Kıbrıs iktibasNiyazi KızılyürekNiyazi Kızılyürek yazdı: Federasyon "Gül" Değil!

Niyazi Kızılyürek yazdı: Federasyon “Gül” Değil!

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Shakespeare Romeo ve Juliet adlı oyununda şöyle der:

“Adın ne değeri var?

Şu gülün adı değişse bile

Kokmaz mı aynı güzellikte…”

Eğer şair veya edipseniz ve söz konusu gül ise, bu türden mısralar dizebilirsiniz elbette.

Fakat, işiniz siyasetse ve devlet modelleri hakkında konuşuyorsanız, “adın bir önemi yok, önemli olan içeriktir” diyemezsiniz!

Çünkü, üniter devlet, federal devlet ve devletler birliği olan konfederasyon, birbirlerinden çok farklıdırlar ve çok farklı “kokarlar.”

Ret Cephesi: “Adın bir Değeri Yok, Önemli Olan İçeriktir!”

Kıbrıs Rum toplumunda federal çözüme karşı çıkan ama bunu açıkça söylemeye cesaret edemeyen bütün siyasi güçler -bunlara genel olarak ‘Ret Cephesi’ deniyor- yıllardan beridir “çözümün adı önemli değil, önemli olan içeriktir” deyip duruyorlar.

Bazıları “federasyona evet ama doğru içerikle” diyor. Örneğin DİKO, Tassos Papadopullos’un izinden giderek bunu söylüyor.

Diğer federal çözüm karşıtları da “önemli olan içeriktir” diyor.

Onlara, “iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federasyon konusunda ne düşünüyorsunuz” diye sorulduğunda, her zaman aynı yanıtı verirler: “İsim önemli değil, önemli olan içeriktir!”

Ve tabii bunun ne anlama geldiğini herkes biliyor! Bu türden bir yanıt, “federasyona hayır” demenin dolaylı bir yoludur.

Söz konusu Federal Devlet ise, Adın Değeri Vardır!

Kavramlar içerikleriyle birlikte anılırlar. Federal devlet nasıl tanımlanırsa tanımlansın, bir adı ve asgari müşterekler ve temel prensiplerden oluşan somut bir içeriği vardır.

Ne üniter devlettir ne de konfederasyon!

Eğer adını açık açık söyleyemezseniz, içeriğine de sahip çıkamazsınız.

Nitekim, Kıbrıs’ın güneyinde “Ret Cephesi” federasyonun içeriğine karşı olduğu için “adın önemi yok, önemli olan içeriktir!” diyor.

“İsteyen Federasyon, İsteyen Konfederasyon Desin”-miş!

Bazıları da son zamanların moda deyişiyle, “bir çözüm yapalım, isteyen adını federasyon, isteyen de konfederasyon koysun” diyor!

Bu olsa olsa bir sofizm olabilir!

Çünkü, federal devleti istediğiniz kadar gevşek bir yapı üzerine kurun, yani, federal hükümete bırakılacak yetkileri sınırlayın ve geri kalan bütün yetkileri oluşturucu devletlere bırakın, Kıbrıs bağlamında yine de iki temel ilkeyi dikkate almak zorunluğundan kurtulamazsınız:

-Siyasi eşitlik ve toplumların yönetime etkin katılımı.

-Egemen eşitliğin dışlanması!

Bu ilkeler uzun müzakerelerden sonra oluşan Çözüm-Müktesebatının temel taşlarıdır. Bütün BM kararlarında değişmeyen temel ilkelerdir. Bu taşları yerinden oynatmak mümkün değildir!

Rum olsun, Türk olsun, bütün Federasyon karşıtları yıllardan beri bu taşları yerinden oynatmak için uğraşmışlardır. Fakat, başardıkları tek şey, Kıbrıs’ı çözümsüzlüğe mahkum etmek olmuştur.

Çözümsüzlüğe son vermek ve “Kıbrıs Açmazından” çıkış yolu bulmak istiyorsak, yapılması gereken şey, “burnumuzu hassaslaştırıp” Federasyonun “kokusunu almaktır”:

-Kıbrıslı Türkler bakanlar kurulunda yer alacak ve Kıbrıslı Türk bakanlardan en az birinin onayı olmadan hiçbir karar alınamayacak!

 -Oluşturucu devletlerin yetkileri ne kadar çok olursa olsun, “egemen eşitlik” söz konusu olmayacak!

Kısacası, ne siyasi eşitliğin inkar edilmesi mümkündür, ne de eşit egemenliğin kabulü!

Ve açıktır ki, siyasi eşitliğin kabul edildiği ve egemen eşitliğin dışlandığı bir devlet yapısı, buram buram “federasyon kokar!”


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaşın Elli İkinci Yılında Barış Hala Yok!

Adanın çanak gibi ikiye bölündüğü 1974 Yazının üstünden elli...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Ayırımcılığa Son Vermek İyi Bir Güven Artırıcı Önlemdir!

Kıbrıs Rum makamları ve kurumları tarafından ayırımcılığa uğrayan Kıbrıslı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Zafer Yörük yazdı: Kurtlar sofrası

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak...

Yonca Özdemir yazdı: Canavarlar çağında barışı aramak: 81. BM Genel Kurulu’ndan notlar

Son haftanın dünya gündeminin ağırlık merkezi şüphesiz New York’taki...

Şener Elcil yazdı: Enerji ve Siyasi İstikrar

Birleşmiş Milletler’den yapılan bir açıklamaya göre, savaşlar, etnik ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Haftanın ardından kısa ama önemli bir özetleme

Geçen haftaya bakınca, akılda direkt kalması gereken gelişmeler yaşandı....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gramsci ve Cemaadımızdaki Aydın Krizi

Antonio Gramsci üretim ilişgilernin içündeki her toblumsal grubun gendi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya’da sol, Irak’ta merkezileşme gelişmeleri

Geçen hafta sonu Almanya'da iki eyalette de seçimler gerçekleştirildi....

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sağlıkta bütçenin %15,2’si sevklere gidiyor

Kuzey Kıbrıs’ta kamu sağlığına ilişkin yapılan iddialı açıklamalarla sahadaki...

Canlı yayın