yazılarKıbrıs iktibas“Ada”: Vicdani Bir Uyanışın Anatomisi – Ümit İnatçı

“Ada”: Vicdani Bir Uyanışın Anatomisi – Ümit İnatçı

Orjinal yazının kaynağıFacebook

Merkezi Limasol’da olan ETHAL Tiyatrosu’nun “ADA” oyunu Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’na konuk oldu. Akşam oyunu izledim. Oyun 2 ve 4 Nisan’da iki kez daha sahne alacak… Achilleas Grammatikopoulos ve Michalis Kolokotronis’in yazdığı, Achilleas Grammatikopoulos yönettiği “Ada” oyununda Giorgos Evaggorou ve İzel Seylani rolleri –hakkını vererek– paylaşıyor. Oyunun tanıtımı için kullanılan şu paragrafı buraya kaydedeyim:

“Athol Fugard’ın “The Island” adlı eserinden ilham alınan oyun, bölünmüş bir kimliğin iki yüzünü aydınlatarak ve inançları ya da kökenleri nedeniyle insanların maruz kaldığı şiddeti gözler önüne sererek, çağdaş Kıbrıs toplumunun kolektif travmasına odaklanıyor. Amaç bir tarih dersi vermek değil; kurgu yoluyla tiyatroda, izleyicinin, iki karşıt sesin bir arada varoluşu üzerinden, uzlaşı ve kabullenme ihtimalini görebileceği bir alan yaratmaktır… Oyun, bir “taraf” tutmayı değil, gözlemi amaçlıyor. Bir hapishanede birbirinin sessizliğine saygı duymayı öğrenen iki beden… Ve bu sessizliğin içinden, uzlaşmadan daha güçlü bir şey doğuyor: Birlikte var olma! Eser, 1955–1959 yılları arasında sömürge idaresindeki Kıbrıs’ta aynı hücreyi paylaşan iki adama odaklanıyor. Polise silahlı saldırıdan suçlanan bir Kıbrıslı Türk ve bir Kıbrıslı Rum. İkisi de karşıt dünyalardan geliyor; etnik, dilsel ve ideolojik zıtlıklar taşıyorlar. Ancak hapishanenin gündelik yaşamı, baskı, sorguların şiddeti ve tecridin sessizliği içinde, Öteki’nin durumuyla yüzleşiyorlar…”

Bu tanıtım yazısı oyunun çıkış noktasını, tematik arka planını ve yakın tarihimizle olan ilişkisini içeriyor. Kıbrıs sömürge döneminin son yollarıdır. Enosis ve Taksim idealarının adanın ontik yapısını nasıl ortadan yardığını, politik nedenleri ve soğuk savaş dönemi dinamiklerini biliyoruz. Oyunun tarz olarak oluşturmaya çalıştığı diyalog yolu bir ders çıkarmaktan fazla öfke, acı ama aynı zamanda merhametin arkeolojisi gibi duruyor. Aynı coğrafyanın iki farklı etnik eğilimi birbiri içinden gergin ve şiddetli bir bedensel temasla geçerken kendinde bir öteki ve öteki’de bir ben olduğunun farkına varıyorlar. Aslında oyun boyu vicdani bir uyanışın anatomisine tanık oluyoruz. Bu, etik (ethos) ve merhamet duygusu (pathos) arasındaki bağı pekiştiriyor.

İki ayrı aidiyet ama aslında bu toprakların iki yumurta ikizi gibi duran iki figür aynı sömürge otoritesinin sakıncalı, tehlikeli ve suçlu bireyleri olarak sorgulanıyorlar. İşkence onlara özgür olmadıklarını hatırlatan acımasız bir mekanizmadır. Farklı tepkiler gösterseler de aynı sonun kurbanı olurlar. Oyunun karakterini belirleyen en önemli tercih, şiddet içeren otoritenin sahnede temsil edilmemesidir. Sesleri ve verdikleri acının izleri var ama kendileri yok. Bu eksiltme tragedyanın çatışma dinamizmine bir temsil ekonomisi getiriyor. Oyunun iki karakteri arasındaki gerilim ve sessiz kalma anları başa geleni zihinsel olarak hazmetme süreçlerini etkili bir şekilde hissettiriyor. Bu esnek esnada izleyici karakterlerle özdeşleşme anını yakalayıp izlediği olay karşısında kendi içsel sorgulamasını yapabiliyor…

Oyunun yönetmeni Achilleas Grammatikopoulos oyunun sonunda “aslında genelde politik tiyatro yapmıyorum” dedi. Her sanatçı bir yurttaştır (politis) ve her insan da politik bir hayvandır (zoon politikon) yani, aslında tüm tercihlerimiz politiktir… Oyunun sahne almasında emeği geçenleri kutlarım. Oyuncular çok başarılıydı, rol yapmadılar duyguyu giyindiler…

Diğer yazıları

Büyük Küresel Kurumu Kıbrıs’ta Ağırlayalım – Takis Hadjigeorgiou

Eski Avrupa Parlamentosu üyesi Takis Hadjigeorgiou, Kıbrıs Meclisi'nin yeni...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Dijital yalnızlık ve sahne! – Cenk Mutluyakalı

“Görmezden gelinen en büyük sorun, erişim ve iletişim vaat...

Son kaleyi de teslim ederken… – Aysu Basri Akter

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden biri.Kuzey...
4,444BeğenenlerBeğen
1,529TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
834AboneAbone Ol

Son eklenenler

İhmal zatürresi, sivil ölüm, yargısal taciz – Pınar Öğünç

15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü'nün hemen ertesinde, önce...

Devletsiz bir ulusun ulusal sineması – Kıvanç Eliaçık

Filistin sineması, ‘Filistin’de çekilen’ veya ‘Filistin’i anlatan’ filmlerden çok...

Parsy Zartarian: “Surp Magar hepimizin hafızası”

Alevkayası’nın derinliklerinde kaderine terk edilen Surp Magar Manastırı, yıkılma...

Büyük Küresel Kurumu Kıbrıs’ta Ağırlayalım – Takis Hadjigeorgiou

Eski Avrupa Parlamentosu üyesi Takis Hadjigeorgiou, Kıbrıs Meclisi'nin yeni...

ABD-Çin ziyaretinden İran’a yansıyan: Trump aşağılanıyor – Ela Ava

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde İran, beklendiği gibi...

Afrika Zirvesi: Fransa emperyalizminin yeni rotası – Ali Rıza Yıldırım

Kenya’da 11-12 Mayıs tarihlerinde düzenlenen ve eski “Fransa-Afrika Zirvesi”nin...

Almanya’nın ‘Manhattan Projesi’ – Murat Çakır

Alman silah tekellerinin görevlendirdiği bir grup “savunma stratejisti”, Avrupa’nın...

Canlı yayın