yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİkili eksende sonuçlar yaşayan Filandiya - Özkan Yıkıcı

İkili eksende sonuçlar yaşayan Filandiya – Özkan Yıkıcı

Filandiya denilince, klasikleşen eski Sosyaldemokrat dönem veya isgandinav model akla gelir. Nedense sonrası veya şimdi olanlar pek dikate ldırtılmaz. Eski ezber Filandiya ile piyar oyunu veya algı bakışlarıyla resmen günümüz yok saydırtarak, eski Filanda üzerinden bakışlar sunulmaaya devam edilmektedir. Gidrek hafıza kaybına da güvenerek, günümüzde olanları aynen eskisi gibi de algılatıp sorgulama veya kıyaslama yapmayı engelemeği de sağlamak kolaylığı oluştu. Filandiyayı eskiden Sosyalizme karşı sosyaldemokrat model olarak sunulurdu. Kapitalizmin de eşitlikli başarıolı örneği olarak algılatılırdı. Sosyaldemokrat örnekle kapitalist ikili metropol bakışlar oluşturuluyordu. Sosyalizmin gerilemesi ve Sovyetlerin yenilmesiyle de artık bu algı oyununa ihtiyaç kalmadıkça, Filanda daha bir sistemsel sınıfsal yörügelerde kaymaya başladı. Sonuçta, günümüzdeki durum karşımıza geldi.

Son günlerde Filandiya iki gelişme ile karşımıza geldi. Nato üyesi haline dek ulaştı. Örgütün yeni üyesi olarak kabul edildi. Bu arada gerileme ve siyasal sağa kayışla üye olurken bazı özellikle siyasal mülteciler konusunda da başta Türkiyeye taviz adıyla gerilmeler de görülmeğe başlandı. Özellikle de sürgünde3ki Kütler konusu resmen net yaşanan örnek oluyor.

Öteki gelişme ise ülkeği Natoya Sosyaldemokratların sokmasıydı. Devamında bu dereceye gelen Sosyaldemokratların ise Pazar günü gerçekleşen parlementer seçimde genç popilist imajlı Marinin seçimi kaybetmesi ve yetmezmiş gibi üçüncü sıraya dek düşmesidir. Daha düşündürücü olan, Sosyal deokratları yunuşak dil ile ırkçı gerçek yüzüyle faşist partinin geçip ikinci olmasıdır. Muhavazakar ulusal cepe ise birinci sırada seçimi kazandı. Vurguladığı ilk önlem, kamu harcamaları kesme olması da rtesadüf deyildir.

Ezberlenen Filandiya ile yaşanan gerçeklerin bazı anlatıkları elbet vardır. Filandiyayı Natoya sosyaldemokratlar sürükledi. Natoya girerken Rusya düşmanlığı korkusunu da kulanıp Rusya sınırında duvar örmeğe başladı. Kulandığı retorik alan sağ ve bazen faşist içerikli olması da bize yanıtını seçimde ikinci sırayı faşis parti alıp onları üçüncü sıraya düşürmesiyle de anlıyoruz.

Rusya ile girilen Batı yanlısı blok eksenindeki mücadele ilk yansıdığı alanın da enerji olması da tesadüf deyildi. Rusyaya karşı anbargo ve oradan gaz almayı engeleme üstüne düşmanlık ve işkal korkusu konulunca, sosyaldemokrat tarih için ilerde çok konuşulacaktır Ama batı medyası Marini hep övdü. Genç kadın oluşunu, görünüşündeki senpatiklikler hep sıra sıra övgü sepedine kondu. Arada uyuşturucu konusu da çıksa, başbakan bundan sıydrıldı. Ama popilisti. Ülkesi kapitalist ölçeklerle adeta birinci sıraları alıyordu. Eğitim ve sosyal haklarda Filandıya hep örnek ülkeydi. Bir eksiklikle, bu koşullara karşın neden sosyaldemokratların oy kaybına uğradıkları soruya yanıt gelmiyor. Bir de şu kural kulanıldı: kamu harcamalarının daraltılması telepinin karşılık bulması da düşündürücüdür..

Oysa Marin korona dönemini de iyi yöneti. Bazı kamusal haklar da halkına kazandırdı. Yine de seçimi kaybeti. Bunun mesajı net: kapitalist retoriklerle oynayıp probagandayı o koşullara konulunca, salt kazanma deyil kaybetme de olur. Son dönemde özellikle göçmenler politikası ve kaynakların AB aktarımlı tutumlar fFilandiyada olması güç faşist hareketi de güçlendirdi. Hele Rusya düşmanlığı ile göçmen ırkçı yaklaşımlar beraberinde vatan konusunu damıtınca, popilist Marin de seçimleri kaybetme noktasına taşıdı. Şimdi onca övülen ve ülkeği natoya dek taşıyan sosyaldemokrat parti seçimde hem de üçüncü sırada çıkarak herkese bir ders yazdırtma şansı verdi. Kısa zamana dek önde görülen Marinin kaybetmesi ve üçüncü olması ise yeniden başka bir kuramı “kamu oyu yoklamalarını” da sorgular haldedir. Eğer bunlar Filandiyada da yaşanıyorsa, sağa kayarak solculuk yapılmasının da tehlikelerini siyasal yaşananla yeniden bize hatırlatma gibi korkutucu gerçek de yalınlaşarak beleğe konulması gerekmektedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde unutturulan sistemsel yapı: emperyalizm

İster İran ister Ukrayna savaşlarına bakarken, günlük propagandayla takılı...
4,640BeğenenlerBeğen
1,583TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın