yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: İsrail merkezli gelişmeler

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail merkezli gelişmeler

Hemen girişe iliştirelim: İsrail cumhurbaşkanı Herzog Lefkoşa’da. Akel’in durumu şimdiden protesto yaptığı bilgileri de geliyor. Dikkat: İsrail olması nedeniyle, kuzeyden bazı mırıltılar da çıkma olasılığı var. Özüyle değerlendirecek olanlar yine çok az. Fakat hatırlatalım: kısa zaman önce, şu anda dünyanın korku saçarak konuştuğu Almanya’daki faşist partinin en faşist vekili de Kuzey Kıbrıs’ta idi. Kaçı kınadı. Bu dahi düşünülecek noktadır. Üstelik ana muhalefet partisi de ilgili vekil ile görüştü. Kuzey için önemli siyasal gelişme dendi. Ama faşist nitelik pek öne çıkmadı. Sonrası mı: Almanya’da Alman faşist parti eyalet seçimini alınca, burada sevinç olması gerekirdi. Çünkü, konuşulanlara göre iyi ilişkiler ve anlama durumları vardı.

Şimdi Kıbrıs Cumhuriyeti’ne İsrail cumhurbaşkanı gelmiş olması gerekir. Bakalım Kıbrıs anormalik hamasîliklerine neler eklenecek? Ama gerçek olan, şu günlerde İsrail değişik yeni tetiklemelerle dünya kamuoyunda tartışılıyor. Biz hariç çünkü Türkiye resmi görüş dışına çıkıldığı anda, İsrail’in can damarlarının kan akışı akla gelecek. Azerbaycan Bakü hattıyla Ceyhan’a ulaşan petrolün İsrail’e gitme koridoru denilecek. Ötesi mi: laf kalacak.

Gerçekten İsrail ile alakalı dünya gündemine düşen ve düşmeyen önemli gelişmeler devam ediyor. Artık Lübnan’da ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail’in yıkımları, katliamları haber niteliğinden çıkarıldı. Gazze’de olanlar başka bir rezalet, üstelik, hesapta Trump’ın başkanlığında komite dahi kuruldu. Sadece Gazze’nin yağması hesapları var. Hâlâ biraz ilgilenenler, orada katliamlar olduğunu, çıkan parçalanmış çocuk cesetleri duyacaktır. Tabii bir de arada yayımlanan raporlarla sayılarla tespit edilen insan kıyımlarını da öğrenecektir.

Ama salt bunlar duyulmaz derecesine çekilip hesaptaki uluslararası hukukun adı dahi kalmazken, son kazanan Latin Amerika seçimlerindeki sağın Golan işgalini ve Doğu Kudüs’ün başkentliğini onaylamaları da madalyonun devamlı yüzüne renkler katmaktadır. Ama arada sırıtır gibi olanlar da var..

İsrail basını son günlerde bir haber yayınlar. Haris gazetesiyle başlayan bilgilendirmede, Hamas saldırısı öncesi, Mısır’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne varan bazı ülkelerin olaydan iki gün önce olayın olacağını İsrail’e haber verdiklerini açıklıyordu. Tabii hemen aynı bilgiyi Rusya’nın da verdiğini aklı işleyenler hatırlar. Aslında bu bilgi daha olay başlarken, İsrail soykırıma girişirken tahminin de ötesindeydi. Fakat, resmi medya hiç bu alana girmiyordu. İsrail’i haklı göstermekle meşguldü. Gerçi soru şu: olay çoktan gerçekleşti. Hesapta sistem istediği anlaşmayla Gazze’ye çöktü. Ama kimse onca lehte olan anlaşmanın dahi neden uygulanmadığını sorgulamaktan hep kaçtılar.****

Başka bir gelişme de İngiltere’den geldi. Hep hatırlatırız: İngiliz oyunları bitmez. İngiltere İsrail’e karşı arkasında on bir ülkeyle yasaklama kararı alır. Ama bir ufak ayrıntı fazla öne çıkarılmıyor. Algı operasyonu denilen kural uygulandı. Karar İsrail’in Batı Şeria’daki yasadışı yeni yerleşim yerleri için geçerlidir. Tabii İsrail’den de hemen karşılık geldi. İngiltere suçlandı. Bir anda İngiltere gerçeği unutulup alkış tutanlar dahi oldu. Halbuki ilgili ticari yasağın İsrail üzerindeki etkisi eğer uygulanırsa çok azdır. Bakın karar salt yasadışı yeni yerleşim yerleri için geçerli. İşgal altı toprakların dahi içerilmediği bir sonuç.

Hemen şu tılsımlı kelimem imdadıma yetişti: “eğer”.. O zaman başlayalım: hangi koşullar gelişiyor ki yukarıdaki özellikle yayınlanan önceden uyarı ve İngiltere başkanlığındaki kısıtlı işgal altı yasadışı yasaklar…

İsrail ekim ayında seçimlere gidiyor. Netanyahu için nerede ise ölüm kalım savaşı. Peşinden Amerika’da ara seçimler var. Bir anda kutsal müttefik Netanyahu ve Trump için önem oranları var. Onun için bu karşıtlı emperyalist blokta beklentilerle lehe çevirme rekabeti de var. Bir anlamda siz salt emperyalizmi değil emperyalistler arası rekabeti de doğru yakalamak şart. Düz bir çizgi veya net bir görüşlü emperyalist yapı yoktur.

Nitekim sistemin kriz içinde de olması, kriz için savaş ve yeni krizlere oynanırken, sistemin bloklaşmasında da çelişkiler gelişiyor. Bunu Avrupa Amerika ikileminde net olarak yaşıyoruz. Hatta da Almanya seçimlerindeki gibi Trump resmen faşist partinin arkasında durdu. Amerikan İngiltere ittifak ekseni de kırıldı. Hatta İngiltere AB dışına çekilmesine rağmen şu anda bazı siyasetlerde Avrupa’ya önderlik yapıyor. AB lideri Almanya ise Amerika’ya yakın hale düştü. Hatta Ukrayna konusunda çelişiyor. Böylesi karmaşaların seçimlerde dahi karşıtlığı sırıtıyor. Macaristan seçimlerinden son Alman yerel seçimlerinde bunu gördük.

İsrail ise hep söylerim: eğer siz İsrail’i İsrail gibi yakalarsanız, kolayca konuyu kavrarsınız. Yok normal oluşan ulus devlet algısına tutsaklaşırsanız yanılma olanağınız çok yüksektir. Üstelik dünya emperyalist siyasal merkezlerin önemlisi de Ortadoğu oluyor. Ortadoğu emperyalist merkez ise İsrail’dir. Ancak, kriz ve kaos da artıkça bloklarda kırılma doğalaşır. Pek alışılmamış Amerika ve bazı ülkeler çelişkileri de tıkanışın aynı zamandaki kriz derinleşmesinin sonucudur. İstenilen sonuç alınmaması ve yeni krizler bu durumu netleştirdi.

Tekrar edelim: İsrail’de ekim ayında seçimler var. Netanyahu’nun kazanacağı kesin değildir. Üstelik Netanyahu politikasındaki girilen açmazlar da bazılarını rahatsız ediyor. Aynı desteği tıpkı Gazze katliamında dahi alan Netanyahu, çıkmaz artıp dünya kamuoyunda yükseliş olunca ortak paydaşlığı da kaybetti. Aynı siyaset olsa da başkaları da mümkündür çıkışı tutmaya başladı.

Beraberinde İran açmazı ve değişik Ukrayna politikasıyla Trump da artık eski desteğini almıyor. Öyle ki Amerika’nın en kutsal iki müttefiki “İngiltere ve Kanada” artık yanında değil karşı emperyalist bloktaki çıkışa göz kırpıyorlar. Zaten Trump’ın direkt Avrupa saldırıları da konuyu kırılgan hale getirdi.

Tekrar edelim: ekim ayında İsrail’de ve iki hafta sonra Amerika’da da ara seçimler var. Netanyahu kaybetsin veya Trump topal ördek olsun dileyinde olanlar artık kıpırdadı. Bakalım emperyalist sistemin rekabetiyle daha da tırmanan krizler, son iki seçimle de nerelere ulaşacak. Bu arada gözden kaçıranlara da hatırlatalım: bir de Brezilya’da devlet başkanlığı seçimi var. Lula’nın kazanıp kazanmaması da yeni bir cephenin oluşumuna oldukça etki yapacağı kesin.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın