yazılarKıbrıs iktibasEmperyal Ankara otoritesinin stratejik siyaset mühendisliği ve ana hedefi - Hayati Yaşamsal

Emperyal Ankara otoritesinin stratejik siyaset mühendisliği ve ana hedefi – Hayati Yaşamsal

Kıbrıs’ta “toplumlar arası yabancılaşma –yabancılaştırma” “toplumlar arası kopuş”

yabancılaşma –yabancılaştırma insanın varoluşsal anlamından, kendi gerçekliğinden KOPUŞ’unu ifade eder.

Kendi doğal varoluşundan uzaklaşan özne kendisine ait olanı kaybeder, kendine ait olan mülkiyeti kendisine karşı kullanır ve-veya kullanılır.

Yabancılaşan-Yabancılaştırılan insan, güçsüzlük, anlamsızlık, kuralsızlık, yalıtılmışlık, kendinden uzaklaşma ve güvensizlik içinde kopuşa doğru yuvarlanır.

Yabancılaşma ve Yabancılaştırma kavramına merkezi bir önem atfeden ve kaynağını toplumda arayan ilk kişi Marx’tır. Marx’a göre yabancılaşma ve yabancılaştırma, tersine dönüş, ‘Özne’nin ‘Nesne’nin hizmetine ve denetimine girmesidir.

Marx’a göre, yabancılaşma, insanın, yetenek, ilişki ve eylemlerinin bizzat kendi etkinsizliği aracılığıyla kendisinden bağımsız bir biçim alması ve insanın kendi etkinliğinin ürününe, etkinliğinin kendisine, diğer insanlara ve kendi doğasına yabancı hale gelmesi sürecini ifade eder

Marx’ın Yabancılaşma kavramı; Doğal olarak birbirine ait olan şeylerin ayrılmasını veya dengeli bir uyum içerisinde olan şeyler arasındaki antagonizmi de ifade eder.

Marx insanların Yabancılaşmasını ve-veya Yabancılaştırlmasını şöyle tanımlar:

“Kendini gerçekleştirmek için etkinlikte bulunamayan insan, aynı zamanda kendini ürününe yansıtamazken, ürününe de sahip olamaz. Tüm bu şartlarda insan kendine yabancılaşmıştır. Ve nihayetinde kendine bile yabancılaşan insan diğerlerine de yabancılaşır”

İşte kendine YABANCILAŞAN-YABANCILAŞTIRILAN Adalı Kıbrıslı Türk’lerin büyük bir çoğunluğunun diğer Adalı Kıbrıslı Rum, Maronit ve Ermeni’lere karşı, “Çıkar, Fayda ve Rant Maksimizasyonu Sendromu” maddi temelli YABANCILAŞMASI’nı

Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlığı olan bir Kıbrıslı neden TC vatandaşı olur? Diye soruyor, Aziz Şah bir yazısında sadece E. Tatar’a değil, hem Kıbrıs Cumhuriyeti hem de TC Vatandaşı olan tüm Adalı Kıbrıslı Türk’lere.

Adalı Kıbrıslı Rum dostumuz Maria Siakalli ise şöyle tanımlıyor :

I. Hem kktc vatandaşı olmak hem Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmasından kaynaklanan sorumlulukları yerine getirmeden hakları talep etmek.

II. Aynı zamanda Kıbrıslı Rumlar’ın kuzeyde hiç bir hakı olmamasını ve resmen bir turist olarak muamele görmesini görmezden gelerek onları çözüm istememek veya Kıbrıslı Türkleri eşit olarak görmemekle suçlamak.

Ve ekliyor “Beni şahsen hem rahatsız ediyor hem hayal kırıklığına uğratıyor”..

Maria Siakalli hiç de haksız değil, bu tespitlerinden, rahatsızlığından ve de hayal kırıklığından.

Adalı Kıbrıslı Türk’lerinin bu Çıkar, Fayda ve Rant Maksimizasyonu temelli Ankara patentli, kendini gerçekleştirmek için etkinlikte bulunamayan “YABANCILAŞMA”sı, sadece Maria’yı değil, tüm Adalı Kıbrıslı Rum, Maronit ve Ermeni’leri rahatsız ve de hayal kırıklığına uğratıyor.

Ve bu da, Adalı Kıbrıslı Türklere karşı, gerek Kıbrıs Cumhuriyeti kurumlarında, gerekse Siyasal çözüm sürecinde, ve Toplumlar arası dialog’da “TOPLUMLAR ARASI KOPUŞ -YABANCILAŞMA –YABANCILAŞTIRMA’nın kalıcı temellerini atıyor.

İşte, TOPLUMLAR ARASI KOPUŞ-YABANCILAŞMA-YABANCILAŞTIRMA tam da Emperyal Ankara Otoritesinin “Kıbrıs’ta Türklük Sözleşmesi-İLHAK” yolundaki stratejik “Emperyal Siyaset Mühendisliği” ve “Ana Hedefi”dir.

BAŞKASINA AİT OLMAYA YAZGILI “ÇIKAR, FAYDA VE RANT MAKSİMİZASYONU”NA ÖZENDİRİLMİŞ ÖZNE’LERİN GEZİNDİĞİ KARANLIK SOKAKLARDA, KENDİ KİMLİĞİNDEN KOPUŞ, YABANCILAŞMA-YABANCILAŞTIRILMASI KAÇINILMAZDIR

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,140AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın