yazılariktibasEkvador’da seçimler ve sonrası - Ertan Erol

Ekvador’da seçimler ve sonrası – Ertan Erol

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Ekvador’da başkanlık seçimlerinin ikinci turu geçen pazar gerçekleşti ve iktidardaki Başkan Daniel Noboa ikinci turda Correacı rakibi Luisa González’e 12 puan fark atarak ikinci defa başkanlık koltuğuna oturmayı başardı. González’in ikinci turda neredeyse ilk turda aldığı oya yakın bir oy alarak oylarını çok fazla arttıramamış olması, seçimlere katılımın artmasına rağmen, bazı kentlerde oylarının azalmış olması, Correacılar tarafından seçimlere hile karıştırıldığı yönünde tepkiler ile karşılandı. Özellikle Correacı adaya verilen bazı oyların mürekkebinin oy pusulası katlandığında karşı tarafa geçerek iptal edildiği yönünde Amerikan Devletleri Örgütünün tespiti bu iddiaların temel kaynağı oldu. Sonuç olarak Correacılar seçimin büyük bir hile ile çalındığını iddia etseler ve seçim sonuçlarını tanımadıklarını ilan etmiş olsalar da aradaki 12 puanlık fark ve diğer gözlemci kuruluşların seçimlerde majör sorunların yaşanmadığına dair raporları bu argümanların savunulmasını biraz güç kılıyor.

Ülke geçtiğimiz iki senedir ulusal ve uluslararası uyuşturucu kartellerinin birbiri ve kolluk kuvvetleri ile çatıştığı büyük bir şiddet sarmalının içine girmiş, ulusal çapta yaşanan elektrik kesintileri bu güvenlik sorunlarını daha da derinleştirmişti. Noboa bu güvenlik sorununu iyi bir biçimde değerlendirerek sert bir politika izlemiş, ülke seçimlere olağanüstü hal koşullarında gitmek durumunda kalmıştı. Correacılar ordu ve polis güçlerinin seçim sürecine müdahil olmaması için çağrılarda bulunsa da özellikle kırsal kesimlerde güvenlik güçlerinin varlığı hissedilir bir ölçüde sürmeye devam etti.

Ekvador’un en zengin ailelerinden birinin, dev bir muz imparatorluğunun oğlu olan Daniel Noboa, beş defa başkanlık yarışına girmiş ve kaybetmiş babasından farklı olarak bölgede örnekleri az olmayan bir ‘politika dışı’ aktör olarak siyaset sahnesine girmiş, ilk adaylığında da başkanlık koltuğuna oturmayı başarmıştı. Başkanlığı süresince vergilerin arttırılması, enerji fiyatlarındaki sübvansiyonların kaldırılması ve günlük elektrik kesintilerine rağmen ülkedeki güvenlik sorununu kullanarak, sokakları askerileştirerek popülaritesini korumaya devam etti. Artan işsizliğin ve ekonomik sorunların kronikleşmesinin yanında, şiddet olaylarının tüm güvenlikçi politikalara rağmen patlama yapması da bu durumu değiştirmedi.

İlk başkanlığından farklı olarak Noboa artık ulusal meclisi de kontrol altına almış bulunuyor. Hatta meclis başkanının bu seçimlerde vekil seçilen Noboa’nın annesi olma ihtimali de yüksek. Başkan ise, iç politikada işe yaradığı görülen güvenlikçi politikaları kullanmaya devam edeceğinin sinyallerini ilk günden vermiş görünüyor. Seçimlerin hemen ardından askeri istihbarat birimleri yabancı grupların ülkedeki köprüler, finansal kurumlar ve devlet kurumlarına terörist saldırılar düzenleyebileceği yönünde bilgiler elde ettiğini bildirerek maksimum alarm durumuna geçildiğini ilan ettiler. Aynı istihbarat organları Meksika (ve büyük ihtimal Venezuela) menşeli bu grupların devlet başkanına bir suikast düzenlemeyi planladıklarını da iddia ediyorlar. Noboa’nın emri ile askerlerin Meksika Büyükelçiliğine girerek buraya sığınmış bulunan eski devlet başkanını gözaltına aldığı 2024’ten beri iki ülke arasında diplomatik ilişkiler askıya alınmış bulunuyor.

Kaybetmeyi sindiremeyenlerin intikam planlarının bir parçası olduğu iddia edilen bu bilgilere dayanılarak ülkede 60 gün boyunca sürecek bir sıkıyönetim ilan edildi ve akşam 10’dan sabah 5’e kadar ülke genelinde sokağa çıkma yasağı yürürlüğe girdi. Bölgedeki diğer örneklere benzer bir biçimde Noboa’nın da aynı güvenlikçi paradigmayı vites yükselterek sürdüreceği, silahlı kuvvetlerin artan gücünün demokratik kurumları zayıflatacağı beklenebilir. Her halükarda Correacı hareket önemli bir yenilgi daha almış bulunuyor ve seçim hilesi iddialarının bu moral çöküntüyü aşması zor görünüyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Andy Storey yazdı: FIFA’nın güçle çirkin ortaklığı

Dünya Kupası, ABD’nin ne kadar kötü bir ortak ev sahibi...

Esra Akgemci yazdı: Kolombiya’dan Peru’ya: Güvenlikçi siyasetin gölgesinde seçimler

Toplumsal sorunların çözümünü daha fazla güvenlik, daha fazla ceza...

Mehmet Yaşin yazdı: Mutfaktaki “kızıl” devrimci!

Bu haftaki konumuz, Avrupa mutfaklarıyla tanıştıktan sonra tüm mönüleri...

Arif Mostarlı yazdı: Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

1970 yılının Temmuz ayında, Honduras’ın başkenti Tegucigalpa’nın duvarlarında şöyle...
4,653BeğenenlerBeğen
1,584TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Canlı yayın