İsrail iranın isvahan kentine füzeler veya dronlar gönderdi. Şimdiye dek gelen bilgiler pek de zarar olmadığıdır. Fakat, bilgi yerine daha ilk haber duyulduğu anda algı probaganda mücadelesinin öne çıkarıldığı da görülüyor. Tehlikeli olan, kamuoyları giderek karşılıklı misillemelerin devlet düzeylerine dek gelmelerine gidrek alışıp olmazsa olmaz hale gelmesidir. Daha rezaleti dwe şu: yapılan eyleme değil de yapana göre tavır konularak tarafcılıkla ilgili kesim lehine oyunun sergilenmesidir.

İrana karşı İsrail hamlesi başlamadan önce, başta herkesin bolca övdüğü AB ve Amerika irana karşı yeni anbargo kararları açıklıyordu. Olay, israile karşı hem de önceden haber verilerek yapılan saldırılardı. Zarar olmayıp tam aksine neden de israilin iranın Şam konsoloğunu vurup bazı generaleri öldürmesi karşılığı idi. Ama hemen batı ekseni hemen irana daha da anbargo diyordu. Yetmiyordu, israilin saldırı yapmasını savunurken, sıkılmadan da üst derecede olmaması tasfiyesi ediliyordu. Ne paradokstur ki İsrail hep saldırıyor. Hele Gazze katliyamı artık yarım yılı çoktan geçti. Hala yıkımlar ve katliyamlar sürüyor. Ne kınayan, nede anbargo falan vardı. Tam aksine destekleniyordu. Yetinilmiyordu: silah yardımı ve karşıtlara da tehtit yağdırılıyordu. Ama zarar vermeğen iran saldırısına ise hemen anbargo uygulama işlemi başlatılıyordu.

İsrail adeta sistemin turunsolu roluna devam ediyordu. Saldırıyor, cinayet işliyor ve Gazze de artık imkar edilmez düzeyde soykırım yapıyordu. Brakın kınanmayı, resmen destek veriyordu. Fakat, uğradığı saldırılara karşın üstelik konsolosluğu da bombalanıp önemli generaleri öldürülen iranın zarar vermeyen saldırısına karşın anbargo uyguluyordu.

Ayni turunsol Türiye cepesinde de vardı. Özellikle durmadan Filistin hamasiliği ve tek destekleyen lafları dilden çıkarken, ticari ilişkilerde Jet yakıtının da Türkiyeden israile gitme gerçeği dikate aldırtılmaya çalışılınıyordu. İsrail iki yüzlü politiğin merkezinde tuturonsoldu. Tabi yine İsrail vuruyor. Üstelik sadece son irana karşı değil Suriyeye de roketlerle önemli bazı yerleri vurmaya çalıştı. Ama kazara Suriye israile bir füze gönderse, hemen batılı medya ve politikacıları ayağa kalkıp “israilin güvenliği, meşru savunma ve saldırma” algıları ponpalanacaktı. Tıpkı iraranda olduğu gibi çünkü emperyalist siyasetde iran şer İsrail ise korunması gereken güvenlik şemsiyesiydi. Taşlar bunun üzerinden oluşturuluyor.***

Tekrar başa dönelim: İsrail irana saldırdı. Bilgi az ama algı operasyon probagandaso yoğun. Belli ki istenilen sonuç alınmadı. Ama arada sorular devamediyor. İsrailden kalkmayan füze veya ihalar, nerden atıldı. Komşu ülkeler mi yoksa iran içlerindenmi.. yalnız arada unutulan gerçekler var: Azerbeycanda İsrail askeri üstü var. tam da iranın dibinde. Daha önce iran ve ırakta yapılan bazı suikastlerin ve füze vuruşlarının bu üsten olduğu öngörüleri yaygındı. Fakat, batı eksenli esir olmamız ve iranın da konuyu Azerbeycan noktasına taşımak istememesi de orada durulmayı yaptı. Şimdi madem irana karşı hareket oldu, bunun yapıldığı merkez de var. Azerbeycan doğrusu benim aklıma geliyor. Üstelik iran Azerbeycan ekseniyle iranın Kuzeyini ayırıp iranı parçalama planı da ikibinlerde arada bilgi olarak dolaşıma girdiydi.

Misillemeler devam edecek. Amerikanın nereye kadar tutumu da belirli olacak. Yine öğrendiğimize göre kamuoyu dikkatli probaganda sonucu da hem sınırlı olma hem de önceden haber verme gibi esrumanlar da işliyor. Tıpkı iranın israile gönderiler yapmadan ön ce Amerika ve komşularına haber vermesi gibi. Şimdi esas konu şu: İsrail her tarafa saldırıyor. Genişleme politikası yanında Metanyahu da iktidarda kalmak için kriz ve çatışma koşullarının sürekliliği önemlidir. Ne gariptir ki, irana karşı saldırı düzenlenmesine İsrail kamuoyunun Y.72 olmasına rağmen İsrail yine de saldırdı.

Tüm bunlar, sonuçta ortadoğuda geniş coğrafyada misillemeler devam edeceği kesin. Sıcak savaşla gelip gitmeler de olacak. Filistin konusu ise yeniden günceleşmeye adaydır. Fakat, Filistinin adı yönetim olan eliti etrafta yok. Haması ise kimse siyasal temsilci almak istemiyor. Genel politika ise belli ki irana merkezileşiyor. Ama Amerikada da seçimler var. toplamda bunlar karmakarşık olan yörede yeni oluşumlar ve krizlerin de aday olduğu kesin. Bilgiden çok de probaganda algılarla donanacağımız kesim. Tabi ki Kırısın üstleri de emperyalist oyunda yerini alacağı da kaçınılmazdır. Son iran dronlarını vurukendeki gerçek gibi. Onun  için  önce uyanık olmamız ve savaşa karşı çıkmamız kaçınılmaz haldedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,939TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın