yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Avrupa'da yükselen faşizm gerçek

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa’da yükselen faşizm gerçek

Önceki yazımda benim de işlediğim konuydu. Almanya Anhalt eyaletinde yapılan seçimin birincisi faşist parti geldi. Sonuçlarda sürpriz yoktu. Beklenen sıralama oldu. Daha önceki kamuoyu yoklamaları ve ülkedeki gelişmeler, bağıra bağıra faşizmin kitlesel tabanla oy kazanarak kitleselleştiğini anlatıyordu. Fakat: yine yazımda da belirttiğim gibi, sürpriz olan Alternatif Partinin beklenenden çok daha fazla oy almasıydı. Bu bir anda devamındaki gelişmeler için de endişeleri de tırmandırdı.

Aslında Almanya’daki hafta sonu eyalet seçiminin K. Kıbrıs’ta da yankı bulması gerekirdi. Çünkü, herkesin görüşmekten dahi kaçtığı Alman faşist parti yetkilileri, bir vekil gelip K. Kıbrıs’ta tüm yetkili ve ana muhalefetle gayet normal görüşmeler yapıldı. Birbirini öven dil kullanımı da işin cabası. Ancak: nedense hafta sonu Anhalt’taki seçim ve sonucu dünyada tartışılırken, burada yaşanan alışılmamış ziyaret ve görüşmeye karşın pek de karşılık bulunmaması da bizim gerçeğimizdir.

Sonuçta: Almanya’daki Anhalt seçimi dünyada değişik şekilde olsa da endişe ve beklentilerle hâlâ konuşulmaktadır. Tabii bazı direkt boşaltmalarla birlikte. Şu kullandığım zaman zaman kelime, yine işime yarayacak gibidir: “eğer”. Gerçekten ilgili kelime yine tam kullanım noktasına gelip takıldı.

Eğer: siz sistemi doğru dürüst dikkate almazsanız, salt sunulan dar algılarla yetinirseniz, her zaman bir eksiklik, kolay yanılmanın ve sonradan kabullenme aşamasına gelmekten kaçamazsınız. Nitekim sadece Almanya’da değil, dünyada özellikle ikibinsekiz sonrası resmen faşist hareketler devlet biçimi halinde yönetimlerde karşımıza geliyor. Hele de Avrupa’da alışılmamış biçimde sancısızca oylarını artırarak İskandinav ülkelerinde dahi ilk sıralarda ya direkt hükümet veya desteğinde görev alıyor. Bir başka olgu da sağ partiler başta olmak üzere, merkezdeki boşalma, krizlerin peş peşe gelmesi sonucu, resmen yükselen faşist dalgaya da bağlı olarak, onların ideolojik olgularını siyasal programlarına alıyorlar. İngiltere’de Muhafazakâr veya Almanya’daki Hristiyan Demokratlar bunun en net gelişen kuralı olarak yazıldı.

Almanya’da Saksonya eyaletinde beklenen sıra ama oy oranı oldukça fazla çıkan Anhalt seçimi yapıldı. Konuşmalar başladı. Eğer siz emperyalist çağı yok sayarsanız, emperyalistler arası çelişkileri hiç dikkate almazsanız, emperyalist sistemin krizlerle boğuştuğu, uygulanan neoliberal politikaların artık tükenme aşamasında oluşuna önem vermezseniz, konuyu özüyle anlamak durumunda değilsiniz. Dahası, emperyalizmi bilerek, faşizmin özellikle yönetememe veya krizler döneminde seçenek devlet biçimi halinde gelişini de bütünsel bilmeniz önemlidir. İkibinsekiz krizi sonrası girilen açmazlar ve peş peşe yeni uygarlıktan iklimlere varan yeni krizlerle epey ağırlaşmayla faşizm olaylarının geliştiği bütünselliğini de pek kavramanız mümkün olamaz.

Zaten, neoliberal süreçle, birçok kuram ya tamamen bellekten sildirtildi veya kavram yumuşatılarak korkunçluğu gerçekliği hafifletildi. Faşizm de bunlardan biridir. Aşırı sağ ifadeli hatta zamanla göçmen karşıtı ifadelerle olay örtülerek başka algılara sokuldu.

Almanya örneği ilk değildir. Hatta önceden durmadan çıkan uyarılarla faşizmin iktidara geleceği bilgiler epey kabarıktı. Uygulanan politika ile sermayenin yeni seçenek arayışlarının sonucuydu. Hele kriz döneminde solun seçeneksiz kalışı ile kitlelerin memnun olmama paradoksu faşist olguların kitlesel kabul edilmesini veya bunlar başkadır imajıyla faşist destekçiliğe kolayca evrildi.

Yine eksik olan bir nokta: örneğin Avrupa’da ilk yükselen faşist dalga değildir yaşanan Almanya seçimleri. Örneğin, İtalya’da başbakan faşist partiden. İskandinavya ülkelerinde faşist partiler ilk sıralarda. Yönetimleri ya direkt destekleme veya çaktırmama ahmaklık uygulamasıyla bazı elemanları bakan dahi alındı. İsveç ve Finlandiya örnekleri her şeyi anlatır. Hollanda deneyimi ise bize artık tek tip faşist parti değil seçenekli faşist partilerin dahi siyasette karşılık bulduğunu gösterdi. Hele senelerdir iki partili İngiltere’de bu günlerde yerel seçim sonrasıyla da orada da Reform faşist parti hızlıca kitleselleşmesinin de olması tesadüf değildir.

Dikkati çeken: Avrupa’nın en demokrat örnekler denilen İskandinavya’da faşist partilerin sessiz sedasız büyümesidir. Bunun hiç konu dahi edilmemesi gerçeği vardır. Tabii Avrupa’nın doğu ülkelerindeki faşist deneyimler de anti sol çizgili oluşunun da değişik versiyonları da vardır.

Başka bir gerçeklik de sistemin süper gücü Amerika, Trump dönemiyle açıkça faşist artılar destekleniyor. Son Almanya politikasında da Alternatif parti de aynen bu desteği hem Trump’dan hem de Putin’den alıyor. Başka ülkelerde de durum aynıdır. Avrupa şimdi Berlin eyaleti ile önümüzdeki yıl Fransa seçimlerindeki sonucu endişe ile bekliyor. Fakat, siyasal seçenek de yok. Bir İtalyanın dediği gibi “İtalya hep kısa dönemli koalisyonlarla yönetildi. Meloni ise İtalya’da en uzun hükümet dönemini bize yaşattı” diyordu. Avrupa’daki bu gelişmeler elbet AB yaklaşımını da etkileyecek. Üstelik ileride yapılacak parlamento seçimlerinde de güçlü grup olarak çıkma şansı şimdilik epey var. Hele de Trump’ın da müdahale edeceğini düşünürsek.

Görüldüğü gibi bildik Avrupa bir anda foncuların övgü dolu lafları değil resmen krizlerle savaş politikasının biriktirdiği enerji ile faşizm artık her an bir ülkede karşımıza gelme olasılığına getirdi. Almanya eleştirileri veya endişeleri olurken, salt Almanya değil, genel Avrupa’daki yükselişi birlikte görmemiz gerekir. Rusya’ya karşı Ukrayna desteklemesinden tutun, militarisleşme ile sosyal hakları budama politikası sonuçta buna Amerikan enerji bağımlılığı da gelince, gelişen hoşnutsuzluklar aranan seçenekle de ne yazık faşizmde buluştu.

Önümüzdeki günlerde bir sahne de Brezilya’da olacak. Bakalım Trump ve faşist liderler Bolsonaro’nun oğlunu Lula’yı yenerek devlet başkanı yapacak mı?

Kısaca, eğer biz faşizmi ve emperyalizmi birlikte bütünsel ele almazsak, gelişmeleri anlayamayız. Birileri buna ne derse desin. Gerçek yalındır. Almanya’daki Saksonya Anhalt eyaleti seçimleri, Avrupa’da gelişen faşist dalganın Doğu Almanya’daki hortumudur. Seçeneksizlik ve krizler devam ettikçe, savaşlarla nefes alıp hegemonya mücadelesi uygulandıkça, faşizm de yerleşip canavar haline gelmesi de kaçınılmazdır. Benzer senaryoda Ortadoğu’da. Herhalde son Suriye’deki cihatçı rejim girişimi bundan ayrı ele alınamaz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Son günlerde iyice merak edilen, bazı çevrelerde endişeyle yaklaşılan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nedenini bilince, normalleşince de kızamıyorum!

Girne'de batan gemi sonrası oluşan ortam hâlâ azalarak olsa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden Altı Yedi Eylül üzerine

Yıllık klasikleşen bir tekrar makalesi gibidir Altı Yedi Eylül...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyaslama yörüngesinde Yunanistan ve Sırbistan

Genellikle birçok konuda iki karşıt tutum doğal hale sokuldu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nepal gerçeği, buraya kadar nasıl geldi?

Son günlerde bir memleket adı arada bir duyulmaktadır. Başka...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
947AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Almanya’da aşırı sağ neden ve nasıl kazandı?

Almanya’nın 2,1 milyon nüfusu ve 1,7 milyon seçmeni olan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Son günlerde iyice merak edilen, bazı çevrelerde endişeyle yaklaşılan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nedenini bilince, normalleşince de kızamıyorum!

Girne'de batan gemi sonrası oluşan ortam hâlâ azalarak olsa...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: MİT ve Türg Dış Politikası

Milli İstikbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020...

Costas Lapavitsas yazdı: ABD emperyalizmi yeniden yükselişte

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir Dünyanın derin bir jeopolitik çalkantı...

John Bellamy Foster yazdı: Kapitalizmin küresel yapısal krizi

Monthly Review dergisinden kısaltılarak çevrilmiştir "Gelecek yüzyıllar adına konuşmak bize...

Prabhat Patnaik yazdı: Can çekişen bir kapitalizm

Kapitalizmin can çekişen bir sistem olduğunu gösteren çürüme ve...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Bizi yok yazın!

İnsan hakları konusunda Almanya’daki en güçlü kuruluşlardan biri olan...

Canlı yayın