yaklaşımlarÖzkan YıkıcıDikkate iki olgu taşıyacam - Özkan Yıkıcı

Dikkate iki olgu taşıyacam – Özkan Yıkıcı

Elbet, konumuz yine deprem. Dikati çekeceğimiz olgular da bu alandann olacağını herhalde tahmin ediyorsunuz. Seçilen olgular ise yaşanmasına karşın pek konuşulmayan eksenden olacak. Daha doğrusu, K. Kıbrısta dikate gelmeyen yaşananlar olacak. Pencere de buradan da açılacak.

Burada da kendine mutlaka sosyalist diyen insanlar ve örgütler de vardır. Genelikle sosyalistler hep görmezden gelinir. Hayat alanlarındaki katılılmcıları, mücadele içinde olma gerçekliklerine karşın neden oy alamadıkları soruları da bazen net yaşananlarla mutlaka sorulur.

Bunun en son öörneği depremle birlikte yaşandı. Daha ilk adımdan bölgeye ilk giden kesimlerin  başında sol görüşlü ve sosyalist partilerin ollması dahi “neden sosyalizim, neden kamu yönetimi” sorularının hayatdann gelen net yanıtıdır. HDP SP TKP TİP HE gibi sol örgütler daha ilk adımdan böllgedeydi. Yardım faaliyetlerine örgütsel güçlerine göre yaşama yansıtılar. nNitekim, Hatayda bir yaşlı kadının itirafı adeta acıtan yaşam yanıtıydı: “biz devrimcileri unutuk, ama devrimciler bizi unutmadı” yaşamdan gelen acı gerçeği vurguladı.

Sosyalistlerin alanda ilk baştan beri olması ve günelrdir devleti arayıp da bulamayan halk gerçeği yaşandı. Devamında da develtin alandaki sorgusu yanına gerçekelri de karşımıza çıktı. TKP Osmaniye aş yardımı dağıtan yeri resmen polis saldırısına uğradı. Oradakielre klasik küfürlü sözler söylendi. Göz altına alınma çabasını kamuoyu tepkisi sonucu engelendi. Yine Pazarcıktaki Cemm evindeki yardım organizyosyana kayum atanarak müdahale edildi. Buna benzer resmen merkezi saldırılar da oldu. Sosyalistler bunlara alışıktır. Herkese yeniden sosyalistlerin olduğunu acıların ve yıkımın altındaki deprem yeri de yeniden yaşatı. Hala birileri laf deyip sırf konuşmak için konuşsun. Hayat kendi gerçeğini kanıtlıyor. Sosyalizmin ve devrimciliğin dayanışmasını mücadele yerlerdeki varlığı tekrardan unutulmuş gibi olanlara hatırlatıldı. Onun için bu jgerçeği geçemezdim. Buna mutlaka yer vermek gerekirdi. İşte size sosyalistlik ve devrimciliğin yaşamdaki gerçeğği bu.

Yemek dağıtılar olanakları ölçüsünde organize olup kurtarmalara giriştiler. Örgütlenerek halka ulaşmayı olanakları ölçüsünde uğraştılar. Devlet daha etrafta yokken, devrimciler oradaydı. Soru: hala neden halk desteği yansımıyorda.****

İkinci olgu K. Kıbrıstan direk alakalı. Cumartesi Halk TV kanalını izliyordum. Derken, fırsat gelşince KIbrısı da konuşmak istediler. Buradan cicili beceli bir gazeteci karşımıza geldi. Alsında burada prokram yaparken salt bizim koltukçulara veriştiren biriydi. Klasik gerçek ise özdeki Türkiye durumuna dokunmadan kalan sınırlarda koltukçulara veriştirme normaleğinin kendisine yansıyan roldü.

Buradaki durum soruldu. Elbet kaçınılmaz olarak göç de soruldu. Nedense ayni yanılsama hemen sırıtıverdi. Buraya Türkiyeden epey insanın yerleştirildiği, deprem yerlerinden de epey insanın  burada yaşadığı vatandaşlık aldığı hat da yerel 74 nifustan daha fazla olduğu gerçeğinden kaçış yöntemleri yeniden ekranda göründü. Oysa gerçektir: K. Kıbırısta nifusun önemli kısmı TC yurttaşıdır. Bunu her alanda izlemek mümkün. Bunu tartışacak deyilim. Zaten Sokklar en canlı kanıtıdır. Yine doğal olarak buraya gelen TC kökenli insanların da ara eleman falan da deyil her alanda oldukları da malum. Hat da önemli üst alt kesimlerin yoğunluğu da TC Kesimidir. Bu nedenler göçün burayı da kapzaması kaçınılmazdı. Öyle de oldu.

Fakat, nedense Türkiye gerçeğinin özünden kaçmak için uydurmalar da çok. Bunlar konuşturulmama nedeniyle de karşılık buluyor. Sonuçta Halk TV yayına katılan gazeteci sanki buradaki TC vatandaş veya olmayanların ara eleman gibi sunup orda braktı. Tek odalardan baahsederken, lüks vilaları ve muhteşem ötelleri nedense unutu. Beyninde yeri yok. Bu anlatım şekli habercilik alanında olunca, en başta algı operasyonuna gireceği ve haberin özde eksik brakılma nedeniyle ne derecede haber sayılacağı da tartışmalı. Ama bizde hep böyle yanlış yapma kriteri yayıncılıkta ne yazık kulanılıyor. Zaten bilgi kirliliği ve yetersizliği K. Kıbrıs konusunda yaygın. Konuşamama ve medya sınırlamaları da malum. Zaten acı gerçek de gazetecilerin isteseler de bunları söyleyemedikleri durumu da var. Bu nedenle ilgili gazetecinin bağlı olduğu medyanın “Türkiyeye sakın dokunmayın da ne isterseniz söyleyin” kuralını işletiği de biliniyor. Onun için tek gazeteci suçlaması da yapmak oldukça eksik brakılır. Ama sonuçta bir yayından bilgi veriyorsunuz ve ne yazık eksik oluyor. Sanırım K. Kıbrıs gerçeğinin de acıtan koşulu bu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın