yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Hindistan'da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine has gelişim koşulları, sistemin de sorunu katılınca, siyasal kullanım alanına çekiliyor. Üçüncü dünya ülkesi veya kalkınmakta olan bir yapı olarak öğretilen Hindistan, son dönemlerde yapılan uluslararası planların da çekim alanına konuldu. Pazar rekabetinden tutun, uluslararası koridorlar merkezli planlamalar veya yeniden sömürgeleşme kafa yapıları, başta güçlü emperyalist merkezlerin müdahale alanı hâline sokuldu.

Hindistan uluslararası boyutta çekim alanı olurken, ülkede Trump modeli ırkçı Hindu lideri Modi ise üç defa peş peşe seçim kazandı. Ülke daha bir uluslararası pazara açılırken, ülkede baskılar artıyordu. Kaçınılmaz neoliberalleşme seçkisiyle de ülkeye yabancı sermaye çekme adına kamusal alanları özelleştirmeye başladı. Ülke çarpık neoliberal gelişimin pençesine düştü.

Yoğun nüfus olmasıyla pazar olma olanağı sayesinde, yaşanan ekonomik krizleri sistemin atlatması adına ülke pazar seçkisine tuttuğuldu. Ancak, baskı ve neoliberalleşme Hindistan’da sorunları artırdı. Eylemler Hindistan’da milyonlarla ifade ediliyordu. Modi ise taktik kullanımda tecrübe sahibi oldu. Nitekim seçim öncesi çiftçi sendika ağırlıklı yüz milyonun üstündeki eyleme katılım, pazarlıkla verdiği bazı haklar sayesinde köylüleri oy olarak yanına konumlandırdı.

Hindistan artık nadir değil; bir koridor konusu çıkınca, rekabet de yanında görülmek istenen müttefik hâlini alması talep edilerek, adeta her konuda -hele de Asya ayağı veya pazar ihtiyacı olunca- seçki olarak gündemleştirilip, taraflı yapılmak istenmektedir.

Buna karşılık, Hindistan’da onca kıskaca rağmen, yaşanan eşitsizlikler ve kontrol için artırılan baskılar, sokaklarda tepki olarak yerini alan muhalif hareketler de oluşturuyor. Sol eksenden spontane şekle dek protestolar yoğundur. Son olarak Hamam Böcekleri hareketi son eylemiyle iki milyon üzeri gençle Hindistan’ın sokaklarında yönetimi protesto edip hükümetin istifasını istedi.

Üstelik Hamam Böcekleri hareketinin yaptığı ilk eylem de değildi. Özellikle yapılan tıp fakültesi sınavlarındaki yolsuzluk konusunun gündeme düşmesi, buna tepki olarak öğrencilerle başlayan protestoya sendikaların da destek vermesiyle, kitlesel bir protesto dalgası yükseldi. Yükselen bu dalga başka sorunları da içermeye başladı. Yolsuzluklar ve genel sınav skandalları durumları lokomotif önceliklere geldi.

Hindistan yönetimi önce sert davrandı. Fakat önlem olmayınca peşinden hareketle görüşmeyi, talepleri incelemeyi önerdi. Ama sokağa göre “istifa” etmiyordu. İstifa da isteniyordu.

Bir yargıcın sözüyle hareket yükseldi. Yüksek mahkeme yargıcı, yapılan sınavdaki yanlışları sokakta dile getiren kesimi “hamam böcekleri” olarak suçlaması, devamında suçlanan kavramın parti oluşumuna dek gelmesine yol açtı. Bir yanlış suçlama, giderek muhalefetin karşıt simgesi hâline gelmenin tarihsel deneyimine tanık olduk. Protestolar yükselince, bir yanda suçlama, öte yandan da çıkmazda görüşme önerilmektedir.

Konunun şu önemli ayrıntısını geçmemek önemlidir. Dünya bugün haber sunumlarıyla, görsel kullanımla gündem oluşturma tutumları hep kullanılır. İstenilen konu güncelleşirken, önemli bazı yaşananlar da hiç mesabesinde haberleşme şansına sahiptir.

Hindistan, ulaşım koridorlarındaki yer verme veya pazar hâlinde kullanılma uğraşları hep bilgilendirme haberciliğine öne çıkarılıyor. Ama protesto veya Modi’nin katliamları pek haber akışına konulmuyor. Onun için Hamam Böcekleri protestoları haftalardır sürmesine karşın, sistem nitelik olarak önem vermemeye devam ediyor.

İşte yetmişlerin farkı burada. Dünya çapındaki sol seçeneklerin olması, örgütsel güç ile uluslararası dayanışmaların da gerçekleşmesi sonucu, dünyada sokak protestoları da haber edilip hatta tartışılıp dersler dahi alınırdı. Fakat, günümüzde sendikal yapıların zayıflayıp sararması ile sosyalist seçeneğin güçlü olup sistemi sarsmaması aşamasında sosyal patlamalar, direnişler pek fazla ilk haber çizgisine konulmuyor.

Hindistan tam bir turnusol. Daha önce dünyanın en büyük eylemi yapılıp iki yüz elli milyon insanın grev, kent kuşatma ve protesto yürüyüşleriyle katılışı dahi bazı medyada arka tarafa konulacak haber şeklini aşamadı.

Şimdi de durum öyle. Zaten tesadüfe bakın: bir yüksek yargıcın suçladığı kötü amaçlı “Hamam Böcekleri” lafı hareketle sokakta karşılık buldu. Partileşmeye dahi geçildi. Tabii mekanizma tek yanlı değil. Hele otoriter lider Modi modeliyle yönetiliyorsanız, bunun hemen karşılığı da gelir.

Bazı olgular alınarak gelişme Soros merkezli veya dış çevreler çizgisiyle suçlandırıldı. Soros deneyimleri dünyada bolca oldu. Üstelik amaç sistemi değiştirmek değil, ayar gerçekleştirme ile muhalefeti kontrol edip dizginleme olarak yaşandı. Ama Hindistan’da şu gerçek yine sırıtıyor. Elime geçen bilgilere dayanarak, tepki sosyal muhalefet çizgisinde dahi değildir. Duyulan tepki ile verilen karşılık sonucu oluşan bir karşı çıkıştır. Ama örgütsüz olması görünümü, ilerde kolayca kullanılması veya sönümlenmesi sonucunu da muhtemel kılıyor; şimdilik siyasal seçenek olarak iz bırakmıyor. Bir sınav yanlışlarının gençlik üzerinden çıkan tepkisidir. İktidarlar, hele de otoriterse, dış çevrelere yükleme ile bahanesini alıp baskı yapma uygulamasının politik enstrümanıdır.

Şimdilik Hindistan’da sokakta tepkiler devam ediyor. Modi bir yandan “Sorosçu” veya “Pakistan hainleri” diye suçlarken, bitmeyen ivmeyi soğutma adına da sorunları görüşerek gidermeyi öneriyor. Klasik bildiğimiz bir günümüz kapitalist siyasal oyun yazma peşinde.

Kısaca, Hindistan, Hindistan gibi yaşamaya devam ediyor. Pazar yapmadan kendini güç hâline getirme kapitalist kurallı siyasal hamleler devam ediyor. Biriken yaşanmışlık ile geleneksel sol öğretisinin de katkısıyla sosyal tepkiler sokakta yer almaya devam ediyor. Üstelik ülke tarihsel en otoriter lider dönemini yaşıyor. Bir üst yargıç eğer sokak eylemini hamam böceklerine benzetirse, karşılık olarak sokakları dolduran kesimin kendini “Hamam Böcekleri” simgesiyle kimliklendirmeye geçmesi normal haldir. Çünkü belirttiğim gibi tepkilerin yoğunluğu, ama siyasal seçeneksizlikler, böylesi sonuçları üretmeye hep adaydır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz’a gelirken 2

Bugün 15 Temmuz. Hem Kıbrıs hem de Türkiye için...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Kıbrıs'ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Hediye Levent yazdı: Lübnan’da iç savaş hayaleti bir kez daha uyandı!

İsrail işgalleri, iç gerilimler gibi büyük kırılmaları atlatan Lübnan,...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Stavros Antoniou yazdı: Türk İşgalinin Üzerinden Elli İki Yıl Geçti, Hâlâ Gerçekten Korkuyoruz

Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden elli iki yıl geçti; Kıbrıslı...

Canlı yayın