yazılarKıbrıs iktibasDijital yalnızlık ve sahne! - Cenk Mutluyakalı

Dijital yalnızlık ve sahne! – Cenk Mutluyakalı

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Görmezden gelinen en büyük sorun, erişim ve iletişim vaat eden ancak insanları birbirinden ayırarak izole eden yeni teknolojiler ve sosyal ağlardır” diyor Amerikalı oyuncu ve yönetmen Willem Dafoe…

Bu yılki Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi’ni o yazdı.

Dafoe’nun uyarısı anlamlı; cihazlarla kurulan yapay bağların, gerçek insan temasının yerini almasına karşı bir körleşme yaşadığımızı vurguluyor.
Haklı… İnsanlık, metallerin soğuk ışığında giderek yalnızlaşıyor.

Yalnızca zekâ değil; duygular, ilişkiler ve bizzat gerçekliğin kendisi yapaylaşıyor.

***
Tiyatro ve aslında genel olarak sanat, çürümeye karşı bir direniş hâlâ…

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde Girne Belediyesi Oda Tiyatrosu’nun “Raskolnikov” oyununa gitmeyi planlamıştım. Önceden izleyememiştim… Yine olmadı. Maalesef bir oyuncunun babasını kaybetmesi nedeniyle iptal oldu gösteri…

Kıbrıs Tiyatro Örgütü (THOC, ΘΟΚ) sahnesi için davet vardı, böylece Ledra Palas’tan yürüyerek oraya gittim. Deneysel Sahne’de olağanüstü bir oyun izledim gerçekten…

Kıbrıslı tanınmış koreograf ve yönetmen Fótis Nikoláou’nun sahnelediği oyun, modern Yunan sanatının en trajik figürlerinden heykeltıraş Yiannoulis Chalepas’ın hayatını anlatıyor.

Bu oyunu izlemeden önce Yunan heykeltıraşı bilmiyordum elbette… Atina ve Münih’te yetişmiş… En iyi heykellerini yaptığı dönemde psikolojik rahatsızlıklar yaşamış ve ailesi tarafından akıl hastanesine yatırılmış. Annesi ölünce hastaneden çıkmış, yeniden heykeller üretmiş.

Oyun tüm bu gerilimler üzerine kurulmuş zaten… Danslar, ses ve ışık oyunları, sahne kullanımı, oyuncuların performansı son derece etkileyiciydi… Üst düzey bir profesyonellik var gerçekten… Parçalanmış zaman, ışık ve karanlık arasındaki gerilim, maskelerden yansıyan yaralar ve iç sesler, delilik ve yaratım, gerçek ve yanılsama… Tümünü iliklerime kadar hissettim.

Oyunun dramatik omurgası, Yiannoulis’in kendi yarattığı heykeliyle diyalogları üzerine kurulu… Sahne üzerinde heykeliyle konuşan Yiannoulis’in etrafından annesi dahil hayatındaki tüm önemli özneler birer gölge gibi gelip geçiyor. Teknik açıdan oyun, nesne ve beden ilişkisini estetik bir koreografiyle bütünlüyor; sahnenin vazgeçilmez bir parçasına dönüşen tekerlekli masalar ve lambalar hikâyenin ritmini belirliyor.

Unutulmaz bir tiyatro deneyimiydi, hayranlıkla döndüm evime…

Mağusa doğumlu yönetmen Fótis Nikoláou, New York’ta dans eğitimi almış; Paris’teki Uluslararası Dans Yarışması’nda birinciliği var. Pek çok önemli uluslararası projeye de imza atmış. Yurdumuzda böylesine donanımlı ve yetenekli sanatçıların nefesini hissetmek umut verici…

***
Dünya Tiyatro Günü demişken… Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun bildirisi de çok iyi kaleme alındı…

Bugün dünya sahnesinde sergilenen temsilin adı; GÜÇ. Oyuncuları ise tarihin tozlu sayfalarından fırlamış diktatörler, soğuk metalin satıcıları ve siyah altının efendileri. Dekor, yıkılmış hayaller ve harabeye dönmüş şehirlerden ibaret. Patlayan bombalar sahne ışığı, feryatlar ise bu trajedinin fon müziği olmuş durumda. Mülkiyetin, petrolün ve iktidarın hırsıyla kararan bu kanlı politika, insan onurunu sığınaklara hapsetmeye çalışıyor…

Yeniden, yeniden, yeniden okudum.

Sığınaklarda anlatılan o özgürlük masalları gerçeğe dönüşene dek sahnemizin ışığını söndürmeyeceğiz… Çünkü; sahne iktidarların kibrine değil, halkın vicdanına aittir. Yaşasın Tiyatro, Yaşasın Barış!

Görmezden gelinen barışa selam olsun!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Dionysis Dionysiou yazdı: Guterres Neden Geldi?

Kıbrıs, resmî olarak sürekli bir çatışmanın tarafı olmayı seçtiği...

Alper Ali Rıza yazdı: Guterres, 2017’deki Kıbrıs Barış Konferansı’nı Eline Yüzüne mi Bulaştırdı?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres geldi ve gitti....

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Kerim M. Munir yazdı: Adapte Edilebilir Federalizm: Kıbrıs İçin Yeni Bir Anayasal Tasarım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs ziyaretine hazırlanırken, belki de...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın