yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKasım ayının da son günlerine geldik - Özkan Yıkıcı

Kasım ayının da son günlerine geldik – Özkan Yıkıcı

Pazar ikindini, Mağusadan bir telefon geldi. Anladım ki tahminlerimizde yanılmama yine gerçekleşiyordu. Arkadaş aynen bu cümleyle konuya girdi: “Arter ve Dana geri çekildi” diyordu. Mağusaya zaman zaman gidiyorum. Özellikle bazı tanıdıklarla konuşurken, Cem Dana aday olduğu ve İsmail Arterin de pazarlık yaptığı bilgilerini hep duyuyordum. Daha son ismailin de istediklerinin olmadığı için aday olacağı haberi de tanıdıklar tarafından verildi. Ama hemen eklendi “pazarlık yapıyorlar, olmazsa baskıyla mutlaka çekilecekler” öngörüsü de geliyordu.

Pazartesi sabahı güneş ışıkları camlarıma vuruyordu. Artık Kasım ayının son haftasına girdik. Ayın bitmesine 3 gün kaldı. Ama, yerel seçim rüzgarları da fırtına haline gelme adayı idi. Yataktan kalkmadan ratyoyu açtım. SİM kanalına koydum. Daha ilk ağızıdan Sami döktürmeğe başladı. Elbet Mağusa hikayesini oda özetledi. Kime sorarsanız herkes bunda ne gibi pazarlık yapıldığını soruyordu. Omorfo hikayesi ise banbaşka bir telden çalıyor. Yine önemli kesim özellikle UBP son gerçeği ile konuşmaya çalıştı. UBP kendi başkanını dahi koruyamadığı, en az oy alanın başlarına atanmasını kabullendikten sonra, tek başına baskı yapamayacağı algısı da yaygındı. Nitekim, bazı sızıntılar da korkutma veya başka yöntemleri de anlatıyorlar. Ama bunları tamamlayacak bilgi de sırıtıyordu: Metin Fevzioğlu elçi olarak güven mektubunu Pazartesi günü sunacak. Hafta sonu adaya geldi. Doğrusu, halkla ilişki imajını oynarken sırıtış banbaşkaydı. Hele Kıbrısla alakalı yakın tarih Fevzioğu örnekleri, birilerini mutlaka kuşkulandırmaya yetip artması gerekirdi. Bir de Metin Fevzioğlunun aslında diplomat olacak mesleki ilkesine uymadığını da ekleyelim bir yere. Hukukcu oluşu ve son Başarandan Kazıma olan tutumlar, devamında ne olacak sorularını akılda tutmamızı da dayatıyor.

Metin Fevzioğllunun Maraş tutumu veya Barolar başkanıyken barolara yaptıkları hat da meslektaşlarının Ankara kapısında joplanmasındaki rolunu da hatırlatmak önemlidir. Erdoğanla tartışmadan, AKP çizgisine geliş hızını doğru okumamız gerekir. Ama en önemlisi, neden K. Kıbrısa göndrilme nedenlerini iyi analiz etmemiz şart. Hele de yaptıklarını görmezden gelmeme tutumuyla çok övdüğümüz yargıya neler yapacağı da ortada. Zaten K. KIbrısta yeni siyaset kurumsallaştırılıyor. Müdahaleler ve geleek hesabı ortada. Elbet Fevzioğlunun elçilik gücüyle de hukuktan yönetime birçok konuyu daha yutturmaca yapma becerisi de vardır. Kolay kolay karşı çıkmalar daha zor olacak.

Bu haber akışında bence en çok ses gereken olaya gelelim: Avrupa gazetesinin mahşeti, Karpazın burna giden kuzey kısmının Güvenlik kuvetlerine tahsis edildiği haberi var. Elbet her okuyanın aklına istemese de Karpaz üstü veya ilan edilen yerdeki milli park denilmesi gelecek. Karpazda iskele cıvarında deniz Karpaz burnuna doğru da üst yapılma olasılıkları, olasılığın da ötesinde zamana yayıldığını birkaç yıl önce belirtiydik. Fakat, genelde ses çıkmadı. Nede olsa seçimler var. Hele de Türkiye müdahaleleri oldukça konuşulurken, muhalif partiler seçimlerde alehlerine fazla dokunuş olmasındiye de duymazlığa sığınıyorlar. Buda başka bir tehlike paranoyasına dönüşen gerçektir.****

Kasımın son günlerine böylesi sabah seherindeki esintilerle girdik. Artık istemesek de Kıbrısın iki tarafında, Türkiyede  Yunanistanda seçim dönemlerine girdik. Fırsat kulanan ve görmezlikten gelerek alehe çevirmeme tutumları yaygınlaşacaktır. Zaeten şimdiden Suriye doğu komşumuzda dünya satranjıyla hangi yerlere Türkiye girecek oyunu oynanması da boşuna değil. Buda bizi ilgilelendirmez. Zaten Afrin olayı ve sonrasındaki linç hareketi ardından da yargılama dönemi gereken korkuyu çoktan aşıladı.

Kısaca, Pazartesi ile Kasımın son günelrine geldik. Artık yılın yeni yılına doğru bir ay kaldı. Seçimlerle avunarak ve baskıalrı şimdiden görmezden gelerek refahlı kentler yaratma masalarıyla sene sonuna dek uyumaya gireceğiz. Ben zaten yemek sonrası yalnız kalınca hep uyuklarım. Bana bir engel yok. Haydin hayırlısı olsun.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın