Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı hâlâ ufukta yok. Yok da şimdiden klasik kapitalist kriz kurallarından biri de güçleniyor. Bu faşizmdir. Kapitalizmin kriz dönemi otoriter rejim seçeneği faşizmden söz ediyorum. Bu ülkelerden biri de dünyanın en son nüfus sayımı ile olan Hindistan’dır. Hindistan’da üç dönemdir faşist Modi yönetimde. Hem otoriter, hem ırkçı, hem yabancı sermayeye alanı aşmak ve birçok hakkı da gerileterek yol alıyor. Elbet diyalektik etki tepki kuralı da işliyor. Sermaye resmen faşizmle kitlesel destek de alarak iktidarlaşırken, oluşan çöküşlerden de seçenek olmasa da yeni muhalif hareketler de gelişti. Özellikle Komünist partilere çok yönlü baskıyla vurulan darbeler sonrası, yaşanan sokak muhalefet eksikliği bir anda bir tepki cümleyle yeni bir dalga yükseldi.
Bu yıl eğitimdeki olumsuzlukları eleştiren öğrencilere anayasa başkanı “Hamam Böcekleri” demesinden sonra, daha sert muhalefet oluştu. Bunun adına da söylenen kötüleme kelimesi konuldu. Hamam Böcekleri hareketi… Öylesine tepki oldu ki sonuçta eğitim bakanının kellesi alındı. Bazı kararlar geri çektirildi. Bu durum Modi’ye önemli ilk yenilgiyi de on iki yıl içinde yaşattı.***
Çok geçmedi: dönem seçim sürecine yaklaşılıyor. Özellikle de eyalet seçimleri önemliydi. Modi yeni bir oyuna girişti. Adını da yurttaş listelerini düzenleme denerek simgeleştirdi. Hindistan’ı bilenler kast sistemi yapısını da az çok duydu. Buna ek olarak Modi dönemiyle ırkçı dinci gericilikle Müslümanlara karşı yeni bir tutum güçlendirildi.
Bunları neden sıraladım: yine Hamam Böcekleri günlerce sokakta. Eylem artıyor. Ulusal Kongre Partisi’nden sol partilere destekler gelmeye başladı. Çiftçiler hareketi ile sendikalar da sokakta buluşmalar başladı. Onca muhalefet ivmesinin nedeni, söz konusu olan yurttaşların yeniden düzenleme dijital hareketleri idi. İddialara göre yüz otuz milyon yurttaşın yurttaşlıkları silinip listelere konulmadı. Değişik nedenlerle konuldu.
Modi’ye bakarsanız: listelerin yenilenmesi gerekiyordu. Özellikle bazı ölümler listelerden çıkarılmadı. Kimisi de yurttaş olma hakkını almadıydı. Bu nedenler üzerinden eğer yüz otuz milyon civarında silinmiş isim olursa, elbet protestolar çıkar. Dikkatimi çeken bir konu, benzerleri de bizde var: eğitim protestolarda sıralananların aynısı bizde de vardı. Yine son dönemde konuşulmasa da değişik olsa da yurttaşlıkla seçim ilişkisi de bizde de geçerlidir. Bir farkla, konuyla alakalı örgütlü sistemi eleştirel bakan muhalefet yok.
Son günlerde Hindistan sokakları yine ısındı. Hamam Böcekleri hareketinin yüz otuz milyon civarı listeden silinen insan sonucu tepkisini sokakta gösterdi. Konuyla alakalı bu durumu yaratan makamcının istifasını talep ediyor. Başlayan hareket, öğrenci kesimiyle güçlendirildi. Muhalif partiler de sokağa indi. Bir anda Hindistan bu yıl yeni bir dalgayla karşılaşıyordu. Son dönemde muhalefet partileri sokağa çıkamayacak dereceye gelirken, kendi küfürleriyle oluşan aynı isimli hareket “Hamam Böcekleri” yeniden sosyal muhalefet ivmesini tırmandırdı. Hele de bir istifa da ettirmesi umudu artırdı. Ancak eksiklik; hâlâ siyasal iktidar seçeneği olamamasıdır. Konular karşısında tepki verip direnirken, hâlâ iktidara yönelen noktaya gelemedi. Isınan sokaklarla hareketin partileşip yeni bir siyasal çizgiye gelmesi ise Modi diktatörlüğü için önemli tehdit olmaya da aday şekline sokulması mümkün.
Eylemler tırmanıyor. Bazı sendikalar ve çiftçiler eski klasik eylemle Yeni Delhi’yi kuşatma çağrısı yapıyor. Modi ise direndi. Baskılar uyguladı. Sokaklarda sert yöntemlere başvurdu. Fakat, hareket durmadı. Hele kısa zaman önce bir kelle alınca, daha bir başarı kazanma dürtüsüne de moral geldi.
Hindistan’ı küçümsemeyelim. Dünyanın son dönem nüfus sayımı ile birinci sırada. Çelişkilerle dolu bir sosyal yapısı var. Sınıfsal konumu ise kast sistemli. Kast sistemine Modi dönemi ırkçı din ayrışmasının da keskinliği katıldı. Böylelikle hem gelişen önemli teknoloji hem de en geri feodal anlayışın birlikte yaşandığı milyarın üstündeki nüfus yapılı bir devlet hâline geldi. Emperyalist rekabet de Hindistan’da önemli konumda, hele de Avrasya stratejisi veya Çin kuşatma planlarında her taraf yanına çekmeyi ister. Dünyaya köle tipi işçi gönderen öte yandan gelişmiş teknolojiyle modernleşen Hindistan aynı zamanda ülkesinde de değişik koşulları yapılandırıp bir sistem oluşturdu.
Sistem gereği ise net: özellikle neoliberalizmle birlikte sosyalist hareketler yenilirken, muhalefet ivmeleri de kaybolur gibiydi. Hele de sosyal hak yerine bireyciliği yerleştirip onu kültürel davranış değerine dek sokmakla da tepkilerin darmadağın olmasını getirdi. İki bin sekiz kriziyle oluşan yıkımlar tepkiler yükselti. Yükseltti de seçenek olamama sonucu sönümlendi. Özellikle de Yunanistan deneyimi resmen moral bozucu oldu. Latin Amerika’daki kapitalist yapıda sosyal politika deneyimleri de hükümet olmaya rağmen gelişememesi de muhalefet ivmelerine önemli spontan görünüm getirdi.
Son dönemde Fransa, Almanya, İspanya ve Hindistan muhalif yükselişler şimdilik seçenek hâline gelememe noktasında Fransa’da sola yarar mı bilmem. Hindistan ölüm toprağındaki siyaseti canlandırır mı kuşkuluyum. Ama görülen, son muhalif dalgalarda Hindistan ve Fransa izlenmesi gereken iki ülkedir.
Ne yazık ki medyalar bu konuları pek önemsememe duruşunda. Neoliberal yapının yarattığı kendi lehine bir kurumsallaşmadır. Milyonlarca insanın katıldığı eylemler dahi konu olamıyor. Ama bir sermayedarın macerası günlerce konuşulur. Tabii ki iktidarların da faşistleşmesiyle, medya da aynı noktada konumlanır. Adalet de güce ve yandaşa göre yeniden şekillenir. Tüm bunları biz Kıbrıs’ta zaten yaşıyoruz. Sadece verdiğim iki örneğe baktın: günlerdir Fransa ve Hindistan eylemlerine bakın. Taleplerine şöyle bir göz gezdirin. Aynıları hatta daha da katmerlenmiş şekilleri bizde var. Aynı konuyu sorun diye söylemek ise tam bir saldırıya uğramak ve yapılanı başarı kılma propagandasında boğulunur. Bu da aynı konularda dünyada bakışı anlatır. Ortaklaşa olmayınca, sorunu sorun diye görmedikçe de sosyal muhalefet dalgası dahi olunamaz.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.



