yazılarKıbrıs iktibasAndreas Parashos: Sevgül Uludağ Kıbrıs’taki tüm kayıpların annesiydi

Andreas Parashos: Sevgül Uludağ Kıbrıs’taki tüm kayıpların annesiydi

Orjinal yazının kaynağıtr.news.rik.cy

29 Haziran 2026 tarihinde saat 09.19’da Politis Radyosu’nda yayında yayımlanan, Andreas Parashos’un Sevgül Uludağ’a ilişkin değerlendirmelerine yer veriliyor.

Parashos, Kıbrıs Cumhuriyeti radyosunda yayımlanan sabah programında yaptığı açıklamada, Sevgül Uludağ ile 2001-2002 yıllarında, geçiş noktalarının açılmasından kısa süre önce tanıştığını ve bu dönemde Uludağ’ın kayıp kişilerle ilgili çalışmalara neredeyse tamamen kendini adamış olduğunu ifade etti.

Acının çoğu zaman “bizimkiler” ve “onlarınkiler” diye ayrıldığı Kıbrıs’ta, Sevgül Uludağ’ın hayatını bu acıyı ayrım gözetmeden iyileştirmeye adadığını vurgulayan Parashos, onu “Kıbrıs’taki tüm kayıpların annesi” olarak tanımladı. Bu ifadenin yalnızca Kıbrıslı Rumlar ya da Kıbrıs Türk toplumu için değil, tüm kayıplar için geçerli olduğunu söyledi.

Uludağ’ın kayıp kişilerin bulunmasını yaşamının amacı haline getirdiğini belirten Parashos, YENİDÜZEN gazetesi üzerinden yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekti. Günlük yazılarıyla okuyucularla sürekli temas kurduğunu, bilgi topladığını, bunları araştırıp değerlendirdiğini ifade etti. Uludağ’ın kayıpları hiçbir zaman taraflara göre ayırmadığını özellikle vurguladı.

Parashos, Sevgül Uludağ’ın Ksenofon Kallis ile yürüttüğü çalışmalara da değindi. Uludağ’ın Kalli’de önemli bir çalışma arkadaşı bulduğunu, birçok araştırmada birlikte hareket ettiklerini ve Kallis’in ona rehberlik ettiğini belirtti.

Sevgül Uludağ’ın karşı karşıya kaldığı zorluklara da değinen Parashos, Kıbrıs Türk toplumundan bir gazeteci olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde gömülü Kıbrıslı Rum kayıplarla ilgili bilgi toplamasının hem askeri güçler hem de dönemin siyasi çevreleri tarafından engellenmeye çalışıldığını söyledi. Rauf Denktaş’a yakın çevreler, TMT bağlantılı unsurlar ve aşırı grupların Uludağ üzerinde sürekli baskı kurduğunu ifade etti.

Parashos, birlikte yaşadıkları çarpıcı bir olayı da aktardı. 1974 Ağustos’unda öldürülen Supuris ve Liaşi ailelerine mensup Kıbrıslı Rum kurbanlarının çıkarıldığı Palekithro’daki kazılara giderken, bölgeye doğru ilerledikleri sırada ateş açıldığını fark ettiklerini söyledi. Kısa süre sonra Uludağ’ın tehdit telefonları aldığını ve “Rum arkadaşıyla bir daha gelmemesi” yönünde uyarıldığını dile getirdi.

Kazı alanında yaşanan anların unutulmaz olduğunu belirten Parashos, antropologların örtüyü kaldırmasıyla yan yana gömülmüş insanlar ve aralarında küçük çocukların da bulunduğu bir manzarayla karşılaştıklarını söyledi. Bunun üzerine Sevgül Uludağ’ın derin hıçkıra hıçkıra ağladığını ve bunun birlikte yaşadıkları en sarsıcı anlardan biri olduğunu ifade etti.

Parashos yanısıra, Ağustos 2008’de Politis gazetesinde yayımlanan sekiz sayfalık özel eke de değinildi. Bu yayında Maratha, Aloa ve Sandalaris köylerinde kadın ve çocukların öldürülmesi ile Omorfo kazasına bağlı Aşa’dan Kıbrıslı Rumların öldürülerek Ornithi bölgesine gömülmesi ele alınmıştı. Bu yayın nedeniyle gazetenin yoğun eleştiri aldığını, dönemin Başpiskoposu Hrisostomos’un gazeteyi sert sözlerle hedef aldığını aktardı.

Parashos, tüm bu tehdit ve baskıların Sevgül Uludağ’ın günlük yaşamının bir parçası olduğunu söyledi. Buna rağmen onun her zaman gerçeğin peşinden gittiğini vurgulayan Paraschos, Uludağ’ı büyük yürekli, sabırlı ve kendini bütünüyle gerçeğe adamış bir insan olarak anlattı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın