yaklaşımlarÇağla ElektrikçiMilitarizm ve çevresel yıkım: toprağın da vicdanı var – Çağla Elektrikçi

Militarizm ve çevresel yıkım: toprağın da vicdanı var – Çağla Elektrikçi

Militarizm, yalnızca insan yaşamını değil, ekosistemleri de hedef alır:

– Askeri tatbikat alanları, maden çıkarımı ve sınır güvenliği adına yapılan inşaatlar, doğal yaşam alanlarını tahrip eder.

– Savaşlar, su kaynaklarının kirlenmesine, tarım alanlarının mayınlanmasına ve iklim krizinin derinleşmesine neden olur.

– Vicdani red, bu bağlamda yalnızca bir insan hakkı değil; ekolojik bir sorumluluktur.

Zorunlu askerlik, bireylerin psikolojik bütünlüğünü tehdit eder:

– Travma, itaat kültürü ve bastırılmış duygular, askerlik sonrası yaşamda kalıcı izler bırakır.

– Çevre psikolojisi perspektifinden bakıldığında, militarist ortamlar bireyin aidiyet, güvenlik ve özerklik duygularını zedeler.

– Vicdani red, bu anlamda bir psikolojik iyileşme ve öz-bütünlük arayışıdır.

“Askerlik Erkekliğin Şartı mı?”

Türkiye ve MENA bölgesinde askerlik, erkekliğin bir tür “geçiş ritüeli” olarak kodlanır:

– “Askerliğini yapmamış erkek, adam değildir” söylemi, hegemonik erkeklik anlayışını pekiştirir.

– Bu anlayış, erkekleri duygularını bastırmaya, itaat etmeye ve şiddeti içselleştirmeye zorlar.

– Vicdani red, bu kalıba karşı bir “erkeklikten çıkış” pratiği olarak da okunabilir.

Feminizm ve Anti-Militarizm: Barışın Cinsiyeti

Feminist hareketler, militarizmin yalnızca kadınlara değil, tüm topluma zarar verdiğini savunur:

– Silahlanma, ataerkinin kurumsallaşmış hali olarak görülür.

– Feminist teori, militarizmi erkek egemenliğinin bir aracı olarak tanımlar; bu nedenle anti-militaristtir.

– Vicdani red, feminist mücadeleyle kesiştiğinde, hem bireysel özgürlük hem de toplumsal dönüşüm için güçlü bir araç haline gelir.

Hasan Rahvancıoğlu’nun Davası: Kıbrıs’ta Erkekliğe ve Militarizme Karşı Bir Vicdan

Hasan Rahvancıoğlu’nun vicdani red davası, Kıbrıs’ın kuzeyinde militarizmin sorgulanması açısından kritik bir eşik:

– Rahvancıoğlu, yalnızca askerliği değil; erkeklik, yurttaşlık ve şiddet kültürünü de sorguluyor.

– Bu dava, ekolojik adalet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve bireysel özgürlük mücadelelerinin kesişiminde yer alıyor.

– Feminist ve çevreci hareketlerin bu davaya sahip çıkması, ortak bir barış tahayyülünün inşası için elzem.

Vicdan, Toprak ve Beden Arasında Yeni Bir Sözleşme

Vicdani red, MENA coğrafyasında militarizme karşı yükselen çok katmanlı bir direniş biçimidir. Bu direniş:

– Doğayı korur, çünkü savaş yıpratmakla kalmaz, doğayı öldürür.

– Bireyin ruhunu korur, çünkü militarizm travma üretir.

– Toplumsal cinsiyet eşitliğini savunur, çünkü askerlik ataerkinin kalesidir.

Hasan Rahvancıoğlu’nun davası, bu çoklu mücadelelerin somutlaştığı bir eşik noktasıdır. Onun direnişi, yalnızca bir bireyin değil; toplumun, doğanın ve vicdanın sesi olarak yankılanmaktadır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Otoritenin Çöküşü Bir Tesadüf Değil, Bir Politik Projedir — Çağla Elektrikçi

Dijital çağın yarattığı otorite erozyonu, yalnızca teknolojik bir yan...

Çağla Elektrikçi yazdı: Ucu ucuna yaşamak

COVID-19, yalnızca bir sağlık krizi değil; ekolojik, sosyolojik ve...

Çağla Elektrikçi yazdı: Persepolis’i Bugün Okumak: Siyah-Beyaz Stil, Direniş ve Hafıza

Marjane Satrapi'nin Persepolis adlı eseri, çarpıcı siyah-beyaz görselliğiyle hemen...

Ekonominin Kör Noktaları — Çağla Elektrikçi

Görünmez emek, yalnızca ev içi bir mesele değil; aynı...

Ekoloji ve İnsan Hakları Aynı Hikâyenin İki Yüzüdür — Çağla Elektrikçi

Karın kutsallaştırıldığı, doğanın ve insanın ise çoğu zaman "maliyet...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Canlı yayın