Bu yazımı kısa bir eylül ayının önemli yakın tarih dolaşımına ayırdım. Çakışmaya bakın ki tam da 12 Eylül Türkiye’deki askeri seksen cunta darbesinin de yıl dönümüne geldi. Darbeyi kısaca, o dönemin önemli devrimci hareket belirli aşama sonrası şöylesi tarihi yorumla yayınlıyordu: “Türkiye, Atatürk devriminden sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti sürecinde, en altüst yaşanan dönemden geçiyor. 12 Eylül darbesi, Türkiye’de gelinen cumhuriyet dönemi sonrası en altüst süreci yapılanışını yaşamaktadır. Önemli günlerden geçiyoruz. Yeniden devlet örgütlenmektedir”
Özetlenecek böylesi bir bildirı yayınlandıydı. 12 Eylül cuntası daha olmadan şu konuda ortaklık sol ve demokrat çevrelerde yaygındı. Bir askeri darbe geliyor. Bu darbe Amerikan merkezli olacak. Hem Türkiye solunu ezme hem de neoliberal sürece geçme ikili görevle uygulama yapacak. Zaten 24 Ocak kararlarıyla askeri darbenin kaçınılmaz olduğu görüşü yaygındı. Ne yazık bazı sol ve hatta sosyal demokrat ağırlıklı kesim askeri darbenin geldim demesine rağmen mümkün olmadığını da savundular.
*****
Eylül ayı yakın tarih açısından çok önemli olayları yüklendi. Bir Eylül ile İkinci Dünya Paylaşım Savaşı’nın başlangıç tarihi. Aynı zamanda savaş sonrası barış günü olarak ilan edilip savaşa karşı uluslararası dayanışma gününe çevrildi. Ne yazık bu yıl göstermelik de olsa Kıbrıs’ta da barış günü etkinlikleri olurken, bu yıl o da olmadı. Bir anlamda bu yılki Bir Eylül savaşın etkinliği ve barış hareketlerinin silikleşmeye doğru gidişatın da tarihi gerçeği olarak geçti.
Başka bir Eylül de Libya’daki krallığı devirip belirli dönemlerde Arap ile Afrika’da etkin olan Kaddafi’nin iktidara geliş tarihidir.
***
Herhalde Altı Yedi Eylül’ü bir yere eklemek gerekir: Altı Yedi Eylül olayları ise net önemi şu: Bölgeye yayılan NATO ve onun bir ek yapısı olan Türkiye’deki son isimlendirilmesi ile Kontrgerillanın bölgede yaptığı ilk önemli eylem olarak da kabul edildi. Kendilerince başarılı dahi ilan edilmekten sıkılmadılar. Bu günlerle hem NATO ve genelde emperyalizm yeni stratejik yayılmasına merhaba derken, Türkiye de İngiltere’nin istediği şekilde Kıbrıs sorununa aktif olarak eklendi. Bir anlamda Altı Yedi Eylül, o günlerin gelecek Kıbrıs’ın da önemli siyasal sıçrama tarihidir.
Bugüne dek sadece CHP kuruluşu ve İzmir’e Türkiye ordusunun girdiği tarih olan 9 günü: artık şimdi yeni tarihsel sayfasında başka imgelerle de zenginleşti. CHP bu kuruluş yıldönümünde Mutlan yönetim şekliyle Türkiye’de bir ilk parti modeli olarak da gösterilerek, yeni bir katkı da oluştu.
On Bir Eylül’ü zaten dün yazdım. Şili’de sosyalizmin barışçıl geçişinin müdahale ile engellenmesi günüydü. Aynı zamanda aynı tarih, daha yakından günümüz emperyalist stratejinin hayata geçmesi için İkiz Kule uçaklar saldırısının da yıl dönümüdür. Hem sosyalizme barışçıl geçişin engellenmesi, ilk neoliberal uygulamanın yine Şili’de pratiğe sunulmasıdır. Doksanlarda kurgulanan ve kültürler savaşları, Ortadoğu Projesi ile Avrasya Çin kuşatmasının da önemli New York saldırılarıyla başlamasıdır.
Zaten girişte 12 Eylül Türkiye’deki askeri cuntadan söz ettim. Bir anlamda emperyalizmin hem neoliberal sürece geçiş hem de devrimci sosyalist hareketleri ezmek amacıyla yapıldı. Üstelik her gerçekleşen ülke gibi de Türkiye Kemalist yapıların altüst edilerek yeni Türk İslam sentezli neoliberal yapılanmaya da geçildi. Bu çalkantılı süreç, ikibin başındaki AKP siyasal İslam deneyi ile de günümüze dek ayarlarla gelindi.
****
Buraya kadar size birkaç eylül yakın tarih hatırlatmalarını yapmaya çalıştım. Ayrıca Filistin tarihi için de Eylül resmen kara adını alacak katliamlar da yaşadı. Ürdün’de FJKC ağırlıklı katliam yapıldı. Yetmişte olan bu katliam, adını Kara Eylül olarak aldı. Önemli sayıda Filistinli Ürdün’den sürüldü. Bu Filistin solu için önemli kıyım olarak tarihe geçti. Benzer isimde örgüt de oluştu.
İkinci katliam ise seksen iki yılındaki Lübnan katliamlarıydı. Yapılan anlaşma ile Filistin askeri güçleri Lübnan’dan ayrılırken, İsrail’in planı ve kontrolüyle Lübnanlı faşistler Filistin kamplarında sivil halk düzeyinde soykırıma varan kıyımlar gerçekleştirildi.
******
Daha yakın tarihe damga vuran birçok gelişme eylül ayında tortulaşıp tarihe kazıldı. Burada sıralananlar, seçki şeklindedir. Ama özellikle bölgemizde emperyalist merkezli çok önemli geri dönülmez gerçekler yaşandı. Klasik sömürgecilikten yeni sömürgeciliğe geçiş, emperyalizmin yeni örgütlenme modelleriyle bölgeye merhaba demeler, neoliberal sürece geçiş kavşakları ve doksanların stratejilerinin hayata geçirecek eylemler.. Bunlar adeta eylül ayının üzerine yüklenip tarihselleşti. Her gelinen yeni yıl dönümlerinde ise nereden nereye sorularına da acı tebessümle yanıt teşkil etmektedir. Bu yüzden sistem ya saptırma veya hafızadan sildirtip unutturarak önemlerinin yok olmasını seçmektedir. Bizden yeniden hatırlatmalarla yaşatılma çabamızın da örnekleri olarak bir yerde dursun dileklerimle.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




