iktibasFehim TaştekinFehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı bir taarruzla Kızıldeniz şeridini tamamen kontrolü altına aldı.

Yemen’in batısında kontrol haritasının değişmesi, sadece Suudi Arabistan ve Emirliklerin hesabına yazılacak bir hezimet değil. Bu, Suudilerin yürüttüğü hava operasyonlarının ‘kalibrasyon şefi’ ABD ve Emirliklerin ‘jeopolitik’ ortağı İsrail’in de yenilgisi.

Jeopolitik denklemde Yemen’in zaferi İran’ın hanesine de yazılabilir. İran savaşında Hürmüz Boğazı bir düğüm noktası haline geldi.

İran’ın Körfez’deki petrolün çıkış yolunu kontrolü altına alması, Soykırımcı-Epstein Koalisyonu’nu çıkmaza sürükledi. Hürmüz savaşın seyrini değiştiren bir kaldıraç oldu. Aden Körfezi ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan Bab’ul Mendeb Boğazı daha az önemde değil. Tanker geçişlerinde Hürmüz, Bab’ul Mendeb’i beşe katlıyor ama genel kargo gemisi geçişlerinde iki boğaz neredeyse başa baş gidiyor. İran ile Yemen arasındaki koordinasyon dikkate alındığında, ABD ve müttefikleri yeni saldırı planlarında Hürmüz’le birlikte Bab’ul Mendeb’i de hesaba katmak zorunda.

Yemen’e yıkım getiren savaş

Suudiler, Ensarullah’ın başkent San’a’ya girip Riyad güdümlü hükümeti kovması üzerine 2015’te İran’ın nüfuz çemberi Arabistan’ı güneyden saracak korkusuyla bir koalisyon kurup savaşa kalkıştı. Savaşın iki koç başı Suud ve Emirlikler ortak düşmana karşı birleşse de gündemleri ikinci adımda farklılaşıyordu.

Yemen’e çok büyük ölüm, yıkım ve açlık getiren bu savaş, ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ediyordu. Öyle bir savaş ki 377 bin insanın canına mal oldu. 151 bin kişi doğrudan çatışmalarda kurban gitti. 262 bin kişi açlık, hastalık, sağlık hizmetlerinin çökmesi ve savaş bağlantılı diğer nedenlerle yaşamını yitirdi. 4.3 milyon kişi ülke içinde yerinden edildi. 23 milyon 400 bin kişi, yani nüfusun yarıdan fazlası, insani yardıma muhtaç hale düşürüldü. Beş yaşın altında 2.2 milyon çocuk akut yetersiz beslenmeden mustaripti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da 15 Temmuz darbe girişimine kadar bu yıkım ekibinin sözcüsü gibi davrandı.

Yarattıkları bu bilançoyla Yemenlileri dize getiremediler. Yalın ayaklıların İran’ın teknik desteğiyle artık siber savaş birimleri, füze ve SİHA’ları, topçu birlikleri, hava savunma yetenekleri ve yıldırım botları vardı. Suudilerin petrol zenginliği bu savaşta kendi zayıflıklarına dönüştü. Devasa tesisler artık camdan köşk gibiydi. Ateşi düşman topraklarına hapsetmek asimetrik savaş matematiğinde mümkün değildi.

Suudi Arabistan ve BAE 2019’dan itibaren ayrıştı. Emirlikler, ‘mademki Yemen’i bütün olarak yutamıyoruz o halde biz de güney ve güneybatı Yemen’i koparırız’ diyen bir yola saptı. Burada emelleri İsrail’le çakışıyordu. Riyad bölünmeyi kendi güvenliği açısından tehdit olarak görüyordu. Abraham Anlaşmaları ile İsrail ve BAE ilişkileri resmileşince Yemen’i koparma çabaları daha da arttı. Kızıldeniz ve Bab’ul Mendeb’de kontrol yeteneklerini artıracak şekilde adaları ele geçirdiler. Afrika’dan paralı savaşçılar getirdiler. Kesenin ağzını açarak Yemenli aşiret güçleri ve muhtaç gençlerden ordular kurdular.

Fakat Suudi-Emirlik anlaşmazlığı, İran’ın desteklediği San’a güçlerine karşı birlikte hareket etme motivasyonunu yok etmedi. Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin 9-10 Eylül’de ele geçirdiği stratejik liman kenti Muha gibi yerlerden çekilen batı sahilindeki güçlerin bağlılığı silah ve paranın kaynağına göre Suudilere ya da Emirliklere kayıyordu. Çöküşün yaşandığı bölgede de hem Suudi hem Emirlik destekli güçler vardı. Toplam 38 tugay ve 76 bin askerden oluşan bir güç bileşeni söz konusuydu. Bir davaları olmadığından 18 saat içinde sefil bir şekilde dağıldılar. 2025’in sonlarından itibaren Emirlikler ve İsrail ikilisi Somaliland senaryosunu Güney Yemen’de tekrarlamayı denedi. Böylece Aden Körfezi’nden Kızıldeniz’e doğru stratejik üstünlük kurmayı hedefliyorlardı. Sana güçlerinin savaş tecrübesi; sabırlı, metanetli ve adanmış karakterleri; hybrid ve asimetrik savaş yöntemlerini hızla öğrenme yetenekleri planları bozdu. 

Ekonomik, askeri ve siyasi gücün kazandırdığı kibir bunları kör ediyor. Şatafatlı binalarda Karunlar gibi batılı danışmanlarla yaptıkları hesaplar, aciz olarak gördükleri Yemenlilerin önünde kuma saplanıyor.

Zelil boyun eğmedi

Amerikalılar buradaki direnci tattı. Malum Gazze’deki soykırıma karşı İsrail’i hedef alan Yemen’i durdurmak ve cezalandırmak için ABD 2023’te bir koalisyon kurup saldırıya geçmişti. Amerikan-İngiliz ikilisi Mayıs 2025’teki ateşkese kadar Yemen’i bombalayıp durdu. Yıkım ve ölüm getirmekten başka başarabildikleri hiçbir şey yoktu. İsrail de Hudeyde limanını cehenneme çevirdi, San’a hükümetinde başbakan ve 9 bakanın öldürüldüğü saldırılar düzenledi. Yine de Yemen Filistin’le dayanışma cephesini kapatmadı. Zelil bir şekilde boyun eğmedi.

San’a güçleri 10 Eylül’de Bab’ul Mendeb’e doğru ilerlerken Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman panik içinde iki kez ABD Başkanı Donald Trump’ı arayıp ‘bombardıman’ dilendi. ABD’yi 2025’te Umman’ın arabuluculuğunda San’a yönetimiyle anlaşmaya iten gerekçeler değişmediğinden Trump talebi reddetti. Mekke İttifakı’ndeki Pakistan ve Türkiye’nin de Suudileri içine düştükleri rezillikten kurtaracak hali yok.

ABD Yemen’de savaşmaktan kaçınıyor derken burada bir yanılsamaya düşmemek gerekiyor. Bu aynı zamanda ABD’nin de savaşı. Amerikan ordusu 18 ay boyunca Yemen’de çok fazla mühimmat harcadı. 2025’te Pentagon’daki değerlendirmeye göre bu stratejisi belirsiz bir savaştı, bitirilmeliydi. Ondan sonra ABD doğrudan savaşmak yerine Suudi liderliğindeki koalisyonu savaştırmayı tercih etti. Muhtemelen Trump bugün de bu tercihe uygun bir yanıt veriyor. Trump, Amerikan askeri harcamalarını düşürecek, hatta silah devlerinin ceplerini şişirecek bir savaş senaryosunda müttefiklerinin rolünün merkezi olmasını istiyor. Trump ortaklığın ve desteğin maliyetini yükseltiyor. 

ABD doğrudan askeri müdahaleden kaçınsa da Suudi Arabistan’ın arkasında. CENTCOM Komutanı Brad Cooper, acil koordinasyon için 10 Eylül’de Riyad’a gitti. Halihazırda 200 kadar Amerikalı askeri uzman, Suudi operasyonlarına yön veriyor. Bunlar Yemen’de vurulacak yerler hakkında istihbarat ve hedefleme desteği sağlıyor.

Bab’ul Mendeb de kapanırsa

Bab’ul Mendeb’in denkleme getireceği kaldıraç etkisi dikkate alındığında ABD’nin bunu hazmetmesi çok zor. Normal koşullarda cehennemi başlarına yığarlardı. Fakat yeni faktörlere bağlı olarak artık iki kez düşünmek zorundalar.

İran karşısında çıkmaza girmişken Yemen’de açılacak ikinci bir cephe, Amerikan kapasitesini bölecektir. İran savaşında hızla eriyen mühimmat stoku ikame edilememişken Yemen cephesi bölgedeki Amerikan askeri varlığını hepten savunmasız bırakacaktır. 

Amerikan Donanması zaten gemilerini İran’ın füze menzilinin dışında tutmaya çalışıyor. 2023-2025 arasında olduğu gibi Yemen’e gemileri seferber etmenin riskleri çok fazla. Ayrıca İran’ın ‘sahların birliği’ prensibiyle cepheler birbirini etkiliyor. ABD, İran savaşını düşük yoğunluklu çatışma ve yüksek yoğunluklu ekonomik taarruz ayarına aldı. Yemen’e saldırı İran’ı tırmandırma merdivenlerinde coşturabilir. 

Yemen’e karşı daha önceki saldırı turunda elde edilemeyen hedefe daha kötü koşullarda ulaşmanın garantisi yok. 

Yemen savaşına girmek Bab’ul Mendeb ve Kızıldeniz’in Amerikan gemilerine kapanması anlamına da geliyor. Hürmüz’den sonra Bab’ul Mendeb’in kapanması petrol fiyatlarını tırmandıracaktır. Bu da kasım seçimlerinde Trump’ın yenilgisini garantiler. 

Bir de Trump, İran’a karşı savaşta Suudilerden istediği ölçüde ortaklık göremedi. Halbuki yıllardır “Yılanın başını ezin” diyerek Amerikan başkanlarını İran’a karşı bileyen kendileriydi. İran’ın yeni angajman seti Körfez ülkelerinin önceliklerini de değiştirdi: Petrol tesislerini korumak zorundalar. Trump bölgesel ortakların bu temkinli haline bozuldu. 

Trump’ın düşük maliyetli ve kolay para getirecek savaşlarda gözü var; Venezüella’da olduğu gibi. Askeri destek isteyenlere de çok yüksek faturalar kesmek istiyor. Ödenmiş savaşsa OK. 

Fakat İran felaket derecede bir hesap hatasıydı. İran’ın asimetrik kapasitesinin üreteceği yanıtlarla şoke oldular. Şimdi de yalınayak kamalıları hafife alarak Hürmüz’den sonra Bab’ul Mendeb’i de direniş eksenine kaptırdılar. Bir kilit Hürmüz’e, bir kilit Bab’ul Mendeb’e. İran ‘sahaların birliği’ dediğinde Körfez medyasında alaycı yorumlardan geçilmiyordu.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Fehim Taştekin yazdı: Çözülme süreci ve oyun bozucu faktörler

Suriye özelinde toprağa bağlı siyasal statü arayışında ‘Kürtlerin Zamanı’...

Fehim Taştekin yazdı: Veliaht prensin eteklerini yellendiren koalisyon

İran savaşının en büyük parodisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Fehim Taştekin yazdı: En zayıf olanın kudreti!

Konvansiyonel kalıplar parçalanıyor. İran savaşı süper güç yanılsamasını açığa...

Fehim Taştekin yazdı: Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

ABD ve İran arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının...

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Murat Çakır yazdı: Seçimlerle değiştirilemeyenlere dair…

Kurt Tucholsky’nin “seçimler bir şeyi değiştirebilseydi, çoktan yasaklanmış olurlardı”...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gözden kaçırılırken, gündeme düşen gelişmelerden

Günümüz politik gündem oluşturmada, resmi genelden yerele medyalar hep...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eylül ayı tortuları altında semptomlar

Bu yazımı kısa bir eylül ayının önemli yakın tarih...

Canlı yayın