yaklaşımlarÖzkan YıkıcıLaçin'de kriz tırmanıyor mu? - Özkan Yıkıcı

Laçin’de kriz tırmanıyor mu? – Özkan Yıkıcı

Kıbrısta yaşarken, bazı konularda başka bir önen vernenin de kaçınılnazlığı vardır. Kıbrıs sorunu ve uluslarası karar paradoksu net şekilde yaşanması da deyerlendirme yapmada önemli etkendir. Bu tür durumlar her ülkede yoktur. Hele Kıbrıs konusunda olduğu gibi Türkiyeden hem de devletçi merkezden bakınca, çelişkiye düşmemek mümkün deyildir. Bu nedenle Afrin makalesinde de belirtiğim gibi, Kıbrıs penceresi bazen önem verme veya deyerlendirme yapmada Türkiyedeki devletçi muhalefetle dahi derin farklılığa düşmek kaçınılmazdır. Laçin krizi de bunlardan biridir. Üstelik onca Türkcülük veya Azerbeycan aşkına karşın, bukonuda hala laf derecesine gelinmeyen anormalik yaşanmaktadır.

Laçin sorununu hatırlatma adına ufak bir kısa dönem öncesine giderlim. İkinci Karaabağ savaşı sonrası Azerbeycan ve Ermenistan ağırlıklı Rusya başkanlığında B.M. kararıyla da tamamlanan bir ateşkes anlaşması gerçekleştirildi. Bu anlaşmanın bir kuralı da şu: Laçin koridorunda Ermenistanın Karabağla ulaşımını sağlayacak koridor oluşturulacak. Bu koridor Rusyanın kontrolunda olacak. Böylelikle aslında yenilen Ermenistana bir anlamda en azından Ermenilerin çoğunluğunda ve kontrolunda olan Karabağa ulaşmaları için yol brakılmış oluyordu. Üstelik, Laçinden Ermenistan çekilirken, koridor da Rusya askerlerinin elinde oluyordu.

Anlaşma net. Fakat, Karabağ konusu çözülmedi. Üstelik, Ermenistan artık sıkıştırıldı. Bu durum ister istemez Azerbeycan için fırsat dı. Türkiye İsrail ve direk İngiltere destekleri de işi lehlerine çevirmeye yetiyordu. Ermenistan lideri Pasinyan ise kısgaçta kaldı. Fransa ve ABD yardım beklehişi gerçekleşmedi. Bu tutum, Rusyada da şüpeleri artırdı. Pasinyanın ikili oyunu, Pasinyanı sıkıştırıyordu. Ruslar bu nedenle bazen tavırsız dahi kaldı.

Dünya ise pek ilgilenmihordu. Kafkaslara başka gözle bakıyordu. Ukraynada sıkışan Rusyanın bölgehi kontrolda zayıflayacağı umudu vardı. Bu cepepelerden biri de Azerbeycan Ermenistan kısgacıydı. Azerbeycan yanında duruyor olmaları da Rusyayı epey terletiyordu. Bu bileşkeler ve Ermenistanın uluslararası konjektürdeki zayıflığını otoriter liderli ile fırsatçı Aliyefin de kulanılma çekmesi gayet doğaldı. Öyle da oldu. Kılıfı da hemen gerçekleştirdi. Tam bir İngiliz aklı olarak bana geldi.

Laçin koridorunu engeleme adın a Azerbeycanda pek de işletilmeyen sivil örgütler Laçin koridorunu engelemede kulanılmaya başlandı. Azerbeycan yakın medyacılar olaya uluslarası damıtılmada kulandılar. Laçin koridorundaki protestoları devletin deyil sivil örgütlerin yaptığı tatlı ve kulanılmaya hazır Sivil örgütler kuramını kulandılar. Yani, Laçin protestoları Azerbeycan devleti deyil de sivil örgüt işiymiş gibi lanse etiler. İnanan varmı bilmem. Fakat, bu savunmayla Azerbeycan devletini dışta brakıp uluslararası anlaşmanın da etkili olmayacağı sığınması oluşturuldu. Durumu bilene gülünç gelse de pratikte işliyor. Rusya ise şimdilik sesiz. Yukarda belirtiğim koşulalrın etkisi kesin. Bu arada başka bir savunma da Azerbeycan parlementosunun anlaşmayı imzalamadığı için geçersiz oluğunu savunan bazı akadenisyenler de ortaya çıkmasıdır.

Hep bahane bulunuyor. İnanan inanıyor. Dünya kamuoyu ilgisiz kaldıkça, olayın özü çözülmeden de bu tür gelişmelerin olacağı kesin. Kıbrıstan alışkın deyilmiyiz: garantör  anlaşmasını nice kılığa sokarken, KKTC olayını garantörlüğe bağlamak, olmayan anlaşma bilgilerinin varmış gibi kulanılması, Cenevre sözleşmeleri yerlebir edilmesi ve nicesi Kıbrıs sorununda da sanki varmış ve doğruymuş gibi kulanılmadı mı. Hep sistemsel güç gerçeği karşımıza geliyor. B.M. kararlarına karşın olanlar veya tersten yalan söyleyerek savunma oluşturma hep yaşandı. Şimdi de Karabağ konusunda yaşanıyor. Ermenistanın da yanlış oynaması, güvendiği ABD ve Fransanın siyasal desteğini almaması durumları işleri tersinden okumaya dek getirdi. Aslında, herkes günümüz dünha sisteminin nasıl işlediğini kısa bir gözlemle bilir. Filistinden başla, Suriyeden Kıbrısa gel, Kafkaslardan Ukraynaya açıl, hep ayni güç sistem kurallarıyla oynandığı anlaşılacak. Hat da sayısal rakam da bir şey ifade etmez. Kudüsün ilhakı, bunun en net yaşanaıdır. Batı Sahra Fas tarafından hem de B.M. kararlarına karşın yine ilhakı ortadadır. Onun için ikinci Karabağ savaşı sonrası Rusya ağırlığında yapılan ateşkes Laçin koridoru anlaşması şu anda uygulanmıyor. İstediğiniz tarafı tutun. Gerçek deyişmez. Uluslararası anlaşma olsa da zemin sizi bunun uygulanmadığı zaman da desteklemeyeceğini kanıtladı. Kim haklı kim haksız bir yana, anlaşma ile olacak yazılı. İmzası da var. Fakat olmuyor. Bahane ile konulan uluslarası lafı güç ile sistemin işleyiş kuralının ta kendisidir.

Laçin koridoru krizi pek konuşulmuyor. Ermenistan birşeyler yapmaya çalışıyor. Fakat, bedeli ödeyen Karabağda yaşayanlardır. Şimdilik Azerbeycan yönetimi rahat. Hem iktidarı korumak için içte kulanacağı bir silahı var, hem de uluslararası koşullar lehine işliyor. Ama, kriz devam ediyor. Bu denge bozulup alehe dönermi bilmem. Boşuna dyeil İsrail üstü Türkiye askerleri ve ingilterenin yerleşme çabaları birlikte yürümüyor. Laçin şimdilik anlaşmaya karşın, Rusya güvencesine rağmen işlevini yapamıyor. Bir yanlış karar, dengelerle oynama yeni krizin de davetlisi olur. Laçin de bunlardan biriç Güzel türküsüyle Ay Laçin, şimdi koridor kriziyle resmen siyasetin şerbetine zehirlenerek yaşama devam ediyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın