Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluErdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber sitelerinde köşe yazısı yazanlar da bu fıkrayı çeşitli sebeplerle köşelerine taşımışlardı.

Fıkrayı bir de ben yazayım. Bilmeyenler öğrensinler. Daha önce okuyanlar da hatırlamış olsunlar.

Bir gün ağa ve marabası (Maraba: Türkiye’de başkasının toprağını işleyen ve ürüne ortak olan kimseye derler) öküz arabasıyla kasabaya gidiyorlarmış. Öküzler arabayı çekerken bir an gelmiş dışkılarını yola bırakmışlar. Yolculuk sırasında ağa marabasıyla eylenmek istemiş. Yoldaki öküz boklarını göstererek bir teklifte bulunmuş:” Bu boku yersen bu arabayı sana veririm” demiş. Maraba kısa bir sürede kararını verip arabayı almak için yoldaki boklardan bir parça alıp yemiş. Ağa sözünde durmuş ve marabaya: “Araba senindir” demiş.

Kasabadaki işleri bitince dönüş yolculuğu başlamış. Bir yandan da ağa arabanın elinden gitmesini içine sindirememiş. Maraba bunu fark etmiş ve o da ağaya yoldaki bokların yanına geldiklerinde bir teklif yapmış: “Ağam, belli ki bu arabayı bana vermen seni çok üzdü. Kalan boklardan sen de yersen arabayı sana geri veririm” demiş.

Ağa bunu kabul etmiş. O da yerdeki boklardan bir parça yemiş ve arabayı geri almış.

Köye vardıklarında maraba ağaya dönerek şöyle demiş:” Ağam, köyden çıkarken bu araba senindi. Kasabaya gittik ve şimdi köye döndük. Bu araba yine senin. Peki biz bu boku niye yedik?” demiş.

Türkiye’de Erdoğan yönetiminin aldığı birçok karar sonrası yapılan U dönüşler için bu fıkra çokça hatırlanır.

Şimdi Erdoğan’ın son günlerde yaptığı U dönüşünü hatırlatayım:

Haziran 2012’de Muhammed Mursi, cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak Mısır’ın demokratik yollarla yönetime gelen ilk cumhurbaşkanı oldu. Seçildikten sonra uygulamaya koyduğu İslamcı politikalar laik kesim tarafından kabul görmedi ve baskı artırıldı. Bununla birlikte Mursi’ye karşı isyan hareketleri başladı. Dönemin genel kurmay başkanı bu ortamdan yararlanarak darbeyi yaptı ve Mursi’yi devirerek iktidarı eline aldı.

Bu olay Müslüman Kardeşler hareketine sempati duyan Erdoğan’ı kızdırdı. Demokratik yollarla iktidara gelen Mursi’yi bir darbe ile deviren Sisi’ye çok kızdı.

Oysa kendisi de aynı demokratik yollarla iktidara gelip uygulamaları ile siyasi İslam’ın yerleştirilmesi amacındaydı. Erdoğan ve siyasi İslamcılar için demokrasi hedefe giden bir trendi. Gerektiği yerde ve zamanda bu trenden ineceklerdi.

O yıllarda Erdoğan Sisi’yi düşman ilan etti:

Birgün Gazetesinin yaptığı bir araştırmaya göre Erdoğan Sisi için şunları söylemişti:

(19 Haziran 2019 – İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminin tekrarı öncesinde)

“Darbeyle başa geçen şu andaki zalim Sisi, 50’ye yakın kişiyi idam etmiştir. Batı bu idamlara sessiz kalmıştır. Avrupa ülkeleri idamı yasaklarken, katil Sisi’nin davetine icabetle oradaki toplantıya iştirak etmişlerdi. Bu ikiyüzlülük değil çok yüzlülük.”

(17 Haziran 2019)

“Beni Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var, asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? İşte bunlardan dolayı. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam”

(13 Mart 2019)

(Sisi ile görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine) “Şaka yapıyorsun herhalde. Böyle bir şey arkadaşlar söz konusu değil. Bizim gündemimizde böyle bir şey asla söz konusu değil. Böyle bir şeyin olabilmesi için çok ciddi bir defa olumlu istikamette adımların atılabilmesi lazım.”

(1 Mart 2015)

Ben uluslararası platformlarda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak kabul etmediğimi söyledim. Yine söylüyorum. Benim için Mısır’ın Cumhurbaşkanı Mursi’dir. BM’de aynı masaya onunla oturmadım. Oturursam, kendimi inkar ederim. Oturursam demokrat olmam”

Erdoğan’ın seçim meydanlarında veya medya önünde söylediği tüm bu sözler unutuldu.

Katar’da oynanan Dünya Kupası sırasında Sisi ile bir araya gelip el sıkıştı ve fotoğrafları ajanslar tarafından tüm basın yayın organlarına servis edildi.

Erdoğan, kendini ekonomist olarak tanıtsa da uyguladığı İslami inanç eksenli politikalarla bir çıkmaza girdi. Ülke adete uçurumun kenarında geldi ve buradan kurtulmak için her türlü tavizi vermeye, söylediklerinin tersini yapmaya başladı. Kahire’ye gitti.

Erdoğan’ın söyledikleri ve yaptıkları arasındaki bu U dönüşleri Cumhur İttifakına oy verenler tarafından sorgulanmaz. Hatta bir başarı hikayesi olarak anlatılır.

Ne yazık Türkiye’deki Seçmen kitlesinin yarısı fıkradaki maraba kadar cesur olup Erdoğan’a: “Madem Sisi’nin ayağına gidip elini sıkacaktın bizi niye Sisi’ye karşı dolduruşa getirdin” diye soramıyor. Erdoğan’ın en büyük başarısı bence budur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...

Yöneticilerin denetlenmesi engellenmemeli; denetim yoksa bilin ki çürüme başlamıştır – Nidai Mesutoğlu

Dürüst insanların özelliklerini saymak değil amacım. Google sorarsanız bu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
955AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın