Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluEge’de bir damla kanın akmasını istemiyoruz, sorunun çözümü vardır - Nidai Mesutoğlu

Ege’de bir damla kanın akmasını istemiyoruz, sorunun çözümü vardır – Nidai Mesutoğlu

Türk sanat müziğinin önemli eseflerinden bir şarkının sözleridir. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yazıp Vedat Özkan Turgay’ın bestelediği şarkı birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir. Yaşar Özel, Zeki Müren gibi sanatçılar yorumlamışlardı.

Nedendir bilinmez bu şarkının bir mısrası Erdoğan’ın dilinden düşmez. Suriye’ye gireceğinde, Esad’a meydan okuduğunda söylemişti. Şimdilerde Ege’deki Adalar nedeniyle Yunanistan’a söylemektedir. Suriye’deki başarısızlığında ABD ve Rusya’nın etkinlikleri olmuştur. Suriye’de istediği gibi at koşturtamamıştır. Şimdi o bataklıktan kurtulmanın yollarını arıyor.

İç kamuoyuna yönelik bu söylem artık dünya tarafından blöf olarak yorumlanmaktadır. Erdoğan’ın bu sözleri Yunanistan tarafından bir tehdit olarak kabul edildi. Hemen Fransa ve ABD Yunanistan’ın Ege Adalarındaki egemenliğinin sorgulanamayacağı konusunda açıklama yaparak taraflarını açıkça belli ettiler.

Erdoğan Rejiminin dış politikası ne komşu ülkeler ne de NATO üyesi ülkelere güven vermektedir. Sık sık zig zağlar çizen politikalar onun çaresizliğini göstermektedir. Buna en büyük sebep de ülkeyi yönetememesidir. Ekonomik krizle boğuşurken bir sente muhtaç hale gelmiştir.

Lozan anlaşmasıyla Ege adalarının durumu belirlenmiştir. Bu durmada yapılması gereken an akılcı yol Yunanistan ve Türkiye’nin konun kökten çözümü için Lahey Adalet divanına birlikte başvurmalarıdır. Adalet Divanı BM bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası bir mahkemedir. Böylece sorun savaşsız çözülür.

Uyuşmazlık konusunun bir neticeye bağlanması için taraf olan devletlerin birlikte başvurmaları gerekir. Bu konuda Yunanistan ve Türkiye’nin diplomatik yollardan buna karar vermeleri gerekmektedir.

Yunanistan ve Türkiye bu konuda haklılıklarına tam inanmadıkları için birlikte müracaata yanaşmamaktadırlar. Bunun sebebi Mahkemenin kararının kesin ve bağlayıcı olmasıdır.

Mahkemenin verdiği karara uymayan devleti, mahkemenin haklı bulduğu devlet BM Güvenlik Konseyi’ne şikayet edilebilir. Burada da haksız olan devlete yaptırım kararları alınabilir.

Hem Yunanistan hem de Türkiye bunu göze alamamaktadırlar. Sadece nutuk atarak haklılıklarını söylemeden öteye gitmemektedirler.

“Bir gece ansızın gelebiliriz” diyen Erdoğan sanırsınız ki ailece misafirliğe gidecek. Öyle olsa yanına eşini ve çocuklarını alıp gider. Oysa Erdoğan bir savaştan bahsetmektedir. Böyle bir savaşa başkomutan olarak en öde gidecek mi? Sanmıyorum.

Yine kerpiçten yapılmış köhne evlerde yaşayan ailelerin yuvalarına ateş düşecek. Siyasiler de şehit cenazelerinde nutuk atacak.: “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”

İnsanın bir damla kanı birilerinin istediği için akıtılmasını asla kabul etmemeliyiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın