yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Özkan Yıkıcı yazdı: Eyalet seçiminde faşist parti oy patlaması yaptı

Son günlerde iyice merak edilen, bazı çevrelerde endişeyle yaklaşılan Almanya’daki Saksonya Anhalt seçimleri dün gerçekleşti. Sonuçlarda sürpriz mi derseniz: beklenen sıralama hemen hemen aynı çıkıyor. Fakat, beklenmeyen rakamsal durum, Alternatif faşist parti oylarını çok daha fazla artırdı. İki katının da ötesine geçti. Nerede ise Y.5 civarına ulaştı. Çoğunluğu sağlayıp sağlamayacağı ise özellikle Sosyal Adalet Partisinin barajı geçip geçmemesi sonucu bekleniyor. Hükümet yapan partiler ise tepetaklak gittiler. Hristiyan Demokratlar, birinciliği kaptırma dışında oylarının yarısından fazlasını da kaybetti. Sosyaldemokratlar ise giderek ikinciliği kaybetme dönemini Anhalt’ta da yaşadı. Yeşiller ise iktidar blok çizgisinde eski popülaritesini dahi aranır kılıyor. Sol Parti ise barajı geçti.

Koalisyonun ortaklarından Hür Demokratlar baraja takılırken, bir ortak koalisyon hesabında da sıkıntı yaratılıyor. Alternatif partinin tek başına sayısal çoğunluk oluşturup oluşturmayacağı özellikle Sosyal Adalet Partisinin oylarıyla barajı geçme durumundan da etkilenecek. Ancak, partiler hâlâ Alman Alternatif Parti’yle koalisyon kurmayacaklarını söylüyor. Hükümet kurulamazsa, erken seçime gidilme olasılığı da başların üzerindeki kılıç gibi duruyor.

Elbet Alman partileri açıkça faşist partiyle koalisyon kurmayacaklarını açıklıyor. Açıklıyor da ilerde ne olur yine tek kelime ile “sermaye siyasetidir” diyecem. Nitekim, başta Hristiyan Demokratlar olmak üzere, yükselen Alternatif partiyle ilişki kurmayacaklarını açıklarken, onun savunduğu özellikle göçmen karşıtı politikasının da görüşlerini alıp kendi siyasal heybesine kattığı da biliniyor. Klasik sermaye Batı kuralı işledi. Özellikle faşizme karşıyız derken, öte yandan merkez partiler “sosyaldemokratlar dahil” faşist partinin kitlelere hoş görünme göçmen karşıtlığı görüşlerine ya yaklaştı veya direkt alıp birçok alanda faşizmi savunan politikalar oluşturuldu.

Almanya krizler yanında özellikle uygulanan savaş politikası ve ülkede sol seçeneksizliğin oluşumu sonucu boşalan alanda kitlesel destek almaya hızla başlamıştı. Özellikle Almanya’nın hem savaş politikası hem Ukrayna somutlanması, Amerika’ya uyup Rusya ile olan ilişkileri kesmesi ile birlikte, ülke zora girdi. Üstelik militarist politikayla sosyal hakların payından alıp militarisleşmeye kattı. Yetmezmiş gibi İsrail’in soykırımını da savundu. İnanılmaz bir Anti Filistin Rusya karşıtlığı oluşturdu. Filistin soykırımını eleştirmek dahi tehlikeli hale sokuldu. Rusya adına ne varsa hepsi ötelendi. Bir Ukrayna macerasına resmen eklendi. Partiler nedense bırakın tek tek olaya: savaşa karşı barış noktasında dahi kitlesel oluşum yapmadılar. Savaş destekli parlamento şekliyle soykırımı destekleyen kararlarla adeta ülkede bir kaos yarattılar.

Bu olayı çelişkili şekilde hafta sonu Almanya sokaklara yaşattı. Birçok şehirde sendikalar ile benzeri örgütler Alternatif parti aleyhine gösteri yaptı. Fakat, Filistin soykırımı protesto gösterisini Alman güvenlik güçleri dağıtarak, tutuklamalar yaptı. Alternatif parti bu zemini kullandı. Özellikle enerji sıkıntısı ile Alman yönetiminin Rusya’dan gelen gazı almayıp daha pahalı Amerikan kaya gazı alması ülkedeki cebi sarstı. Yine Alman Alternatif Partisini Trump ve Putin açıkça desteklediğini de belirttiler. Putin özellikle Almanya’nın Ukrayna savaşında oynadığı rol nedeniyle epey tepkili idi. Son günlerde ise özellikle hükümet çevrelerinin oluşturduğu Rusya paranoyası provokasyon yayınları da ters tepki getirdi. Egemen partiler ısrarla Rusya işgalinden söz edip de güvenlik politikasıyla militarisleşmeye kaynakları yönlendirdiler.

Sol partilerin de savaş çığırtkanlığı yapması, bir anlamda yüz yıl önce Kaoski’yi hatırlatıyor. Tabii göçmen düşmanlığının ideolojik gerçekliği de var. Alternatif parti bunu “Almanya’yı geri alacağız” ile basitleştirdi. Karşı çıkma yerine giderek partilerin ona yaklaşmaları da esas sahibi yakınlaşmayı artırdı. Bu arada eklemeden edemeyeceğim: belki de doğal düşünseler, K. Kıbrıs makamcıları bu sonuca sevinecek. Kısa zaman önce adamızı ziyaret edip yetkililer ve ana muhalefetle konuşan Alman vekil Alternatif Partinin en net görüşlerini açıklayan kişi idi. Onun için düz mantıkla gidersek, Alternatif partiyle “KKTC tanınacak” paranoyak görüşler savunulma zemini bulmaya adaydır.

Sonuçta olan net. Sürpriz yok. Sürpriz ararsanız Alternatif Partinin beklenenin çok üstünde oy alması veya tersinden Hristiyan Demokratların aynı oranda oy kaybetmesidir. Tabii bu sonucun elbet etkileri olacak. Avrupa’da yükselen faşist dalga yeni mevziler kazanacak. Almanya’da Saksonya Anhalt seçimleri olurken, örneğin İtalya’daki Meloni hükümetinin en uzun giden hükümet olması da yeni propaganda aracı olarak birbirini tamamlıyor. Şimdiden gözler önümüzdeki yıl Fransa’da. Yine tüm güçler sırf Ulusal Cephe kazanmasın diye sağ kuyrukçusu mu olacak yoksa sol çevreler hazırlanıp seçimde seçenek mi olacak. Tabii hatırlatalım: Fransız solu hep ikinci turda faşist sağ dışındaki kesime oy verdiler. Ama merkez sağ hatta sağlaşan sosyalist parti dahi parlamento seçimlerinde birinci olan Halk Cephesinin hükümeti kurmamasını da sağladılar. Böylesi bir acayip Avrupa siyasi tarihi var. Aynen Almanya gibi. Nitekim hâlâ Sosyaldemokratlar Alman Sol Partisi ile genelde hükümet kurmama tutumunu sürdürüyor. Bakalım tarih çalkalanarak daha bize neleri yaşatacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın