yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik davranışla önce yerel basını dinlemeye başladım. Salı gecesi son olarak Halk TV kanalını izledim. Kapatmadan önce de özellikle Trump sözleri kulağımda kalmıştı. Amerika’daki basın toplantısında Halk TV Amerika muhabiri kendisine bir soru sorar. Trump adeta gülerek şekliyle hem de sevecen şekliyle yanıt verir. Elbet konu Suudi merkezli idi. Ama her zamanki Trump gibi idi. Erdoğan’la iyi olduğunu, kendisinin ne istediyse yaptığını belirtti. Bir anlamda Mekke konusundaki ittifak sorusunu biraz da küçümseterek yanıt verdi. Ben Salı gecesi bu yanıttan sonra Halk TV reklama girince de televizyonu kapatıp adeta uykuya daldım.

Çarşamba ise önce yerel basını dinledim. Arada yerel basından giderek Türkiye basınına geçtim. Televizyonu açınca Halk TV yayınında karşımda sunucu Deniz Bayram yoktu. Hemen taramaya başladım. Çok geçmeden, Halk TV kanalına klasik Türkiye siyasal davranışının yeniden yaşananını duydum. Şafak vakti polis baskınıyla kanal binası resmen ablukadan kontrole geçen süreç yaşadı. Artık devamı malum gibi idi. Halk TV çok geçmeden klasikleşen kayyım kontrolüne geçildi. Yani: susturuldu..

Yine arada yerel ekranları da dinledim. Serhat Efendi gelen mesaj üzerine şöylesine dokundu. Ama devamını getirmedi. Oysa Halk TV kayyımı ile gerçekleri yayınlayan önemli bir kaynak daha karartılıyordu. Daha ötekileri de hazmetmedik. T24 erişime uğradı, Murat Ağırel’den İsmail Saymaz’a gazeteciler gözaltına alındı. Sansürlemeler peş peşe geliyordu. Üstelik tesadüfe bakın, tam da asrın yolsuzluk fon skandalının da patlayıp günlerce kamuoyunda olduğu günlerle çakışıyordu. İmamoğlu’nun tam da savunma yapacağı gün Halk TV’ye kayyım atanıyordu. Yani, susturuluyordu. Gerçeklerden kopma dereceleri iyice artırılıyordu. En ilginç kanal İlke TV yansımalarında oldu. Bir yanda Halk TV kayyımı ile antidemokratiklik, medya üzerine sansür konuşulurken, öte yandan Öcalan mitiyle de barış ve demokrasi deniliyordu. Tam bir tezat gibiydi. Oysa daha düne dek en çok kayyım atanan yerler Kürtlerin olduğu belediyelerden medyalara gerçekleştiydi.

Bir Türkiye gerçeği daha yaşıyordum. Üstelik bizim makamcıların eski AKP proje kopyalı propaganda seçim beyannameleri sunduğu dönemle de çakışması da paradoksal durumu göstermekteydi. Fakat, bilinen bu gelişme rastlantı değildi. Devlet içi yeniden dizayn ile Ortadoğu’da ayarların yeniden dizaynlaşmaları artık birlikte havalanıp uçuşuyordu. Gericilik ve askılar da peş peşe geliştirildi. Onun için sürpriz değildi.

Halk TV olunca bir olgu daha ortaya serildi. Kılıçdaroğlu. Olaydan önce birkaç gün farkla Kılıçdaroğlu yandaş medyada açıkça Halk TV hedefini gösterdi. Kapatılması gerektiği, neden hâlâ yayın yaptığını soruyordu. Bir anlamda hedef olarak işaret ediyordu. Hemen aklım çalıştı. Seneler önce yaklaşık sekiz yıl gibi eski zamana gidince, aynı Kılıçdaroğlu CHP başkanıyken Halk TV hisselerini almak istedi. Girişim başarısız oldu. Son dönemlerde Mutlan vekâletli yine atanarak partiyi yok etme adına polis gücüyle parti merkezine girdi. Halk TV yine dilinde dolanıyordu. Belli ki herkesin iyi insan söyleminde olan Kılıçdaroğlu aslında kinci ve fesatlarla dolu hesaplarıyla doluydu. Halk TV için de durmadan hedefleme sözleri savruluyordu.

Önemli başka bir nokta da hatta Halk TV kapanmadan önce de yapılan yorumlarda ısrarla hukuk deniliyordu. Programa katılanlar ısrarla yasal uygunlukla maddeleri sıralıyorlardı. Hâlbuki şafak baskınları ile ötekiler arasında bile dağlar vardı. Kelepçelerle tutuklanma, yeniden yürüterek işkence yapmalar ve en son pişmanlık duyan bir kadını deşifre edecek şekilde resimlerinin yandaş basında yayılması ile başlarsak sıraya epey kesim girer. Ama asrın fon yolsuzluğunda, fon vurgunu ile servet aktarma, sermaye toplama olayında durum aynı değildi. Ne kelepçeleme ne de yere yatırıp tutuklamalar oldu. Sorgu bile neredeyse gizli yapıldı. Bir ikilemli Türkiye resmen gözlerimizin içine sokuldu.

Halk TV kayyımı ile resmen insanların en doğal haber edinme kuralı çiğnendi. Haber edinme olayına engel konuluyordu. Salt medya yasaklama olmuyor, aynı zamanda insanların gerçekleri öğrenme adına haber kaynağı da engellenmiş olmaktaydı. Böylelikle de siyasal tek boyut istediği gibi konuları sunma veya yokmuşçasına davranma şartlarını kökleştiriyordu. Onun için Halk TV durumu önemlidir. Sadece yirmi yılda on televizyon kanalına ya kayyım veya kapatma uygulandı. Son dönemde ise T24 sitesine erişim engelinden Halk TV kayyımına varan kararlar gerçekleşti. Birkaç gazeteci sırf haber yaptı diye tutuklandı. Bu gelişmeler bir anlamda siyasetin kendini yarına hazırlama politik hamleleri olarak uygulandı.

Elbet hâlâ K. Kıbrıs’ta konuyla alakalı pek söz eden yok. Üstelik burada seçimlere günler kalmışken. Türkiye’deki gelişmelere, kendilerine engel olmayacak sınıra çektirerek tavır geliştirildi. Duymazlık ve çıkar her şeyi kabullenmeye hazır denildi. Oysa Halk TV yasaklanması veya kayyım durumu uluslararası alanda da tepkilere neden oldu. Ülkemizde de epey insan Halk TV izleyicisidir. Tıpkı kısa zaman önce aynı duruma düşen Tele 1 ve Tele 2 gibi. Acı olan: bu kanalda konuşturulan K. Kıbrıslı gazeteciler de konuyu hâlâ haberleştirmediler. Çağdaş hoşgörülü demokrasinin eserlerinden birini yaşadık.

Kısaca: Türkiye’de bir medya daha kayyımla tanıştı. Belediyeler, dernekler, yandaş olmayan şirketler ve niceleri kayyım denilen uygulamaların adeta altında yok olmaya doğru yol almaya devam ediyor. İktidar eksenli yüzde 95 civarı medyaya rağmen, hâlâ yetinilmiyor. İmamoğlu’nun savunmasının okunacağı gün, peş peşe gelen sansürler, asrın yolsuzluğunun devlet içindeki etkilerinin daha da fazlaşarak sürdüğü anda, gerçekleri anlatacak kaynağa ihtiyaç kaçınılmazken, Halk TV bir şafak vakti, Çarşamba günü önce polis baskını sonra da kayyımla rolü adeta yok derecesine doğru savrultuldu. Bu aynı anda haber ihtiyacının da gerçeklerle yeni bir kopuşun örneklemi oldu. Tüm bunların elbet siyasal nedeni vardı. Yeni siyasal rejim yolunda süpürmeler olurken önce gerçeklerin temizlenerek boşalması, istenilenin daha kolay kabul zemini yaratılması gerekir. Medya bu yolda önemli bir yapılanıştı. Halk TV bu yolda Çarşamba sabahı aşılan bir engeldi.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bir harmanlama yazısı

Zaman zaman tekrarladığım basit gerçeklerden biri ile başlayalım. Genelde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gar katliamından günümüze gelen izler

10 Ekim Türkiye için önemli yakın tarih günüdür. Yorumlara...

Özkan Yıkıcı yazdı: Aman ha!

K. Kıbrıs seçim sürecine girdi. Ama sanki daha bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Canlı yayın