yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYaşarken, akılda kalmaası gerekenleri unutma - Özkan Yıkıcı

Yaşarken, akılda kalmaası gerekenleri unutma – Özkan Yıkıcı

Direk yaşadıklarımız vardır. Onlar, hayatımızı da şekillendirir. Bir de tersten olanlar var: olanları değil de algı tutsaklığı ile kabullendirilenler bizi iyice sarar. Bu çelişkiler bazen en ufak gerçek karşısında bizi yanıltmaya yeter ve artar. Öteki yan ise sanırım ile gerçekleri karıştırma noktasıdır. Direk yaşadıklarınız ile terslikelr dururken, bazen görmezden gelmek, bazen banbaşka tersten bakma veya işine göre konuşma tutumlarıyla da sık sık akıl tutulmalarından geçmek zorunda kalaınır. Hele K. Kıbrısta yaşıyorsanız, koşullarınızı değil de sanırım veya eğerlerle yönlendirirseniz. Hep yanıltma ve ilgisizlikte kalma kaçınılmazlığında durursunuz.

Pazarın sohbeti gibi başlayıp, güneş rüzgar karmaşaısını dahi belirtmeden, felsefe gibi yazılımla başlarsanız, okuyucu da sıkılıp okumaz. Zahmet niye etsin. Önüne konulan ezberi ezberler, yandaşlığı da becerip, bir de muhbirliği yaparsa, bir anda müsteşar dahi olur. Zaten, şimdi bu tutumlar da rövançta. Üstüne, “size de çalıştık, hakımızdır” deme lafazanlığı da işin cabasıdır. Zaten tuhaflık net: K. Kıbrısta Falyalı cinayeti oluyor, dünyada dahi hem de kirli işlerle birlikte yorumlanıp kendilerince görüşler geliştirilirken, K. Kıbrısta, başta koltukçu veya krevatlı muhalefet olayın pek de yanıdan geçmeye niyetleri hala yok. Kral çıplağa karşılık, ben koltuk sevdalısıyım dizileriyle yanıt vermeye devam ediyor. Üstelik, cenazeye katılmaları nedeniyle de birçok yerde kuşkuların da söylendiği durum da varken.

Konuları fazla benzetmelerle sıkışmaya getirmeden, somuta gelelim. Falyalı cinayeti üzerinden günler geçti. Hala, başta Türkiyedeki hem de muhalif medya ve aydınlar konuyu yorumlamaya ve genel çizgiyle birlikte sorgulamaya devam ediyor. K. Kıbrısta ise belirli dar çevre dışında konuya ilgi pek yok. Konuşmak isteyenler de kendi kendilerine konulan otosansür ile bilgi içsel yetersizlikler nedeniyle olayı kamuoyunda etkili şekilde tartıştıramadılar. Yine de tahminler ve bazı bilinenlerle konu konuşulmaya devam edilyor. Bir farkla, çıkar ve algı eksenliler daha kendilerince tutum takınma rahatlıkları hala vardır. Ama, bazen de içi boş ve gereksiz denecek kendilerince ayrıntılar sunup gerçek koşullardan iyice uzaklaştırılmmma zemini de oluşturuluyor.

Lşu basit nokta dahi kaçırıldı: işe bakın: Türkiye dünya yapısında yasal ülke olurken, K. Kıbrıs yasadışı toprak parçası olmaaktayken, örneğin konu edilen kumarhane veya bahis olayında Türkiye yasadışı yer K. Kıbrısta ise bu iş yasal olarak yapılma kuralı geçerlidir. Bu dahi önemli çelişkidir. Nedenleri düşünmeye de değer. Yasadışı koşullarda yasal olmak ve yasal devlet kurallarında yasak gayrı yasal yerde ise yasal olma bütünleşmesi sözkonusudur. Bu koşulları dâhin yanyana getirme, sadece Halil Falyalı değil birçok cinayetin de nedenlerini K. Kıbrıs ekseninde aramanın önemi ve sistemin neden burayı yasadışı yaptığını daha kolay kavrarız.

****

Gelelim başka bir gerçeğe; her yapılanış kendi besleyenini ve kitlesel potansiyel taşıyacak kurumsallaşmasını da oluşturur. Hele yapı kendince yasadışı veya kirli işler yelpazesindeyse, bunu yasal destekleyeyici ayaklara da ihdiyacı var. Örneğin, kamu yapısından destek ister. Onlarla kurulan ilişkide çıkarlar birleşip birbirlerini korurlar. Mafyayı düşünrseniz, yaşaması için birokrasi ve emniyet  içinden direk destekleyicisi veya işbirlikçileri olur. Zaten her mafya tipi olay dışında onunla alakalı polis veya birokrat oluşuyla, konu kapatılır veya yapılması için kolaylıklar gerçekleşir. Yine, medya tipi yapıların kitlesel algı için medya ihdiyacı var. Kendilerini iyi tanıtmadan tutun destek oluşturup kitlesel devşirme ihdiyaçlarını da bundan giderirler. Sanırım her mafya tipi olayda olduğu gibi bizdekilerin de her olumsuzluk durum  karşısında kimlerin nasıl konuştuğunu izlemişsiniz. Bunu gazeteden televizyona her an yakalamak mümkündür.

Yine, kirli işler yapıları siyasetle içiçe girerler. Karşılıklı destekler ve finansman aktarma yöntemleriyle iyice karışırlar. Kirli işlerin yapılarının seçimlerde en net politikanın bir kesimini nasıl finanse etiğini ssanırım bilmeyen pek yok. Ayni şekilde çıkarılan yasalarla veya yapılan müdahalelerle yargıda bunları korurlar. Alayedin Çakıcı olayı en net örnektir. Birçok mafya tipi olayın nasıl kapatıldığı da malumuzundur.

Bir de ekonomi gerçeği vardır: bu yapılar hem kara para aklar, alanlarından iyi kazançlar oluşturur ve en önemlisi ekonomiye epey para enjekte ederler. Güç artıkça da ekonomide resmen etkin olup tüm devlet yapısını da bağımlı kılma gücüne gelirler. Bazı ülkeler kara para veya mafya tipi yaapılara bir noktaya dek göz yumarlar. Denge bozulmaya yasal zeminin üstüne çıkmaya başlayınca müdahale ederler. Bu kapitalizmin grçeğidir. Kapitalizim içinde kkaranlık alanlar hep vardır. Soru, bunun nerede durdurulması noktasıdır. Ömer Topal olayı bu sorunun yanıtıdır. Ayrıca, mafya veya karanlık ilişkilerde hemen tetik çekilmez. Pazarlıklar yapılır. En son tetik çekilir. Bu arada konuşmalar, telefonlar de olur. Bunların ulaşılması da kolaydır. Sonuçta tetikçilerin bir kısmı istense yakalanır. Yakalanır da kirli işler bitmez. Yeni kendi kuralınca başkası gelir. Eğer sistem rhahatsız oluyorsa bunu torpileme yöntemini de kulanır. K. Kıbrıs yasadışı kuralların geçtiği yer olması bakımından önemli alan olmaya hep adaydır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

İbrahim Sirkeci yazdı: Andy Burnham’ın “Yeni Yolu”: Thatcherizm sonrası bir siyaset mümkün mü?

İngiltere İşçi Partisi siyasetinde son dönemin en dikkat çekici çıkışı partinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Canlı yayın