iktibasVolkan YaraşırVolkan Yaraşır yazdı: Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Volkan Yaraşır yazdı: Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok eden bürokratik dünyasına karşı 1968, küresel düzeyde kolektif bir ayağa kalkışı ve başka bir dünya isteğini simgeledi. Sivil haklar hareketi, feminist ve ekolojik hareketin yanında sömürgecilik, savaş karşıtı hareketler, öğrenci gençlik ve işçi hareketi gibi muazzam pratikler ortaya çıktı. 1968 dünyayı sarsan bir yıl oldu. Paris bu sarsıntının merkezlerinden biriydi.

1968 küresel isyanı, sistem karşıtı hareketleri ortaya çıkardığı gibi ideolojik- teorik arayışları da beraberinde getirdi. Bir bağlamda, yaşanan düşünsel kırılma Fransız felsefesinin yönelimlerini belirleyecekti. FKP’nin pro-sovyetik kimliği ve dogmatizmi, Sartre’nın ifadesiyle devrimci enerjiyi kontrol etme, sistem içinde sınırlama eğilimi, hayal kırıklığıyla birlikte entelektüel alanda kapitalizmin ruhu, işleyişi, iktidar, özne sorunu, gündelik hayatın eleştirisi üzerine düşünsel arayışlara yol açtı. 1968 bir ayağa kalkıştı ama ne var ki sistem yıkılmamış, kendini hızla toparlama şansı bulmuştu. Hatta muhalefetinden beslenerek kendini rektifiye etmişti.

Sistemin kendini yenileme becerisi, yeni ve kompleks iktidar ve tahakküm ilişkileri  kurabilmesi ve “öznenin” inşası, ağırlıkta geçmişte FKP’yle  bir düzeyde bağı olan M. Foucault, L. Althusser, J.P. Sartre, J. Deleuze, F. Guattari, J. Baudrillard, P. Bourdieu ve A. Badiou gibi  kimlikleri öne çıkardı. Her biri kapitalizmin kompleks yapısı ve kendini yeniden üretme mekanizmaları ve yarattığı insan ve toplum ilişkisi üzerine düşündü.  Bu kimlikler içinde en dikkat çekenlerden biri F. Guattari’dir.

Guattari hem militan bir politik eylemci, hem de bir psikanalist olarak çok yönlü ve katmanlı çalışmalarıyla öne çıktı. Faşizm üzerine düşünceleri  ve bu düşüncenin çekirdeğini oluşturan şizoanaliz yöntemi ve moleküler devrim perspektifi eksen oluşturucu içerikteydi.

Arzu makinaları, öznenin dizaynı

Guattari daha sonra ortak çalışma yaptığı Deleuze’la birlikte son derece önemli bir soruyla hareket edecekti: Devrimler neden başarıya ulaşmadı? Buradan hareketle birinci kuşak faşizm deneyimlerinin kitle iktidar ilişkisi üzerinde odaklandı ve kitlelerin faşizmi isteme ve arzulamalarının nedenleri üzerinde durdu. Arzu felsefesi üzerine yoğunlaştı. Burada sözü edilen bir duygu değildi, felsefi bir içeriği olan toplumsal, siyasal ve maddi gerçekliği üreten bir güçten söz edilmekteydi. Felsefesi, arzunun bireysel olmadığına, kapitalist sistemin arzuyu kontrol ettiğine, bu yönde politikalar ürettiğine ve örgütlediğine dayanmaktaydı. Guattari arzu makinalarından söz ederek, arzunun ve öznenin üretiminin birbirinden ayrı süreçler olmadığını yazar.  Bu yaklaşımıyla klasik psikanalizden köklü bir şekilde ayrılır. Şizoanaliz adını verdiği yöntemiyle arzu ve iktidar ilişkisini yeniden yorumlar. Arzu teorisinde ayrıca arzuya pozitif içerik yükleyerek, arzunun üretkenlik ve sistemin ablukasından kaçış ve yaratım imkanlarını ortaya çıkardığını söyler.

Mikro faşizm salgını, faşist ruh ve pratik

Guattari’nin faşizm analizleri son derece çarpıcıdır. Aktüel veya yeni faşizm tartışmalarında ufuk açıcıdır. Guattari için faşizm sadece bir devlet biçimi değildir. Faşizm ona göre bir kompleks bütünselliği ifade eder. Ailede, gündelik yaşam ve davranışlarda, toplumsal cinsiyet ilişkilerinde ve hayatın her alanında kendini yeniden üretir. Mikro faşizm üzerine yoğunlaşan Guattari’nin mikro vurgusu çağrıştırdığı “küçük” anlamından öte mana taşır. Moleküler bir ilişkiden, oluşumdan, düzeyden, birbirinden bağımsız, otonom özelikler taşıyan, bazen birbirine çarpan, besleyen, paralel yaşayan, farklı momentte bir büyük bütünü ya da makro faşizmi oluşturan bir ilişkiler ağı, ruh hali, organik bir ilişkiden bahseder. Yani mikro faşizm her biri yıkıcı, katastrofik dinamikler taşıyan bir nevi kara deliktir. Karadelik olağanüstü çekim gücü olan ışığı, maddeyi, enerjiyi yutan uzay zaman parçasıdır. Mikro faşizm benzer şeyler yapar: Gündelik hayatın içinde biçimlenir, arzuyu örgütler hatta şekillendir ve öznenin içine yerleşerek, özellikle özneyi kuşatır ve sarar. Bu noktada artık birey sadece dışardan dayatılan otoriteye tabi olan değil, otoriteyi kendi içinde üreten, iktidarı içselleştirendir. Hatta faşist ruhu ve disiplini kendinde yeniden üreterek, iktidara güç ve kudret verir. Guattari için faşist özne pasif bir kimliği temsil etmez, o faşist disiplinin organik parçasıdır. Bir yanıyla aktif ve gönüllü rızanın ve arzunun kendisidir.

Mikro faşizm çok sayıda karadeliğin paralelleşmesi, iç içe geçmesiyle, arzu ve korkuları yoğunlaştırması ve kitleselleştirmesiyle makro faşizmin zeminini yaratır. Faşist organik toplumu var eder ve faşist momenti oluşturur. Artık herkes sokakta, evde, işyerinde yargıç, polis, despot ve zorbadır. Faşist ruh sokağa ve hayata hakim olur.

Guattari moleküler faşizmi bir anomali hali olarak görmez, modernliğin, hatta hiper modernliğin en derinlerindeki yüzü olarak değerlendirir. Hızla ve kolayca eklemlenen yapısıyla dikkat çeker. Modernite, faşizm, mikro faşizm ve neoliberal birey arasında kurulabilecek  bu ilişki yeni faşizm pratiklerini analiz etmede önemli imkanlar sunar.

Kapitalizmin içimizde yarattığı gizli, açığa çıkmamış faşist ruhu ve eylem repertuvarlarını da içeren mikro faşizm, makro iktidar ve otorite ilişkilerinin yeniden ve kendimizin katkılarıyla üretilmesini de kapsar. Buradan feminist mücadele ve patriyarkal kapitalizm tartışmalarına ilişkin bir düşünsel kulvar da açılabilir.

Bu noktada kendimizden başlayarak, gündelik hayata sızmış, akış halinde olan, normalleştirilmiş, küçük dozlarda seyreden, sürekli dönüşme ve biçim değiştirme kabiliyeti olan mikro faşizm pratikleriyle hesaplaşan bir karşı duruş ve kolektif pratik, anti-faşist mücadelenin ayrılmaz parçasıdır. Aynı zamanda anti-kapitalist mücadeleyi besleyendir. Guattari moleküler devrim teziyle bu süreci yeni bir varoluş pratiği olarak ele alır.

Yeni bir varoluş pratiği özgürlük, etik, anlam arayışı ve tahakkümün her biçiminin reddi üzerinden şekillenecektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Volkan Yaraşır yazdı: Neoliberal bireyin anlam kaybı ve varoluşsal boşluğu

Neoliberalizm sürekli karşı devrimci politikaları içeren bir süreçtir. Küresel...

Volkan Yaraşır yazdı: Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

Kapitalizm sınıflı toplumların en yıkıcısı ve son derece yok...

Volkan Yaraşır yazdı: Hakikat arayışı ve John Berger

John Berger’le, 1985 yılında romanı “G.” romanını okuduğumda tanıştım....

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
949AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa’da yükselen faşizm gerçek

Önceki yazımda benim de işlediğim konuydu. Almanya Anhalt eyaletinde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Son günlerde iyice merak edilen, bazı çevrelerde endişeyle yaklaşılan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nedenini bilince, normalleşince de kızamıyorum!

Girne'de batan gemi sonrası oluşan ortam hâlâ azalarak olsa...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: MİT ve Türg Dış Politikası

Milli İstikbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020...

Costas Lapavitsas yazdı: ABD emperyalizmi yeniden yükselişte

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir Dünyanın derin bir jeopolitik çalkantı...

John Bellamy Foster yazdı: Kapitalizmin küresel yapısal krizi

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir "Gelecek yüzyıllar adına konuşmak bize...

Canlı yayın