yazılarKıbrıs iktibasKendi Meriç’imiz - Chrystalla Hadjidemetriou

Kendi Meriç’imiz – Chrystalla Hadjidemetriou

Orjinal yazının kaynağıphilenews.com
alıntı yapılan kaynakpenna.cydialogue.org

Haftalardır hem Yunanistan’da hem de uluslararası camiada, Meriç nehri üzerindeki kayalıkta yaşananlar tartışılıyor. Kısacası, bir grup insan – yaklaşık 38 kişi – kayalıklara çıktıktan sonra Türkiye ve Yunanistan tarafından kabul edilmeyince, orda mahsur kalıyor. Hatta iki ülkenin hükümetleri adacığın üzerindeki iddialarını reddetmeye kadar gidiyor. Ta ki, bir çocuk akrep sokmasından ölene kadar. Bu olayın ardından, Yunanistan, gecikmeli olarak bu insanların kendi topraklarında bulunduğunu kabul ederek müdahale ediyor, onları kurtarıyor ve ikinci bir gelişmeye kadar konaklamalarını üstleniyor.

Olayla ilgili tartışma hâlâ daha devam ediyor ve bu tartışmaların içerisinde çocuğun ölümü de sorgulanıyor. Orda bulunan görgü tanıklarının ifadelerine göre, ölen çocuk birileri müdahale etmeye tenezzül edene kadar bekletilemeyeceği için hayatını kaybettiği yere gömülüyor.

Şimdi, kendi evimize daha yakından bakalım. İçişleri bakanımız, sözde Ara Bölge boyunca var olan dikenli tellerin uzatılması ve (kendilerini dikenli tellerin arkasında bulacak) bölge insanının, ziyaretçilerin ve tarlalarda çalışmaya gidecek olanların belli prosedürlerle giriş çıkışlarının sağlanacağı demir kapıların yerleştirilmesi planını kararlı bir şekilde yürütüyor.

Kendilerini gerçek bir sahipsiz bölgenin ortasında yaşarken bulan Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının mağduriyetinden öte, mültecilerin bizim hayali önlemlerimize takılmayarak, her şekilde buraya gelmeye devam edecekleri ihtimalini de bir düşünelim. Ne olacak? Onların çektiklerine sempati duyacak ve – en azından – ihtiyaçlarını karşılamalarına yardım edecek, diğer bir ihtimalle de sonunda mallarına çöktüklerini gördükleri zaman duruma kendi yöntemleriyle müdahale edecek olan bölge halkı ve tarlada çalışanlarla kapana kısılmış bir şekilde yaşamalarına izin mi verilecek? Zira güvenli bir yere gitmek için her türlü riski göze alanlar, pes edip geldikleri yere geri dönmezler. Nereye dönecekler ki? Kuşkusuz her şekilde hayatta kalmaya çalışacaklardır.  Ayrıca, Meriç’de gerçekleşen olay burada da gerçekleşirse, örneğin birilerini yılan sokarsa, bir hastalık veya doğum olursa…, nasıl bir tepki göstereceğiz? Yunanistan’ın yaptığı gibi, biz de “bizim sorumluluğumuz değil, sorumluluğu onları buraya yönlendiren Türkler alsın” mı diyeceğiz?

Tüm Yeşil Hat boyunca dikenli tel çekilse, hatta bir duvar inşa edilse veya bazılarının önerdiği gibi hat boyunca babutsa ekilse bile, bu sorun yine çözülmeyecek. Tabii, münhasır ekonomik bölgemize mayın döşemezsek. Dikenli tel çekmek göçmen sorunumuzu çözmeyecek. Yapacağı tek şey, Yeşil Hat bölgesini terk etmek istemeyenleri cezalandırmak olacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Dionysis Dionysiou yazdı: Sıfıra Dönüş Olmadan, Aşamalarla Çözüm – Kıbrıslılar Hangi Çözümü Kabul Edebilir

Eğer Kıbrıslı Rumlar, çözümün uygulandığını, toprakların geri verildiğini, garantilerin...

Dionysis Dionysiou yazdı: Anısına — Tüm Kıbrıslıların Sevgül’ü

Birkaç yıl önce "Politis"teki büromda telefon çaldı. Hattın öbür...

Andreas Parashos: Sevgül Uludağ Kıbrıs’taki tüm kayıpların annesiydi

29 Haziran 2026 tarihinde saat 09.19’da Politis Radyosu’nda yayında...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Ioannis Tirkides yazdı: Kıbrıs’ın savunma yönelimi: Stratejik bir yanılsama

Haziran 2026'da Kıbrıs ile Fransa arasında imzalanan Asker Statüsü...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,928TakipçilerTakip Et
887AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: AKEL’in sosyal demokrat bir partiye dönüşme vakti geldi

Sol partiler, sağlıklı bir demokrasinin işleyişi için vazgeçilmezdir; çünkü...

Selim Kuneralp yazdı: Kıbrıs: En iyi iyinin düşmanıdır

En iyi iyinin düşmanıdır tabiri hem İngilizce hem de...

L. Doğan Tılıç yazdı: Deniz’ler… Burada ve diri!

Deniz Göktaş, başına ne geleceği çoktan belli olmuşken, memlekete...

Mustafa Kara yazdı: Ölü Deniz’de gölgeyi yargılamak: Şaka bitti mi?

2 Temmuz 2026, İstanbul Havalimanı. Pasaport kuyruğunda, kendi deyişiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO ve Kıbrıs

Garip gelecek, ama gerçek. Hesapta NATO'ya karşıymış gibi konuşanlar,...

‘Erkek aklın nükleer programlarına karşı küresel direniş örülmeli’

Nükleer silahlanmanın iktidar anlayışının en görünür araçlarından biri olduğunu...

Bayazıt İlhan yazdı: Atom bombalarında ölümcül yarış

İki yıl önce OECD’nin 2017 yılından beri üzerinde çalıştığı özgün...

Canlı yayın