yaklaşımlarAykut BektaşoğluAykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey mübah sayılıyor. Peki nüfus keşmekeşliğinden, sefalete sürüklenen hayatlardan, eğitimin yozlaştırılmasından ve olanaksız hâle getirilmesinden, sağlık imkânlarımızın yok edilme yolunda oluşundan, yeşil adanın pazar alanına çevrilmiş olmasından niye yakınılıyor? Bunların sorumlusu, bu kokuşmuş para düzeni değil mi?

Bu düzende siyaset, iktidarın baskı aracı olarak kullandığı bir güçtür.

Mevcut düzende toplumun nasıl yaşayacağı, sermayenin karar alma süreçlerine bağlıdır. Sermaye belirleyicidir. Çünkü Kapitalist sistem içerisinde her şey pazara, yani kâr ekonomisinin çıkarına göre şekillendirilir. Ekonomiye göre toplum, topluma göre ülke ve doğa yaratılır.

Halkın siyaset yapması, kendi hayatıyla ilgili aracısız karar alabilme çabasıdır.

Siyaset parlamentoya sıkıştırılmıştır. Halk için önerilen siyaset, belli aralıklarla sandık başına gidip oy verme etkinliğiyle sınırlıdır. Parlamenter yarışa katılmayanlara siyaset dışında kalmış gözüyle bakılır. Katılanlarsa halk adına bunu yaptıkları görüşündeler.

Parlamenter alanda muhalefetin var olması dışlanamaz. Fakat toplumsal muhalefetin, parlamenter temsiliyetin, söz, yetki ve karar almanın halkın inisiyatifinde olması mücadelesinin yerine geçecek bir hâl almasına izin verilmemelidir.

Demokrasi ve siyaset.

Burjuva siyaseti denilen şey halkı pasifleştirir. Düzeni ehlileştirme söylemi geliştirilerek halk beklemeye alınır. 6 Aralık’ta yapılacak seçimlerle ilgili öne çıkan söylemler; liyakat, uzmanlık, iyi niyetli olmak, uzlaşmacılık, ekonomik büyüme, turizm ve eğitim ülkesi gibi söylemlerle doludur. Bu gibi şeyler yapılarak zengin bir yaşam yaratma yarışı yapılıyor. “Biz daha iyi yaparız” deniyor. Herkes arabayı kimin kullanacağı yarışına giriyor ama başka bir yaşam öngörmüyor. Arabanın değiştirilmesi gerektiğinden bahseden olmuyor. Örneğin ekonominin büyütülmesi konusu normal kabul ediliyor. Daha iyi büyümenin hangi yollarla olabileceği yarışına giriliyor. Sermaye büyütme amaçlı olmayan yaşamdan söz eden yok. Ekonomik büyümenin her durumda iyi bir şey olduğu tekrarlanıyor. Bunun aracı olan siyaset buraya hapsedilmiş, hoşnut olmayan halk da düzen sınırlarına sıkıştırılmıştır.

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey mübah sayılıyor. Peki nüfus keşmekeşliğinden, sefalete sürüklenen hayatlardan, eğitimin yozlaştırılmasından ve olanaksız hâle getirilmesinden, sağlık imkânlarımızın yok edilme yolunda oluşundan, yeşil adanın pazar alanına çevrilmiş olmasından niye yakınılıyor? Bunların sorumlusu, bu kokuşmuş para düzeni değil mi?

Bunun yerine başka bir hayat önermek, sürecin tümüne karşı olmak, başka bir şeyin, müşterek bir siyasetin üretilmesi demektir. Bu da herkesin yararına olan sosyal yaşam özlemini halkın dile getirmesiyle mümkündür. Yukarıda söylediğim tüm sosyal alanlar paralılaşmış ve işlevsiz hâle getirilmişken, iyi niyetli uzmanların yeni bir hayat yaratmasını umut etmek boşunadır.

Aslında bir yanda düzen siyaseti varken diğer yanda halkın sorun yaşadığı her yerde başka bir siyaset olmalıdır. Bizzat halkın taleplerinin olduğu her yerde siyaset yaratılmalı ve sahip çıkılmalıdır.

Demokrasi önermesi yaparken sözde temsil sisteminin öncelenmesi, muhalefetin pasifleştirilmesine sebep oluyor. Seçim günü gidip bir oy vermekle iradenin tamamen seçilenlere devredilmesi, toplumun mevcut düzene yeniden uyarlanmasını sağlıyor.

Siyasetin sınıflara ait olduğunu söylemiştik. Egemenlerin ve demokrasinin siyaseti. Yani siyaset yapılıyorsa taraf olunuyor. Hayatın her alanında taraflar var ve demokrasinin siyasetini yaparken hayatın her alanının kapsanması gerektiği bilinmelidir.

Bunun yanında, sürekli olarak yönetim sınıfı yöneticilerinin rekabet hâlinde olmaları da hükümet değişikliklerini zorunlu kılıyor. Zaten düzenin kendisi sürdürülebilir değildir. Dönemsel krizler yaşamak zorundadır. Fakat bu bunalımı sanki demokrasi krizliymiş gibi anlatıyorlar.

Durum böyleyken demokrasi güçleri, seçime dâhil olsunlar veya olmasınlar, muhtemel sonuçlar yerine düzenin çıkmazını deşifre etmelidirler.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Yaşam alanları, müşterekler, kamunun olanlar yok edildikten sonra neyi kurtaracaksınız?

...yaşam alanları, müşterekler, kamunun olanlar yok edildikten sonra neyi...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Kapitalizme karşı özgür, demokratik, insan ve doğayı önceleyen bir Kıbrıs yüceltilmeli

Ekonomi büyütülüyor Ekonomiyi büyüterek daha çok gereksiz iş alanı ve...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Barış ve demokrasi asıl sahibi olan halkın elinde yükselecek

Görünen o ki, hareketli bir yıl yaşanacak. Önümüzdeki iki...

Halk direnişi sevdi, grev dalgası iktidarı korkutuyor – Aykut Bektaşoğlu

Bir adım öne çıkmışken, demokratik düzenin nasıl oluşturulabileceği konu...

Savaş – Aykut Bektaşoğlu

Kötülük düzeni koskoca insanlıkla bir oyuncak gibi oynuyor. O...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
984AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Ecehan Balta yazdı: Doğanın da hakları var

İnsanın doğaya egemenliği, modern toplumun kurucu anlatılarından biridir. Doğayı...

Canlı yayın