yaklaşımlarAykut BektaşoğluAykut Bektaşoğlu yazdı: Barış ve demokrasi asıl sahibi olan halkın elinde yükselecek

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Barış ve demokrasi asıl sahibi olan halkın elinde yükselecek

Görünen o ki, hareketli bir yıl yaşanacak. Önümüzdeki iki üç ay Kıbrıs pazarlıkları ile ilgili beklenmedik şeyler yaşanabilir. Emperyalizmin kurguladığı Ortadoğu süreciyle uyumlu bir düzenleme açığa çıkarılabilir. Bu duruma bir “akort düzenlemesi” de diyebiliriz. Yani ayar verme. Fakat illa ki herhangi bir birleşme yanlısı, federasyon savunucusu, konfederasyoncu, iki devletçi veya barışçı kesimlerin özlemlerinin hayata geçmesi şeklinde olmayabilir. Olmaz. Bunun sebebi, yapılacak olan şeyin, bahsettiğim bu hayalleri besleyenlerin hiçbirinin asıl belirleyici olmamalarıdır. İrade değildirler. Bu yüzden yaşanacaklara paralel olarak muhalefet güçlerinin kendini birleştirerek yaşamsal taleplerini güçlendirmeleri ve sokakta olmaları gerekir. Halkın planı henüz yapılmamış olandır.

Yani iktidara karşı hiçbir zaman olunmadığı kadar demokratik talepler etrafında bileşilmeli, sokağı yaşam biçimi hâline dönüştürmeli. Yaşanacak süreç başka şeyler konuşulmasına zemin sayılmalıdır.

Bugüne kadar kim bu adaya elini uzattıysa sermaye ekonomisini büyüttü. Olası değişiklikler sayesinde bütün güçler, ada ekonomisinin nasıl şahlandırılacağından bahsederler. Fakat yaratılmış ekonomilerle, yüz milyarlara varan bir ekonomi ada üzerinde zaten döndürülmektedir.

Akıl almaz servetler oluşturulmuş, para yığınakları, kumar ve her tür ekonomi büyütme saldırıları ve buna uygun nüfus hareketleri yaratılmıştır. Dahası ne olabilir? Bu büyüme dedikleri neyin nesi? Göç eden toplum, dağılan sosyal yapı, imha edilen kamu ruhu, eğitimin metalaştırılması, sağlık organizasyonunun yapılamaz hâle gelmesi ve sıradan güvenliğin sağlanamadığı bir ortamdayız. İşte büyüme denilenin toplumsal karşılığı budur.

Bu koşullarda daha da büyüme pazarlıkları ufukta görülebilir. Donald Trump Filistin barışı önerirken büyük bir ekonomi önermekteydi. Arkadaşı ile kendini plajda buzlu şapkalı meyve suyu içip güneşlenirken kurgulamıştı.

Birisi size ekonomik büyümeden bahsederse orada bir hinlik şüphesi vardır. Buna ek olarak bir de barış ve demokrasi vaadi varsa orada bir durmalı.

Denir ya, her hesaplı çıkışın karşısında bir de halkın hesabı olmalı. O yüzden oluşmakta olan pazarlık sürecinde kamuflaj olarak kullanılacak “barış, demokrasi, refah ve büyüme” söylemleri zemin sayılmalı. İşte o yüzden sokak yaşam biçimi hâline dönüştürülmeli. Sokağa sahip olan son sözü söyler.

Barış ve demokrasi, asıl sahibi olan halkın elinde yükselecek: bu zemin, bunlarla sorunu olanlara terk edilmemeli. Önümüzde yaşanacak seçim süreçleri, söz söyleme hakkının tartışma konusu olacağı bir dönem olacak. Yalnızca genel değil yerel seçimlerin de yapılacak olması yerel yönetim ve kamunun tartışılacağı ortamları yaratacaktır. Muhalif belediyelerin bile şirketler gibi çalışması, ihale yöntemleriyle ucuz emek kullanımıyla büyütülen sermayeler yaratmaları, sol söylemle karşılanmalıdır.

Bölge sorunlu… Bu adayı koruma kalkanı altında sanmayalım. Her şey bir yana Türkiye ile yapışık hâlde iken, tek çıkışın demokrasi mücadelesinde olduğunu biliyoruz. Mutlaka asgari demokrasi koşulları gelmeli. Ve bizde var olduğu yanılsamasında olduğumuz bu koşulların mücadelesi içinde, sokakta olmamız gerektiğini sıkılmadan tekrarlamalıyız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halk direnişi sevdi, grev dalgası iktidarı korkutuyor – Aykut Bektaşoğlu

Bir adım öne çıkmışken, demokratik düzenin nasıl oluşturulabileceği konu...

Savaş – Aykut Bektaşoğlu

Kötülük düzeni koskoca insanlıkla bir oyuncak gibi oynuyor. O...

Ne oluyor ve kısaca seçim – Aykut Bektaşoğlu

Şu anki durum, Ada’nın geleceğinin, çökme düzeninden beslenen bir...

Kurtuluş yok tek başına – Aykut Bektaşoğlu

Kıbrıs nüfusunun çoğunluğu göç etti. Başka ülkelerde gelecek aradı....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
951AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İki önemli gelişme üzerinden

Salı günü, Türkiye yerel seçimler üzerinden genel politik uygulama...

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Volkan Yaraşır yazdı: Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa’da yükselen faşizm gerçek

Önceki yazımda benim de işlediğim konuydu. Almanya Anhalt eyaletinde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Son günlerde iyice merak edilen, bazı çevrelerde endişeyle yaklaşılan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nedenini bilince, normalleşince de kızamıyorum!

Girne'de batan gemi sonrası oluşan ortam hâlâ azalarak olsa...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: MİT ve Türg Dış Politikası

Milli İstikbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020...

Canlı yayın