yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİsrail'de işler daha da karışıyor - Özkan Yıkıcı

İsrail’de işler daha da karışıyor – Özkan Yıkıcı

Haftalardır büyük katılımlarla israilde protestolar yaşanıyor. Genelikle protestolar muhalefet ekseninde dalga dalga yükseliyordu. Konu, artık malumlaşan yargıdaki yetkileri başbakanın eline geçirme hamlesi oluyordu. Metanyahunun yargıda olması, büyük ihtimal hapse de gireceği sonuç yaklaştıkça, Metanyahu da harekete geçti. Kendini de kurtaraacak hamle ile “yargının bazı yetkileri hükümet üzerindeki etkisi olan bölümleri” elinden alıp kendi kullanımına taşımaya yöneldi. Parlemento sayısı da yetiyordu. Son seçimlerle israilde kurulan resmen adı faşist olan hükümet, böylelikle çoğu göstericiğe göre de “Türkiyeleşecekti”. Bu dalga klasikleşen haftadan haftaya yaşanıyordu.

Sonunda Metanyahu hamlelere girişti. Özellikle parlementer partileri muhalefetin yanıdan çekmek için görüşme teklif etmek zorunda kaldı. Fakat sokak dinmedi. Yasanın resmen yok edilmesini talep ediyordu. Parlemento partilerinin “sosyaldemokratlar dahil” konuşma teklifine yakın dururken, muhalefetin demokratik ve sol ekseni, tamamen yok edilmesini diretiyordu. Sonunda, Metanyahu sinerjiyi kontrol etmek için yasayı sunmayı erteler gibi davrandı. Ama ertelemeyerek adeta sınırın üstünde fırsat çizgisine oturdu. Cumhur başkanı da imzalamayacağını açıklar, ordu içinde de rahatsızlık olunca, gazı söndürme hamleleri başladı.

Tepkielr devam ederken, bu defa Metanyahu yanlıları hafta sonuna doğru sokta görünmeye başladı. Onalr da protesto düzenledi. Böylelikle Metanyahu yükselen dalgayı oyalarken kendi yandaşlarını da sokağa döktü. İsrail artık kimine göre karpuz gibi ikiye, kimine göre de devletin parçalanması eksenli ikilemler siyasal kavşağa doğru ilerlemektedir. Bu arada İsrail devleti kendi faşist karakterisliğini de hep Filistin avına çıkarak da ırkçılığı ve korkuyu da yükseltip, “güvenlik” silahını da arada dolaştırmaktadır. Bunlar bir anlamda Ortadoğuda kurdurtulan ve Emperyalizmin bölgesel merkezleştirilen devletindeki son göstermelik demokrasinin de adeta faşizimle nasıl algı bozulmasını yaratığının acı pratiği olarak yaşatılmaktadır.

Son İsrail gelişmeleri, ilk defa Yahudiler arasında ayrışmaları da açığa çıkarıyor. Gericilik ile normalik ikilemleri veya faşizim veya demokratik görünme ikilemleri de sadece israilde deyil, genel Yahudi kitleleri ve sermaye sınıfında da hissedilmek zorunda brakılıyor. Daha da ilerisi, ABD ile İsrail ilişkilerinde bazı tedirginlikler de oluşma şansını yaratmaya başladı. ABD Yahudi lobilerinde dahi kesimelr arasında taraflaşma da hissediliyor. Bunlar emperyalizmin İsrail eksenli algılarının da biraz bozulmasına yarar gibi olsa da medyanın bu konuyu gündeme getirmeyerek, bir anlamda önemli yaşanan devlet içi çelişkileri insanların bilmemesini de sağlamaktadır.

İsrailde yaşanan devlet içi hukuk krizi, kimilerini de bir delilik yaparmı kuşkularına sürüklüyor. Özellikle son Çin eksenli Ortadoğu hamleleri karşısında israilin irana saldırma, Suriyeye yönelik saldırıları artırması veya bir Lübnan maceraesı yapma tehlikesini olası dışında görmüyorlar. Bu konuda eğer çaktırılmadan ABD devletinin tarafsız veya ufak desteği karşısında yapmayacağı garantisinin olmadığı seslendiriliyor. Bilindiği gibi İsrail devleti en başta ABD ve Britanya kralığının bölgesel gücüdür. Bölgesel sömürgeciliği bu ülke aracıyla sürdürmek için kurduruldu. Onun için Ortadoğu oyunu ve İsrail devlet içi kırılmalar bir savaş veya karşıt korku iklimi ile saldırganlık yapma, zaten hem faşizmin hem de İsrail devletinin kuruluş feslefesinde vardır.****

İsrailde yien protestolar gerçekleşti. Bu defa devletin hükümet kanadının kesimleri sokaktaydılar. Hükümetin güvenliği ve ırkçı sloganlarla Kudüs adeta yankıarla sarsıldı. Elbet, bu israildeki kitlesel karşılıklı gerilimi de tırmandıracaktır. Metanyahu ise kitleleri sokağa sürmekle, resmen yasayı ansızın sürecini tamamlamaya her an girişeceği mesajjını da veriyor. Çünkü yargı sürecinde de hapsi boylaması büyük olasıdır. Hele de sokaktaki faşist eksenli ktilelerin konuyla alakalı savcının resimlerini yerlerde sürüklemeleri de konunun nedenli gerilime aday olduğunun en son işaretidir. Bakalım, İsrail bu dalgalarla daha bir faşistleşme veya demokraik açılıma yönelme eyliminin yükselişiyle mi devam edeceğini, yaşayarak göreceğiz. Net olan, her konuda olduğu gibi, şimdiden en ağır beldeli, konuyla alakası hiç olmayan yine Filistinlilerin ödediğidir. Dünya bu konuda konuşmayıp sağırlar diyaloğuna yine yatıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İzlanda halkı AB ile görüşmelere hayır dedi

Bizde pek konuşulmadı. Zaten çoğu konu resmi duruştan toplumsal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Geliyorken gelen: ancak hâlâ kabullenmeyen gerçek

Şu anda Karpaz’dayım. Yağmur sıkça yağıyor. Dün geceye doğru...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Özkan Yıkıcı yazdı: İzlanda halkı AB ile görüşmelere hayır dedi

Bizde pek konuşulmadı. Zaten çoğu konu resmi duruştan toplumsal...

Taner Akçam yazdı: Wo warst du? Sen neredeydin?

‘Wo warst Du?’ – ‘Sen Neredeydin’ 1968 Alman gençlik...

Ecehan Balta yazdı: Nepal felaketi bize ne anlatıyor?

Nepal ile Tibet sınırında yaşanan son sel felaketi, ekolojik...

Neşe Yaşın yazdı: Ver elini Eylül

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası...

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Canlı yayın