Kıbrıs iktibasŞener Elcilİpek Böceği ve Kıbrıslı Türkler - Şener Elcil

İpek Böceği ve Kıbrıslı Türkler – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

İpek nedir bilir misiniz?

Hani bir zamanlar kralların, padişahların, soyluların giydiği kıyafetlerin dokunduğu, Bizans İmparatoru’nun casuslarının bir asa içinde Çin’den kaçırıp, batıya getirdikleri, okların kolay delemediği ve hafif olduğu için Mogallar’ın at sırtında giyip eski dünyayı fethettikleri, adına ticaret yolu kurulan, doğu ile batı uygarlıklarını kaynaştıran ipek.

Eskiden Kıbrıs’ta da ipekçilik çok yaygınmış. Her köyde bugün dahi ayakta kalan asırlık dut ağaçları ipekçiliğin varlığını göstermektedir.

Analarımızdan, ninelerimizden kalan, kendi elleri ile dokudukları, yazın üstünüze örttüğünüz zaman serinlik ve ferahlık veren ipek bürüncük çarşaflar hala daha bizi o yıllara götürmektedir.

İpek elde etmek için ipek böceği tırtılları, yumurtadan çıktıktan sonra dut yaprakları ile beslenir.

Belli bir olgunluğa gelen tırtıl, kendi etrafında bir koza örerek içine hapsolur.

Koza içindeki tırtıl bir süre sonra başkalaşım geçirerek, kelebeğe dönüşür ve kozaya açtığı delikten dışarıya çıkar.

Kelebekler dışarıya çıktıktan sonra çiftleşir ve yumurtalarını dut yaprakları üzerine bıraktıktan bir süre sonra ölür.

Kaliteli ipek elde etmek isteyenler, tırtıl kelebeğe dönüşmeden, kozayı sıcak suya ve fırına koyarak tırtılın kozayı delmeden ölmesini sağlarlardı. Böylece delinmeyen kozadan daha kaliteli ipek elde ederlerdi.

İpek elde etmek için izlenen yöntem ile Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı süreç birbirine çok benzemektedir.

İpek kozası kadar değerli bir ülkenin insanları olarak, kendi ülkemizi başkalarına vermek için içine hapsolduğumuz bu statükoyu farkında olmadan kendi ellerimizle yarattık.

Bizi kullanarak ülkemizi ele geçirenler, bu kozadan çıkmamamız için ellerinden gelen her türlü zorluğu yaratmaya devam etmektedirler.

Biz kozanın içindeki rahat ortamın sonsuza kadar gideceğini düşünüyoruz. Oysa bu kozayı delip çıkmazsak, bilelim ki kaliteli ipek elde edenler gibi bizi ya kaynar suya ya da fırına verecekler.

Görüşme süreci, çözüm beklentileri ile geçen ömrümüzdeki her çözüm sürecinin bizi diğer toplumdan biraz daha kopardığını, bölünmüşlüğün ve siyasi rehine olmanın daha da kalıcı hale geldiğini, toplum olarak yokuşa sürüklendiğimizi görmezden geliyoruz.

Mart ayında yapılacak olan beş artı bir zirvesinde, biz yine olmayacağız. Adamızın kuzeyinde yaratılan bu nüfus yapısı ile siyasi irademizi gasp eden Türkiye’nin ve işbirlikçilerinin bizi zirvede temsil etmelerinin anlamsızlığı ortada durmaktadır.

İngiltere, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıslı Rumlar o masada olacaklar. Türkiye bizim adımıza değil kendi adına pazarlık etmektedir.

İzlediği siyaset şu temellere oturmaktadır;

1-İstirdat Planı (Kıbrıs’ı geriye alma) devam edecektir.

2-Çözümsüzlük çözümdür.

3-Kıbrıslı Rumlar çözüm istemiyor suçlaması sürekli yapılarak, Rumlar suçlu gösterilecektir.

4-Adanın kuzeyini kazanılan zaman içinde kolonize etmeye devam edilecektir.

Türkiye, bizi hapsettiği bu ada yarısında varlığımızın devamını, kendi siyasi çıkarlarına ters görmeye devam etmektedir.

Bu gerçek karşısında toplum adına siyaset yaptığını söyleyen siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları sessiz kalarak bu sürece onay vermektedirler.

Toplum olarak, Türkiye’nin bizi hapsettiği bu ada yarısında siyasi irademizin gasp edildiğini vurgulayarak, sesimizi yükseltmezsek Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ve Avrupa Birliği’nin bize kazandırdığı hakları da yitireceğiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Şener Elcil yazdı: Sıra Kıbrıs’ta

Kendi çıkarları için dünya siyasetini şekillendiren “küresel güçler” olarak...

Şener Elcil yazdı: Gerçek Güç

Filistin lideri Yaser Arafat ve İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın yönetimde olduğu ve barış sürecinin devam ettiği...

Şener Elcil yazdı: Kökü Dışarda Siyasetin Siyasetçileri

Türkiye’de, mahkeme kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi kurultayının geçersiz sayılması sonrası...

İnsan olmak — Şener Elcil

Kıbrıs özelinde, hayatımızın birçok aşamasında siyasi görüşlerimize ve yaşama bakış...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,933TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sotos Ktoris: “Kültürel miras tüm Kıbrıslıların ortak değeridir”

Kıbrıs'taki siyasi müzakereler yıllardır bir ileri iki geri giderken,...

Tuğçe Madayanti Şen yazdı: Kamera NATO’ya dönerken

Gelecek hafta Ankara'da NATO zirvesi var. Kapalı kapıların ardında neler konuşulacağını...

Özgür Gürbüz yazdı: Az kalsın fidan dikeceklerdi

Ankara’daki NATO zirvesi öncesi onlarca kişi gözaltına alındı, 103...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kuzey Kıbrıs sıcaklarından

Haziranı tamamlamak üzereyiz. Ben de yeni bir yaşa da...

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Canlı yayın