Artık Latin Amerika’da ABD vatandaşlığına sahip ikinci bir devlet başkanı var. Kolombiya’da gerçekleşen başkanlık seçimlerinin ikinci turunu kazanan Abelardo de la Espriella, Ekvador’da tekrar başkan seçilen Daniel Noboa’dan sonra ABD vatandaşlığı da olan Latin Amerikalı devlet başkanı ünvanına sahip ikinci kişi oldu. Tabii, bu iki başkanın da ABD pasaportu taşımaları küçük bir ayrıntıdan ibaret. Ekvador’da Noboa, Şili’de José Antonio Kast, Honduras’ta Nasry Asfura, Arjantin’de Javier Milei, Kosta Rika’da Laura Fernández ve Peru’da kuvvetle muhtemel Keiko Fujimori gibi aşırı sağcı ve güvenlikçi isimlerin iktidarı yanı sıra, Bolivya’da sol iktidarı deviren merkez sağ Rodrigo Paz sonrasında artık bölgede ABD’nin açıktan desteklediği bir sağ ya da aşırı sağ dalganın güçlenmeye başladığından bahsediliyor. Venezuela’da rejim değiştirilmeden gerçekleşen değişimi ve Küba’da ilan edilen ve tarihsel bir kırılmaya tekabül edebilecek reform paketini de belki bu sürece dahil etmek gerekecek.
Bu örneklerin kendine özgü ekonomik, politik ve kültürel dinamiklerinin olduğu açık. Bu ülkelerde iktidarda bulunan ya da bir dönem bulunmuş olan sol-sosyalist-sosyal demokrat hareketlerin hataları, başarısızlıklarını ele almak ise hiç şüphesiz yapılacak ilk şey olmalı. Ancak bununla birlikte bu ülkelerde ardı ardına gelen aşırı sağ zaferlerini birbirine yakınsayan bir durum da var. ABD daha önce olmadığı kadar açıktan bir biçimde bu ülkelerdeki seçim süreçlerine müdahil oldu. Trump’ın biraz da abartarak olarak söylemiş olduğu gibi Kolombiya’da geleneksel sağ siyasetin içinden olmayan, aksine paramiliter savaşçılardan, Maduro’nun en güvendiği isimlerden biri olan Alex Saab’a kadar birçok kişiyi savunmuş bir avukat ve kendi markası ile piyasaya sunduğu içkileri, parfümleri, kitsch kıyafetleri satan bir müteşebbis Abelardo de la Espriella’nın Trumpçı politikacılar tarafından desteklenmesi onu hızlı bir biçimde seçimlerin önemli adaylarından biri yapmıştı.
Burada anlaşılması gereken bir örüntü bulunuyor. Güvenlik sorunlarına karşı sert bir tutum, terörizmle mücadele, aile değerlerinin korunması, dini hassasiyetlerin öne çıkarılması üzerinden sansasyonel ve çoğunlukla abartı bir diskur üzerinden yükselen bir siyaset, kendisini siyaset dışı tanımlayarak bir anda seçim gündeminin merkezine oturuyor. Merkez sağ elinden kaçan toplumsal desteği bu diskuru taklit etmeye çalışırken anlamsızlaşıyor, sol ise bazen bu anlamsız tartışmalara cevap üretmeye yoğunlaşırken, bazen de -Kolombiya örneğinde olduğu gibi- bu tartışmayı yok sayarak beslememeyi tercih ediyor. Şimdiye kadar iki taktiğin de başarılı olamadığını görmüş bulunuyoruz.
Burada yok sayamayacağımız unsur ise, ABD’nin ilk defa Latin Amerika’da neredeyse hep başa baş geçen seçim süreçlerine bu kadar açıktan müdahale etmesi. Honduras’ta sandıklar tekrar sayılırken Trump eğer Asfura seçilmezse ülkeyi tehdit ederken, Arjantin’de ara seçimler yapılırken Milei’in partisinin kazanması durumunda zaten bir IMF programı uygulamakta olan ülkeye can simidi olacak 20 milyar dolarlık bir swap anlaşması imzalanacağı müjdesini vermişti. Kolombiya’da de la Espriella sadece Cumhuriyetçi Parti üyeleri tarafından açıktan desteklenmedi, aynı zamanda sosyal medya üzerinden büyük paralar harcanarak çok güçlü bir kampanya sürdürüldü. Peru’da yurt içinde kullanılan oylara göre seçimi kaybeden Keiko Fujimori, ABD başta olmak üzere yurt dışında kullanılan oylar sayesinde başkanlığını ilan etmeye hazırlanıyor.
Şimdi Kolombiya’da kendisini geleneksel sağın dışında gösteren, ancak ülkeyi son yüzyılda yönetmiş olan oligarşinin tam da merkezinde kurduğu ittifaklarla iktidara gelen Abelardo de la Espriella barış sürecinden arta kalan mekanizmaları da yok etmek ve El Salvador modelini uygulayarak aşırı güvenlikçi bir politika izlemeye hazırlanıyor. Ancak belki de Kolombiya örneğini de aşan, bölgedeki ABD hegemonyasının konsolidasyonu süreci üzerine düşünmek, liberal demokrasinin Latin Amerika’da ABD eliyle dağıtılıp dağıtılmadığını tartışmak daha da öncelikli bir mesele gibi.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



